Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/293
Karar No
K. 2025/822
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/293 Esas
KARAR NO: 2025/822
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 03/04/2025
KARAR TARİHİ: 15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA: Davacı vekili 03/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'ün, davalı --------- Şti.'de %45 ile iki hissedardan biridir. Diğer hissedar ise %55'lik payı ile davalı ---------. ---------- yasalara uymadan, kural tanımadan müvekkili yok saymak sureti ile şirkette faaliyetlerde bulunmaktadır. Davalı şirketin 04.01.2025 tarihli genel kurul toplantısı çağrısı usule aykırı yapıldığı gibi alınan kararlar da kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Bu nedenle alınan kararların iptali gerekir. Şöyle ki;

A. Kar Payı Dağıtılmaması Yönündeki Karar, Hukuka Ve Dürüstlük Kuralına Aykırıdır.

A.1. Önemle belirtmek gerekir ki limited şirket genel kurul kararlarının geçerli olabilmesi için kanuna ve ortaklık sözleşmesine uygun olması yeterli olamayıp ayrıca dürüstlük kurallarına da uygun olması gerekir. Azlığın menfaatini zedeleyen, azlığı ezen ve haklarını bertaraf edecek kararlar dürüstlük kurallarına aykırıdır ve iptal sebebidir. Taraflarınca gönderilen ----------- Noterliği'nin ----------- Yevmiye No. 05/04/2024 tarihli ihtarname ile şirketin mali durumu ile ilgili bilgi talep edilmiş, kar payı ve huzur hakkı ödemesi yapılması istenilmiştir. Ancak karşı taraf, ----------- Noterliği'nin ----------Yevmiye No 07/05/2024 tarihli ihtarnamesi ile verdiği yanıtta bu ödemeleri yapmayacağını, herhangi bir genel kurul kararı olmamasına rağmen sermaye artırımı yapılacağını ifade etmiş ve kurumlar vergisi beyannamesi dışında tarafımıza hiçbir bilgi vermemiştir. Karşı tarafın bu ihtarnamesi üzerine; taraflarınca gönderilen ------------ Noterliği'nin ----------- Yevmiye No 29/05/2024 tarihli ihtarname ile genel kurulun toplanması talep edilmiş, aksi halde zararın oluşacağı ve şirket müdürünün sorumlu olacağı belirtilmiştir. Ancak 29/05/2024 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamemize bugüne dek hiçbir yanıt verilmemiş, genel kurul toplantısı hala yapılamamıştır. Haliyle genel kurul toplantısı çağrısı yapılması talebimiz de 7 gün içerisinde karşılanmamıştır. Daha sonra tarafımızca olağanüstü genel kurul yapılması talepli dava açıldıktan sonra, davalı taraf alelacele 04.01.2025 tarihinde usul ve yasaya aykırı çağrısız ilan ile toplantı organize etmiştir. Dava tarihine dek ilan dahi ortada yok idi. Taraflarınca olağanüstü genel kurul yapılması talepli açılan davada, 04.01.2025 tarihinde toplantı yapıldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Kesin karar olduğu için halihazırda davalı şirketin hukuk nezdinde 04.01.2025 tarihinde toplantı yaptığı açıktır. Tarafımızca da bu toplantının iptali talep edilmektedir. Müvekkili davalı şirkette %45 ile en büyük ikinci hissedardır. İptalini talep ettiğimiz usul ve yasaya aykırı yapılmış 04.01.2025 tarihli toplantıda şirket karının dağıtılmaması yönünde bir karar alınmıştır. Ancak, Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) ve şirketin esas sözleşmesine aykırı olarak alınan bu karar, hukuka ve hakkaniyete uygun değildir. Türk Ticaret Kanunu’nun 579. maddesine göre, limited şirketlerde kar payı dağıtımı yapılması, şirketin karının mevcudiyetine ve şirketin sermaye yapısına uygun olarak yapılmalıdır. Şirketin karının dağıtılmaması, haklı bir gerekçe olmadan alınan bir karar olup, şirket ortaklarının haklarının ihlali anlamına gelmektedir. Nitekim şirketin kuruluş amacı kar elde etmektir. Hiçbir gerekçe olmadan bunun aksine karar almak müvekkilin mağduriyetine ve devre dışı bırakılmasına sebebiyet verecektir. Kar payının dağıtılmaması kararı, şirketin esas sözleşmesine ve TTK’ya aykırıdır. Ortakların kar payı alma hakkı, yalnızca belirli koşullarda kısıtlanabilir; ancak bu kısıtlamaya dair bir gerekçe bulunmamaktadır. Ayrıca, şirketin mali durumu ve ilgili belgeler göz önüne alındığında, kar payının dağıtılmaması yönündeki kararın alacak ortaklarının haklarını ihlal ettiğini ve şirketin hukuki yükümlülüklerine aykırı olduğu açıktır. TTK 608. maddenin 3. fıkrasına dikkat edilecek olursa; yasal veya sözleşmesel zorunluluğun ötesinde bir miktarda yedek akçe ayrılması için; diğer bir deyişle kâr payı dağıtmak yerine bu tutarların şirket bünyesinde tutulması için bazı özel durumların oluşması aranmaktadır. Biraz daha açıklayacak olursak; her ne kadar yasada limited şirketlerin kâr payı dağıtımında genel kurula bir yetki alanı tanınmış ise de, yasadaki kurguya göre kâr payının dağıtımı asıl, kâr payı dağıtılmaması istisnadır. Yine gerek doktrin ve gerekse de istikrar kazanmış emsal niteliğindeki Yargıtay kararlarına göre; kural olarak bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Yine ilke olarak bu tür şirketlerde ortağın kâr payı alacağı, ortaklar kurulunun (genel kurulun) kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır. Ancak, şirket ana sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, şirket ortaklar kurulu TTK’nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup, tahakkuk eden kazanç üzerinde keyfî bir tasarruf yetkisine sahip değildir. Ortaklar kurulu bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde diğer bir değişle, hot be hot sarfı nazar edemez. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olan kararlar iptal ettirilebileceği gibi, şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın kanun hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep ve dava edebilirler. Buna ilişkin bazı emsal yargı kararları ektedir: ---------- : "TTK’nın 408/2-d maddesi gereğince kâr payını dağıtma konusunda münhasır yetkili organ genel kuruldur. Ancak genel kurulun yıllık bilançoya göre belirlenen yıllık kâr dağıtımına ilişkin yetkinin sınırını, keyfilik ve hakkın kötüye kullanılması teşkil etmektedir. Bu nedenle pay sahibinin, anonim şirketin salt kâr gütme amacına dayanan mutlak nitelikteki bu hakkı, sadece keyfi olarak hiç dağıtılmaması halinde değil, aynı zamanda yeteri kadar dağıtılmamasında da ihlal edilmiş olur. Dolayısıyla genel kurulun yıllık kârın dağıtımına ilişkin hakkını hiç ve yeteri kadar dağıtmayacak ve özellikle azınlığı zarara sokacak şekilde kullanması, pay sahibinin kâr payı hakkını ihlal edecektir. Bu itibarla davalı şirketin %5’den daha fazla dağıtılabilecek kadar kâr elde etmesi karşısında geçmiş yıllardaki kârının dağıtılmaması ile 2014 yılı kârının sadece %5’nin dağıtılmasına ilişkin (7) numaralı kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve iptal şartlarının oluştuğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davalı şirketin anılan genel kurulunun (7) numaralı kararının iptaline dair direnme kararı da yerindedir. ----------:Dava; limited şirket genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 09.03.2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı sırasında iptali talep olunan diğer kararların yanısıra davacının muhalif kaldığı 4 no'lu kararla şirket karının dağıtılmayıp yedek akçe olarak ayrılmasına da karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporundan ve belgelerden davalı şirketin istikrarlı bir karlılık trendinin bulunduğu, şirketin 17.5.2004, 19.7.2007 ve 22.08.2008 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında da kâr payı dağıtılmaması yönünde kararların alındığı, bu genel kurullarda alınan bir kısım kararlarla birlikte kâr payı dağıtılmamasına ilişkin kararın da davalara konu edildiği anlaşılmaktadır. İptali istenilen 4 no'lu kararda kar payının neden dağıtılmadığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi, dava sırasında da kâr payı dağıtılmamasının nedenleri izah olunmamıştır. Limited şirket ortaklığında aslolan şirket karından pay almak olması nedeniyle somut gerekçelere dayanmayan kar payı dağıtılmamasına yönelik 4 nolu genel kurul kararının hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gözetilmeden bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." ----------: "Öncelikle ve özellikle ifade etmek gerekirse, her ticaret ortaklığı gibi anonim ortaklığın nihai amacı kâr elde edip ortaklarına dağıtmaktır. Bu amaç, anasözleşmelerde yer almaz çeşitli kanunlardaki kişi birliklerini ayıran, “müşterek gaye” kıstasından ve “ortaklık” kavramından doğar. Başka bir deyişle “anonim şirket kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulur” (TTK madde 331) ve kâr elde etmek ve paylaştırmak nihai amacını elde etmek hedefine yönelir ve bu yolda çaba harcar. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr payı dağıtılmasını temin bakımından davalı şirketin ne oranda kâr payı dağıtması gerektiği yolunda içinde finans yada muhasebe uzmanının da bulunduğu bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde eksik incelemeyle şirketin kâr dağıtmaması için uygun koşulların mevcut olduğu gerekçesiyle kar dağıtımına ilişkin genel kurul kararının iptali isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ---------- Hukuk Dairesi: "Kârın dağıtılmayarak şirketin yedeklerine eklenmesine ilişkin kararı yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, kâr dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen kâr payı dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli kâr payı dağıtılmasının temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının Mahkememizce tespit edilmesi gerekmekte olup bu yöne ilişkin rapor alınmıştır." “Her ticaret ortaklığı gibi, limited ortaklığın da nihai amacı, yani gayesi kar elde etmek ve dağıtmaktır . Bu amaç esas sözleşmelerde yer almaz, çeşitli kanunlardaki kişi birliklerini ayıran, “‘müşterek gaye” kıstasından ve “ortaklık” kavramından doğar . Ortaklığın bütün organları ve bu arada yönetim kurulu bu hedefe ulaşılması için çaba harcamak, genel kurul da bu nihai amaca, yani gayeye, aykırı düşmeyen kararlar almak zorundadır. Sonuç olarak 3 numaralı toplantı kararı olan şirket karının dağıtılmaması kararı, hukuka ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Aynı gerekçelerle 5 ve 6 numaralı karar da hatalı olup iptali gerekir. Örneğin huzur hakkı ödenmemesi kararı alınmış ancak müvekkile zaten huzur hakkı ödemesi yapılmamıştır ve müvekkilin karar tarihine kadar muaccel hale gelen hakları ödenmelidir. Müvekkilinin büyük mağduriyeti söz konusudur. Müvekkilinin %45 ile hissedar olup diğer hissedar %55 ile annesi olan şirket müdürü ----------. Ancak müvekkilinin annesi ----------, müvekkilinin tüm taleplerine rağmen müvekkiline bilgi vermemekte, genel geçer ifadeler ile müvekkilini geçiştirmektedir. Geldiğimiz noktada davalı şirket müvekkilini devre dışı bırakmakta, müvekkilinin zararına hareket etmektedir. Hatta öyle ki davalı şirket ve şirket müdürü --------- müvekkilinin şirkete girişine dahi izin vermemekte, telefonlarına çıkmamaktadır. A.2. Tüm bunlara ek olarak oldukça önemli olan bir diğer husus şudur ki; davalı şirket, her ne kadar 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin kar payı dağıtılmaması kararı almışsa da, bu yıllara ilişkin müvekkiline kısmi de olsa kar payı ödemesi yapılmıştır. ekte yer alan dekontlarda görülüğü üzere davalı şirket tarafından müvekkiline 16.10.2023 tarihinde, 20.07.2023 tarihinde ve 12.01.2024 tarihinde ödeme yapılmıştır. Bunların açıklamasına da "kar payı avansı" ve "2022 kar payı avansı olarak ödenen" ifadeleri yazılmıştır. Nasıl olmuş da 2022 kar payı avansı diye kısmi ödeme yapılmışken yıllar sonra yapılan toplantı ile 2022 kar payının ödenmemesine karar verilmiştir? Görüldüğü üzere müvekkiline açıkça 2022 ve 2023 aylarına ilişkin kar payı ödemesi yapılmış ancak şirket daha sonra tamamen keyfi olarak kar payı ödemesinden vazgeçmiş ve 04.01.2025 tarihinde geriye dönük olarak kar payı ödenmemesi kararı almıştır. Salt bu husus dahi yapılan işlemin açıkça dürüstlük kuralına ve hukuka aykırılığını, azınlık olan müvekkilin zararına hareket edildiğinin göstergesidir. Müvekkilinin kendisine vaat edilen ve bir kısmı ödenen kar payı hakkının geri kalan kısmını alamamakta, alması hukuksuz bir şekilde engellenmektedir. Bu nedenle alınan kararın iptali ile 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin kar paylarının dağıtılmasına karar verilmelidir. Tüm bu hususlar ile ilgili detaylı bilirkişi raporu alınmalıdır. Aynı zamanda davalı şirketin, müvekkil dışındaki tek hissedar olan müdür ---------- ve diğer üçüncü kişilere peçeleme yöntemi yahut muvazaa ile ödeme yapıp yapmadığının da araştırılması gerekir. A.3. Bununla birlikte şirket müdürü ve şirket muhasebecisi hakkında müvekkilinin yapmış olduğu suç duyuruları hala derdesttir. Savcılık soruşturmalarında --------- ile şirket muhasebecisi ---------- ifadesi alınmıştır. Nitekim bu kişiler başka bir paravan şirket kurmak suretiyle ve diğer eylemleri ile ------- şirketi ve müvekkili aleyhine hukuksuz işlemlerde bulunmaktadırlar. Bu nedenle davalarının kabulüne karar verilmesi hayati derecede önem arz etmektedir.

B. Usul Ve Yasaya Uygun Bir Genel Kurul Çağrısı Yapılmamıştır.

Davalı şirketin 04.01.2025 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısına ilişkin olarak, Türk Ticaret Kanunu’nun 409. maddesi ve şirketin ana sözleşmesindeki düzenlemelere göre, toplantının ---------- ilan edilmesi gerekmektedir. Ancak, davalı şirket bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Şirket, genel kurul toplantısının ilanını -------- yayımlamamıştır. Eksik bilgiler ile müvekkiline sadece mail gönderilerek, tebliğ edilmeyen bir tebligat göndererek toplantının varlığından bahsedilmiştir. Bu toplantıda alınan kararlar, şirket hissedarlarının doğru şekilde bilgilendirilmemesi ve toplantıya katılım hakkının ihlal edilmesi nedeniyle hukuka aykırıdır. Limited şirketlerde, genel kurulun toplantıya çağrılma şeklinin şirket sözleşmesinde düzenlenmesi ve bununla birlikte ----------- yapılacak bir ilanla şirket sözleşmesinde belirtilen şekilde toplantıya çağrılması gerekmektedir. Ancak ticaret sicil kayıtlarında da görüldüğü üzere en son yapılan ilan 16.02.2023 tarihli genel kurulun ilanıdır. O tarihten bu yana ---------- hiçbir ilan ve tescil yoktur. Hem toplantı ilanı hem de toplantı kararlarının ilan ve tescili --------- yapılmamıştır. Genel kurulun, toplantı gününden en az on beş gün önce toplantıya çağrılması gerekmektedir. Bu sürenin, şirket sözleşmesinde yer verilecek özel bir düzenleme ile uzatılması veya on güne kadar kısaltılması mümkündür. Buna ek olarak, genel kurul toplantısının günü, toplantı gündemi ve ilanın yayınlanacağı gazete, ortaklara iadeli taahhütlü mektup ile bildirilmelidir. İadeli taahhütlü mektubun ortağın pay defterinde yer alan ve ortak tarafından bildirilen adrese gönderilmesi gerekmektedir. Limited şirketin internet sitesi açma yükümlülüğü olması halinde çağrının ayrıca ortaklığın internet sayfasında yayımlanması gerekmektedir. Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanda; toplantı günü, toplantı saati, toplantı gündemi, gündemde sözleşme değişikliği olması halinde değiştirilen maddelerin eski ve yeni hali, toplantıya çağrının kim tarafından yapıldığı, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtım önerisinin genel kurul toplantısından en az on beş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağı ve genel kurul toplantısına vekil aracılığı ile katılacak olanlar için vekaletname örneğine yer verilir. Haliyle genel kurul çağrısının yapıldığı ancak usule uygun yapılmadığı açıktır. Çağrı yapılmakla birlikte usûlüne uygun olmayan bir çağrının varlığı hâlinde ise iptal yaptırımı devreye girmektedir. Genel kurulun ilansız yapılabilmesinin ise TTK md. 416 uyarınca belli şartları vardır. Şirket ortaklarının itiraz etmemesi ve tamamının toplantıya katılması halinde toplantının çağrısız gerçekleştirilmesi de mümkündür. Ancak bu iki koşul da sağlanmamıştır. Müvekkilinin mail ile itirazda bulunduğu gibi şirket ortaklarının tamamı da katılmamıştır. Haliyle çağrısız genel kurul şartı da sağlanmamıştır. Dolayısı ile TTK md. 416 uyarınca da bir toplantı yapılmamıştır.

C. Diğer Genel Kurul Kararları Da Hukuka Ve Dürüstlük Kuralına Aykırıdır.

Davalı şirketin 04.01.2025 tarihli genel kurulda almış olduğu diğer kararlar da hukuka aykırıdır. İkinci maddede "Şirketin 2022-2023 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyet raporu, Genel Müdür ---------- tarafından okundu, müzakere edildi. Oy birliği ile kabul edildi." kararı ile 8. Maddedeki "Genel kurul üyeleri genel kurulun esas ve usulleri hakkında iç yönergeyi okudu, oy birliği ile kabul edildi." kararı hatalıdır. Usule uygun bir çağrı olmadan toplanılması nedeni ile; şirket müdürü dışında tek hissedar olan, %45 gibi büyük bir pay ile iki hissedardan biri olan müvekkilinin söz söyleme hakkı elinden alınmıştır. Müvekkilinin faaliyet raporunu okuyamamış, fikir ve düşüncelerini dile getirmemiş, kabul etmediği halde istemediği bir karar alınmıştır. Yine 7 nolu toplantı kararı da mülkiyet hakkının ihlali olup usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle davalarının kabulü ile; öncelikle toplantı kararlarının hukuka ve iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığı ile ilgili alanında uzman finans, muhasebe ve mali müşavir bilirkişi kurulunca rapor alınmasına, davalı şirketin kar payı dağıtılmamasına yönelik 04.01.2025 tarihli genel kurul toplantısında almış olduğu 3 ve 5 nolu kararların iptaline, davalı şirketin 04.01.2025 tarihli genel kurul toplantısında almış olduğu 2, 6, 7, 8 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 14/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 5, 6, 7 ve 8 nolu kararların iptali talebiyle müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu işbu dava usul ve esas bakımından yersiz olup yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket ortaklarından ---------- 02.12.2022 tarihinde vefatı nedeniyle şirket ortağı ------------ 225.000,00 TL sermaye karşılığı 225 adet payının 75 adet payı hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte --------- ve 225 adet payı da davacı ...'e 01.03.2023 tarihinde -----------Noterliği'nin 27.03.2023 tarih ----------- sayı ile tasdikli 10.02.2023 tarih 2023/02 sayılı genel kurul kararı gereğince devredilmiş olup müvekkili şirkette ----------- 275 pay ve davacı ... ise 225 adet pay sahibidir. Davalı müvekkilinin şirkette 225 pay sahibi olan davacı ...'ün davalı müvekkili şirkette ortaklığının tescil tarihi 10.02.2023 tarihidir. Davalı şirketin müdürü şirkette 275 pay sahibi olan ----------olup şirketi münferiden temsile yetkili olduğu yetki süresi 18.08.2042 tarihine kadar geçerlidir. Müvekkili şirket iki ortaklı olup şirket müdürü ---------- davacı ...'ün annesidir. Davacı ... işbu dava ile iptali talep edilen 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının usulüne uygun olarak yapılan çağrıya rağmen katılım sağlamamıştır. 04.01.2025 tarihli genel kurul toplantı gündemi davacı adresine iadeli taahhütlü olarak gönderilmiş ayrıca mail adresine de iletilmiştir. Davacı iletilen maile cevap vermiş, ---------- kanalıyla yapılan gönderi usulüne uygun olarak adresin kapalı olması nedeniyle haber kağıdı bırakıldığı halde bekleme süresi içinde davacı tarafından ----------- teslim alınmamıştır. İlgili belgeler ekte sunulmuştur. TTK’nın 620. maddesi uyarınca, yasa ya da ortaklık sözleşmesince aksi belirtilmediği hallerde kararlar, genel kurul toplantısında temsili bulunan oy toplamının salt çoğunluğu ile alınmaktadır. Bu hükümde de belirttiği şekilde, olağan kararlarla ilgili, yasa ya da ortaklık sözleşmesince aksi öngörülmemişse toplantı yetersayısı aranması söz konusu değildir. Davacı tarafça iptal talebinde bulunulan 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı gündemi, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı ekte sunulmuş olup 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun olarak alınmıştır. Şöyle ki; Davacının 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantında alınan 2,3,5,6,7 ve 8 nolu kararların iptali talebinin reddi gerekmektedir. Çünkü; 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı gündemi, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı ekte sunulmuş olup 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar yasaya, ortaklık sözleşmesine ve dürüstlük kuralına uygun olup davacının alınan kararların hukuka, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiası asılsızdır. Davacı 10.02.2023 tarihinde şirket ortağı olduğunda ---------Noterliği'nin 27.03.2023 Tarih ----------- sayı ile tasdikli 16.02.2023 tarih 2023/03 sayılı genel kurul kararı ile davalı müvekkili şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 dönemi net kâr payı toplamı 4.049.927,08 TL’nin payları oranında ortaklara dağıtılmasına oybirliği ile karar verilmiş ve davacı payına düşen 1.822.467,18 TL kar payı ödemesi müvekkili şirket tarafından yapılması gerekirken davacıya toplam 2.060.798,03 TL kar payı ödemesi ve TTK'nun 394. maddesinde bulunan hüküme göre limited şirketlerde sadece yönetim organı olan müdürlere huzur hakkı ödemesi yapılabileceği halde toplam 387.000-TL huzur hakkı ödemesi olmak üzere müvekkili şirket tarafından toplam 2.447.798,03 TL davacının ---------- IBAN numaralı banka hesabına ödeme yapılmıştır. Şirket tarafından yapılan ödemelere rağmen davacı sürekli olarak gönderdiği ihtarnameler ile ödeme talep etmiş, telefon ve mailleri ile şirketin faaliyetini engelleyici boyuta ulaşan şirket çalışanlarını dahi rahatsız edici tavır ve davranışlarını artırarak devam etmiştir. Davacının işbu davayı açmaktaki amacının dava dilekçesinden de anlaşılacağı gibi kar payı ödenmesi kararı alınmaması olduğu açıkça görülmektedir. Ancak davalı müvekkili şirketin 500.000- TL olan sermayesinin yüksek enflasyonist ekonomik ortamda çok düşük kalması şirketin hammadde alımı, personel ücretleri, vergi ve ------- primi ödemeleri gibi konularda zor duruma düşmesine neden olduğundan şirket müdürü ---------- ödenme kararı alınan kâr payının büyük kısmını alamadığı gibi şahsi hesabından şirkete borç vermek durumunda kalmıştır. Bu durum şirket ticari defter ve kayıtları ile sabittir. Şirketin faaliyetine devam edebilmesi için sermayesinin arttırılması gerektiği halde TTK’nun 621. maddesi uyarınca ağırlaştırılan yeter sayının arandığı durumlardan olan şirket sermayesinin arttırılması kararı alınabilmesi için toplam oy sayısının en az üçte ikisi ve oy hakkı bulunan esas sermayenin hepsinin salt çoğunluğu birlikte arandığından davacı tarafından toplantıya katılım sağlanmadığından şirket sermayesinin arttırılması kararı 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında görüşülememiş yeterli çoğunluk sağlanamadığından karar da alınamamıştır. Davalı şirketin ticari faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli olduğundan genel kurulda şirketin 2022-2023 yılları net karının dağıtılmaması ve 2022-2023 yılları dönem net karlarının sermayeye ilavesi kararları alınmıştır. Alınan kararlar şirketin faaliyetine devam edebilmesi için ortaklığın amaçlarına uygun, ortakların çıkarları lehine olup var olan ihtiyaç nedeniyle alınmıştır. Davalı müvekkili şirketin ana sözleşmesinin 11. maddesine göre kar dağıtım kararı şirket sermayesinin en az %51'ini temsil eden hissedarların kararına bağlı olup genel kurulda alınan 3 nolu karar ana sözleşmeye uygundur. Davacının 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantınında alınan huzur hakkı ödenmemesi kararının iptali talebide; yukarıda belirttikleri üzere yasal olarak limited şirketlerde sadece yönetim organı olan müdürlere huzur hakkı ödemesi yapılabileceğinden yasal dayanaktan yoksundur. Kaldı ki; ayrıca davacı tarafça diğer iptali talep edilen kararlarla ilgili kararların iptalini gerektirecek neden dava dilekçesinde belirtilmemiştir. Belirtmeye çalıştıkları nedenlerle davacının 04.01.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantınında alınan kararların iptali talebiyle açmış olduğu kötüniyetli işbu haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde ve yerinde inceleme yapmak suretiyle dosyanın mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve elektronik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Bilirkişiler Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ----------, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir -------- Ve Elektrik ve Elektronik Mühendisi --------tarafından sunulan 13/09/2025 tarihli heyet raporunda özetle; "III-SONUÇ VE KANAAT: Sayın Mahkeme'nin kararı doğrultusunda tarafımıza verilen görev çerçevesinde dosya kapsamında yer alan tüm belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Yukarıda arz ve izah olunan açıklamalar çerçevesinde, Takdir ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Şirket sermayesinin, 300 pay karşılığı, 300.000,00 TL'sına (üçyüzbin) sahip olan --------- 02.12.2022 tarihinde vefatı sonrasında Davalı şirketin sermayesi olan 500.000,00 TL'nin, 500 adet paya bölündüğü, ---------- davalı şirketin %55 hisse oranlı, 275 pay adetli ortağı olduğu, Davacı ... davalı şirketin %45 hisse oranlı, 225 pay adetli ortağı olduğu, Dava dışı ---------- davalı şirketin müdürü olduğu, ---------- davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, yetki süresinin 18.08.2042 tarihine kadar geçerli olduğu, Davalı --------- Şti.'nin 08.12.2005 yılında kurulduğu, kuruluş kararının 15.12.2005 tarihli --------- yayımlandığı --------sayı --------- sayfasında Kar Dağıtılması:

11.Maddesinde; Şirket safi karından %5 ihtiyat akçesi ayrıldıktan sonra kalan miktarın ödenmiş sermaye üzerinden hissedarlara dağıtılabileceği, karın bir kısmının hissedarlara dağıtılması veva şirket adına işletilmesi veya memurlara, hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi hususunda kararının şirket sermayesinin en az %51'ini temsil eden hissedarın kararına bağlı olduğu belirtilmiş olup, Şirket hissedarı olan ----------- Davalı şirketin %55 payına sahip olduğu, 04.01.2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan toplantının TTK 416. ( MADDE 416- (1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alabilirler. (2) Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine esas sözleşme hükmü geçersizdir.) hükmüne göre ilansız olarak yaptığı, Davalı şirketin ortağı olan davacıya 18.12.2024 tarihinde tarihinde e-mail ile genel kurul gündeminin gönderildiği ayrıca; davacının adresine 20.12.2024 tarihinde iadeli taahhütlü mektup olarak gönderildiği, davacının 23.12.2024 tarihinde adreste bulunmaması sebebiyle haber kağıdı bırakıldığı ve bekleme süresi bittikten sonra 31.12.2024 tarihinde iade olduğu görülmüş olup, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin 04/04/2025 tarih --------- ESAS sayılı yazısına Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 07.04.2025 tarihli cevap yazısında; “Şirketin son tescilini 01.03.2023 tarihinde yaptırıldığı ve Şirketin dosyasında yapılan incelemede yazınızda talep edilen 04/01/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ilişkin tescil başvurusuna rastlanılmadığı”, şeklinde cevap verildiği, Davalı şirketin 2023 yılı Kurumlar vergisi Beyannamesi incelemesinde kar dağıtımı kararı alındığı ancak; 04.01.2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantının 4- no' lu kararında “şirket sermayesinin arttırılması için müzakere yapılarak yeterli çoğunluğun sağlanmaması nedeniyle arttırılmaması için oy birliği ile karar verildiği”, 5-no'lu kararında ise “Şirket 2022-2023 yılları dönem net karlarının sermayeye ilavesi için müzakere yapılarak sermayeye ilavesi için oy birliği ile karar verildiği” görüldüğü, Davalı Şirket Tarafından Davacı Hesabına Yapılan Ödemeler incelendiğinde Davalı şirketin 16.02.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantı tutanağında ise 2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yılları ortaklara kar payı olarak dağıtılması kararlaştırılan tutarın toplam 4.049.927,08 TL olarak imza altına alındığı görülmüş olup, davacının %45 payına isabet eden tutar olan 1.822.467,19 TL'nin net tutarının 331.03. ... (ortaklara borçlar) hesabına ilgili yıllar kar payı tahakkuk tutarının 1.460.798.03 TL olduğu ve tamamının ödendiği görülmektedir. Ayrıca 750.000.00 TL kar payı avansı ödemesinin ve 105.000,00 TL + 141.000,00 TL = 246.000,00 TL huzur hakkı ödemesinin deştirildiği,105.000,00 TL huzur hakkı ödemesi 15.09.2023 tarihinde ---------.... hesabında kayıtlara alınırken 15.09.2023 tarihinde gerçekleştirilen 141.000,00 TL'nin muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın esasını oluşturan Genel Kurul Kararların iptali özellikle 2, 3 ve 5 nolu maddeler bakımından kuvvetle mümkün olduğu; 6, 7 ve 8 Nolu Gündem Maddeleri olan Huzur hakkı ve diğer teknik kararlar açısından iptal koşullarının oluşmadığı, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; davacı ve davalının diğer sair taleplerinin Takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu bildirir, Hukuki nitelendirme ve değerlendirme ile Nihai Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; görüş ve kanaatimizi belirten işbu rapor takdir ve tensiplerinize saygı ile arz edilmektedir. İş bu raporu HMK 282. Maddesi “Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden Sayın Mahkeme Hakim'inin yüksek takdirlerine arz ederiz." şeklinde kanaat bildirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davalı ...'nin 04.01.2025 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantı'sında alınan 2, 3, 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerin iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, çağrı usulüne uyulmadığından ayrıca hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar alındığından bahisle genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerin iptalini talep etmektedir.

Davalı taraf, çağrının usulüne uygun yapıldığını, davacının kendisinin toplantıya katılım sağlamadığından bahisle davanın reddini talep etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Çağrının şekli 1. Genel olarak başlıklı 414 ncü maddesi "(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ---------- yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. (2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.", Genel kurul kararlarının iptali İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve II - Genel kurulun toplanması 1. Çağrı başlıklı 617 nci maddesi "(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. (3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir. (4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda; genel kurul toplantı çağrısının, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ---------- yayımlanan ilanla yapılacağı, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılması gerektiği, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin iadeli taahhütlü mektupla bildirileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda davacı tarafa çağrı içeren iadeli taahhütlü mektubun 20/12/2024 tarihinde postaya verildiği, 31/12/2024 tarihinde alınmadığından bahisle iade edildiği, 31/12/2024 tarihinin tebligat tarihi olarak baz alınması halinde toplantı tarihi 04/01//2025 olduğundan toplantı ile çağrı arasında Kanunun aradığı asgari iki haftalık süre bulunmadığı, yine çağrının şirketin internet sitesinde ve ----------- yayımlanmadığı göz önünde bulundurulduğunda çağrının usulsüz olması sebebiyle davalı ...'nin 04.01.2025 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantı'sında alınan 2, 3, 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerin iptaline karar verilmiştir. Çağrısız genel kurul toplantısı yapılabilmesi için genel kurulun çağrısız olarak toplanmasına hiçbir ortağın itiraz etmemesi ve bütün ortaklar veya temsilcilerinin toplantıya katılması olup dava konusu olayda işbu şartlarında gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile, Davalı ...'nin 04.01.2025 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantı'sında alınan 2, 3, 5, 6, 7 ve 8 inci maddelerin İPTALİNE,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 30.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 290,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 31.521,30 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.