Esas No
E. 2025/564
Karar No
K. 2025/5247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2025/564 E.  ,  2025/5247 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1759 Esas, 2024/1884 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2023/92 E., 2024/212 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;

Rusya Federasyonu Saint Petersburg Leningrad Ticaret Mahkemesi'nin 02.09.2021 tarihli ve А56-73873/2020 sayılı kararının tanınmasını ve tenfiz edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zira davacının Rusya'da kamu kurumu olduğunu ve bu sebeple tacir kabul edilemeyeceğini, tenfizi istenen kararının Türk hukukuna, kamu düzenine aykırılık taşıdığını, müvekkilinin hukuki dinlenilme ve savunma hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin gıyabında karar verildiğini, yargılama esnasında müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanının Türkiye'de tutuklu olduğunu, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkının kullanılamadığını, davacının teminat yatırması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının deniz yoluyla taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak davasına ilişkin olması nedeniyle Mahkemenin görevli olduğu, Rusya'nın Lahey Sözleşmesine taraf olması nedeniyle davacı şirketin Lahey Sözleşmesi gereğince teminattan muaf tutulduğu, tanıma ve tenfiz davaları bakımından Rusya ile Türkiye arasında fiili mütekabiliyetin bulunduğu, tenfizi istenen kararın ve kesinleşme belgesinin aslı ve usulen onanmış örneklerinin ve tercümelerinin dosyaya sunulduğu, verilen kararın yabancı ülke hukukuna göre kesinleştiği, tenfize konu olan kararın alacak davasından kaynaklanması sebebiyle Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinin söz konusu olmadığı ve Türk kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, davalı tarafın savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin itirazının ise kararı veren yabancı mahkemenin usul kurallarına göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre ilgili ilamda usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının davaya katılmaması karşısında davanın yokluğunda görülmesinin uygun bulunduğunun açıkça belirtildiği, Rus usul hukuku kurallarına uygun bir tebligatın söz konusu olduğunun anlaşıldığı, davalının ticari şirket olması nedeniyle gerçek kişilere karşı getirilen hukuki tahditlerin şirketlerin kişiliğini etkilemeyeceği, ticari şirketlerin organlarının, organlık vasfı sürdükçe temsil yeteneklerini kaybettiklerinin söylenemeyeceği, davalı şirketin organlarının vasfının ortadan kalktığına ilişkin bir belgenin de sunulmadığı, dava konusu Mahkeme kararında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54/1-ç hükmü kapsamında da bir tenfiz engelinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde bulunması sebebiyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde nispi harca hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 191.222,73 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 47.805,68‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 143.417,05‬‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ” ibaresinin çıkartılarak yerine “3-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın davalı tarafça ikmal edildiği anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan harcın talep halinde davalıya iadesine.” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog