3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/32004 E. , 2025/21651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte,
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yalnızca sanığın kardeşleri olan ... ,... ve ... nin ekli olduğu, yazışma içeriklerinde örgütsel ifadelerin bulunmadığı, sanığın ByLock programını örgütsel amaçla kullandığına ilişkin her türlü şüpheden arınmış, kesin, somut ve tam inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.