Esas No
E. 2024/65
Karar No
K. 2024/13673
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2024/65 K. 2024/13673 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/65, K. 2024/13673, T. 24.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/65
Karar No
2024/13673
Karar Tarihi
24.12.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2024/65 E.  ,  2024/13673 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/192 E., 2023/311 K.

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece 14.11.2023 tarihli ek karar ile davacı ...'in temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı ...'in temyiz istemi; yasal temyiz süresinin geçtiği gerekçesiyle davacı ...'in temyiz dilekçesinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 432 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkemece verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı ...'e 26.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 13.11.2023 tarihinde verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda belirtilen 1086 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.

Mahkeme kararı davacılar ..., ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar ..., ... ve ... vekili, davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili, davacı ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili Av. ... ile davalı ...Ş. vekili Av. ... geldiler. Diğer davacılar ile davalı ... adlarına gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.12.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacıların davalı ...'ten İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2012/1637 sayılı dosyasından yaklaşık 28.834.575,00 TL kesinleşmiş alacağının bulunduğunu, davalı ...'in tüm mal varlığını muvazaalı olarak yakınlarına devrettiğini, yapılan tasarruflarla müvekkilinin alacağının engellendiğini, 24/05/2012 gününde düzenleme şeklinde vekaletname ile zilyetliğinde bulunan ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan Orman Kanununun 2/B maddesi kapsamında olan 920 numaralı parseldeki tüm hak ve alacaklarını ve yükümlülüklerini bedelsiz olarak ... Holding A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, bu işlemin muvazaalı olduğunu belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.... vekili 28.4.2014 günlü dilekçesi ile dava konusu taşınmazın bir kısmını davalı ...'den harici senet ile satın aldığını ve taşınmazın 1/2'si üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunmuştur. II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ...Ş. Vekili cevap dilekçesinde; somut olayda muvazaalı bir işlem olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 27.10.2015 tarihli ve 2013/82 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın zilyetliğinin devrine ilişkin bedelin piyasa rayiçlerine uygunluğu ve ivazsız bir devir bulunmadığı, muvazaa olgusunun da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, takibin geçersizliğine ilişkin iddialar ile bunun delili olan ceza dosyasının beklenmesinin dosyaya ek yarar sağlamayacağı ve sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2019/3559 Esas, 2021/3032 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya içeriğinden, takip dayanağı senetle ilgili olarak sanıkların kendi adına sahte bono üreterek icra takibine koydukları ve bu bonoyu alışıla geldiği gibi matbu bir bono şeklinde yapmayıp daktilo ile tanzim ettikleri ve yine üzerinde bulunan yazı ve imzaları başka bir yerden kendisine ait imza ve yazıları transfer ederek bono üzerine monte ettiklerinden resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıktan dolayı alacaklı davacıları şikayet ettiği İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/50 Esas 2019/353 Karar sayılı dosyası ile sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu senedin sahtecilikle düzenlendiği kesin olarak sabit olduğu takdirde dava dayanağı takiple ilgili borcun gerçek olmadığı anlaşılacağından ve buna göre dava davacının gerçek bir alacağı olmadığından dava ön koşulu yokluğundan reddedileceğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedileceğinden, belirtilen Ağır Ceza dosyasının kesinleşen sonucunun bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...'in başka yerdeki imzasının altının doldurularak .... ve ... tarafından bononun oluşturulduğu, ... ve ...'in de bunu bildiği gerekçesiyle 4 sanığın da nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması yoluna gittiği, bu karar verilirken kriminal raporun esas alındığı, Yüksek 15. Ceza Dairesi'nin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmü düzelterek onadığı ve kararın bu bölümünün kesinleştiği, senedin sahteliğine dair hükmün kesinleşmiş olmasının eldeki davanın sonuçlandırılması için yeterli olduğu gerekçesiyle ... ve ...'in açtıkları davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacıların açtıkları davanın dava şartı (gerçek bir alacağın bulunmaması) yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ...

ve ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; sahtekarlık ile ilgili verilen mahkumiyete karşı Yargıtay Başsavcılığı'nın önce ... ve bilahare de diğer şüpheliler hakkında CMK. 308 gereği tashihi karar talebinde bulunduğunu, bu davanın Ceza Genel Kurulunda derdest olduğunu, senedin sahte olmadığını, dosyada mevcut İcra Hakimliği kararları ve bilirkişi raporlarının senetteki imzanın davalı borçlu ...'e ait olduğunu defalarca tasdik ettiklerini, Mahkemenin bu hususu da gözden kaçırdığını, Ceza Genel Kurulu'nun ne yönde karar vereceğini tahmin ederek, iş bu davanın reddedildiğini, bu hususun 17. Hukuk Dairesinin 'uyulan' bozma kararına aykırı olduğunu, Ceza Genel Kurulu' nun nihai kararının beklenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı ...'in İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ek kararına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen 14.11.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA,

2.Davacılar ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilinin İlk Derece Mahkemesinin asıl kararına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

32.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ... ve ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...Ş.'ye verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz peşin harcının davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog