5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/12438 E. , 2025/9863 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 291 ada 59,60,61,62 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ve davalının kamu kurumu olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılamayacağını, kamulaştırma bedelinin tespitine dair açılacak davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2011/763 Esas, 2016/399 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2011/763 Esas, 2016/399 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2017/293 Esas,2017/320 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların .... Caddesi üzerinde, .... ile orta refüj arasında kalan imar yolu olarak kullanılan yer olduğu, dükkan niteliği ile tapu kaydında .... ait bulunduğu, davalı tarafla uzlaşma sağlanmadığından davalı ... tarafından ....
1.Asliye Hukuk Mahkemesine 2011/842 Esas sayılı dosyada açılan bedel tespiti davasının bedel depo edilmediğinden reddine karar verildiği, taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinde kamulaştırma ve tescil işlemlerinin 20.11.1956 tarihli ve 1961 tarihi arasında yapıldığı ve binaların da 09.10.1956 tarihinden sonra yıkıldığı ve tespit edilen niteliklerine göre arsa vasfında olduğu anlaşılan taşınmazlara yöntemine uygun şekilde bilirkişi kurulu tarafından emsal satış değeri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi yerinde görüldüğünden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2017/293 Esas,2017/320 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak incelenen ... Mahallesi, 1653 ada 141 parsel sayılı taşınmazın 14.07.2006 tarihli satışı anonim şirkete satış olup, özel amaçlı olan bu satış değerlendirmede esas alınamayacağından, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2019/129 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2019/129 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen bozma öncesi kararda dava konusu taşınmazın m² birim bedeli 4.474,16 TL kabul edilmek suretiyle toplam tazminat miktarının 380.303,60 TL olarak belirlendiği ve bu kararın davacı vekilince temyiz edilmediği nazara alındığında, bu kararda hükmedilen tazminat bedelinin davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, bozma ilamı sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda m² birim bedeli 5.800,00 TL kabul edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi , kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ıslah ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi ve dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı dikkate alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6 ncı maddesi uyarınca maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası yargılama devam ettiğinden yargılama sürecinde yapılan ıslahın da usuli kazanılmış hak ile bağdaştırılamayacağını, davanın ıslah edilen haliyle kabulü gerektiğini, ticari nitelikte emsal satışına dayalı hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olup belirlenen bedelin düşük olduğunu,müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların içinde bulunduğu ... Caddesi 1956 yılından önce açıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ve belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harçlarının iadesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.