Esas No
E. 2025/1632
Karar No
K. 2025/1632
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1632 - 2025/1855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 29/07/2025

NUMARASI : 2024/868 E.

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir

İSTİNAFA TALEBİNDE

BULUNAN : Davacı Vekili

KARAR TARİHİ: 23/10/2025

KARARIN YAZILDIĞI

TARİH : 23/10/2025

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait işletmede ön ödemeli (kartlı) su sayacının bozulması üzerine davalı tarafından 07/03/2024 günü sayacın değiştirildiğini, akabinde davalı tarafından gönderilen 24/09/2024 tarihli yazı ile de ön ödemeli elektronik su sayacına ait 8818,123 m3 su kullanımı karşılığında 627.944,70 TL borcun 10 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini, 08/11/2024 tarihinde ise MTS üzerinden davacı aleyhine 2024/833063 E sayılı dosyası üzerinden asıl alacak ile birlikte toplam 677.677,92 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, süresinde takibe itiraz ettiklerini, davacının belirtilen miktar kadar su tüketiminin söz konusu olmadığını, önceki ve sonraki faturalar kıyaslandığını ve miktar doğru hesaplandığında böyle bir borç çıkmayacağını belirterek, su faturası nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili yargılama sırasında dosyaya sunduğu 28/07/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı idarenin davacıya borçlu olması sebebiyle su satışı yapmadığını, su satışı yapılmamasının davacı şirketin hak kaybına ve telafisi imkansız zararlarına ve ticareten mahvına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle su satışı yapılmamasının sakıncalarının ortadan kaldırılması adına dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren davalı idarenin davacıya su satışı yapmasının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: Mahkemece; 29/07/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf talebinde; yargılamanın devam ettiğini, su kesintisinin davacı için hayati önem arz ettiğini, mahkemece bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek tedbir talepleri reddedilmiş ise de; raporun hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini, sayacın arızalı olup olmadığına dair sayaç üzerinde teknik bir inceleme yapılmadığını, mekanik ekdeksin doğru olduğu sonucuna İl Müdürlüğü raporuna dayanarak varıldığını, bunun üzerinden hesap yapıldığını belirterek, kararın kaldırılarak su akışının sağlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; icra takibinden kaynaklanan menfi tespit ve su akışının sağlanması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.

Uyuşmazlık, davada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekip gerekmeyeceği, sonucu olarak da 29/07/2025 tarihli "ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmü düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeye göre, mahkemece; davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı verilemez. Mahkeme, ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Somut olayda, 3019896 abone numarasında kayıtlı 50422527 seri nolu ön ödemeli (kartlı) su sayacının arızalanması üzerine davalı kurum tarafından 07/03/2024 tarihinde değiştirildiği, bu arada kullanılan su miktarının davacı tarafça ödenmediği gerekçesiyle davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, eldeki davanın da davacı tarafından takip sonrası açılan menfi tespit davası olup yargılamanın devam ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece; yargılama sırasında elektrik mühendisi bilirkişiden 14/07/2025 tarihli rapor alınmış, davacı vekili tarafından bu rapora itiraz edilmiş, mahkeme tarafından bu rapor esas alınmak suretiyle davacı yanın tedbiren su satışının sağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

Somut olayda; su ihtiyacı temel ihtiyaçlardan olup, davacı şirketin ticari bir işletme olduğu, şirketin geleceğinin devamı için işletmenin işletilmesi ve bunun için de su akışının sağlanmasının gerekli bulunduğu, verilecek ihtiyati tedbir kararının işin esasını çözecek mahiyette bulunmadığı, davalı ASKİ tarafından su akışının sağlanması durumunda davacının kullanacağı suyun bedelini davalıya ödeyeceği ve bu nedenle de davalının ihtiyati tedbir nedeni ile bir zarara uğramayacağı, böylelikle de eldeki davada ihtiyati tedbir talebinin şartlarının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinde haklı olduğu kabul edildiğinden HMK 353/1-b.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin "Yasal koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine," ilişkin kararının kaldırılarak "1-İhtiyati tedbir talebinin talebinin KABULÜ İLE, davacı tarafça dava değerinin %15'i tutarında nakdi teminat veya muteber bir banka teminat mektubu yatırıldığında, davalı tarafından davacıya dava sonuna dek tedbiren su satışının SAĞLANMASINA" ilişkin YENİDEN ESAS HAKKINDA karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/07/2025 tarih, 2024/868 E. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

B) Bu itibarla HMK.nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurmak gerektiğinden,

1.İhtiyati tedbir talebinin talebinin KABULÜ ile, davacı tarafça dava değerinin %15'i tutarında nakdi teminat veya muteber bir banka teminat mektubu yatırıldığında, davalı tarafından davacıya dava sonuna dek tedbiren su satışının SAĞLANMASINA,

2.Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,

3.Karar gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

4.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Davada, davalı kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen borçtan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talep edilmektedir.

Uyuşmazlık, su borcundan kaynaklanan menfi tespit isteminde ihtiyati tedbire ilişkindir.

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin “Zamanında ödenmeyen borçlar” başlıklı 26. Maddesi “ (1) Aboneler, tahakkuk eden fatura bedellerini bildirimde belirtilen son ödeme gününe kadar ödemekle yükümlüdür. Abonelikte kimse bulunmazsa abonelik adresine borç bildirimi bırakılmakla aboneye bildirim yapılmış sayılır. (2) Borcunu ödemeyen abonelere aşağıdaki yaptırımlar uygulanır: a) Fatura bedellerini bildirimde belirtilen son ödeme tarihine kadar ödemeyen abonelerin suları kapatılabilir. … ” şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemece, ihtiyati tedbiren davalı idarenin davacıya su satışı yapmasının devamına karar verilmesi talebi üzerine, "alınan 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak bu aşamada tedbir isteminin koşulları oluşmadığı" gerekçesiyle tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu durumda, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 26. Maddesinin 2. Fıkrasının (a) bendi uyarınca, mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun davalı tarafından davacıya dava sonuna dek tedbiren su satışının sağlanmasına ilişkin yeniden esas hakkında karar verilmesi yönündeki görüşüne katılamıyorum. 23/10/2025

Üye-

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog