Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/11540
Karar No
K. 2024/15272
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BERAATİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/11540 E.  ,  2024/15272 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/11540
Karar No: 2024/15272
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Özel hayatına ilişkin bilgilerin davanın reddine gerekçe olarak gösterildiği, hakkında verilen beraat kararının göz ardı edildiği, hakkında isnat olunan hususların hiçbirisinin örgütsel amaçla hareket ettiğini gösterir nitelikte olmadığı, geçmişteki hukuk içerisindeki davranışlarının örgütle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirildiği, suç ve cezaların kanuniliği, geriye yürümezliği ve öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edildiği, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki fiillerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, kardeşi hakkındaki tespitlerin suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği aleyhine değerlendirilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal ediliği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Bununla birlikte her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında " Davacının en yakın sosyal çevresine dâhil olan kardeşi Y.Y. (Jandarma Yüzbaşı) hakkında Anayasa'yı İhlâl suçundan hapis (B1 Araç Sevk Bölgesindeki silahlıktan hücum yeleği giyip MP5 silahı aldığı, karargahın birçok yerinde silahlı ve hücum yelekli olarak bulunduğu, darbe teşebbüsünün başarısız olduğunun ülke genelinde anlaşılmasına rağmen polisin müdahalesine karşı koymak için B1 Otopark bölgesinde silahlı olarak diğer örgüt üyeleri ile birlikte bulunduğu ve askeri komutanlığı bu kişilerle birlikte gasp ettiği) cezasına hükmedildiği (...Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., dosya Yargıtay'da)," denilmişse de davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Öte yandan Bölge İdare Mahkemesi kararında, "FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek üyeliğinin bulunduğu," belirtilmiş ise de dava dosyasında bu yönde herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşıldığından bu hususun da davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, hükme karşı yapılan istinaf isteminin reddi suretiyle beraat kararının kesinleştiği görülmüştür.

Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, "...Sanıklar ... ve Z.Y. hakkında devletin Bank Asya'yı incelemeye almasına rağmen Bank Asya'ya para yatırdıkları gibi paralarını çekmedikleri, FETÖ liderinin Bank Asya'ya para yatırarak bankayı kurtarın talimatı doğrultusunda Bank Asya'ya para yatırdıkları ve paralarını bankada tutmaya devam ettikleri bu şekilde silahlı terör örgütüne üye olduklarının ileri sürüldüğü olayda; sanıkların Asya Katılım Bankası nezdindeki hesaplarının incelenmesinde sanıkların örgüt liderinin çağrısının kamuoyunda yer aldığı tarihten çok önce açılan katılım hesaplarının bulunduğunun anlaşıldığı, sanıkların geçmişten itibaren açtıkları katılım hesaplarını devam ettirdikleri, bunun yanında örgüt mensuplarınca adı geçen bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrinden sonra da sanıkların katılım hesabı açtıkları ve bu bankadaki mevduatlarını çekmedikleri, bu hali ile sanıkların örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiklerinden söz edilemeyeceği..." tespitlerine yer verildiği, dava dosyasında bu tespitlerin aksine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.