Esas No
E. 2025/1476
Karar No
K. 2025/5389
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2025/1476 K. 2025/5389 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1476, K. 2025/5389, T. 16.09.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1476
Karar No
2025/5389
Karar Tarihi
16.09.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2025/1476 E.  ,  2025/5389 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1630 Esas, 2024/2110 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının 2017/117129 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, ancak marka işaretlerinin yazılış ve okunuş olarak benzerlik arz ettiğini, dava konusu markaların esas unsurlarının "..." ve "..." olduğunu, işaretlerdeki ilave kelime ve şekil unsurlarının tali nitelikte olduğunu, bu anlamda dava konusu marka işaretleri arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının davacının seri markalarından biri gibi algılanacağını, diğer yandan davalı markası kapsamındaki 25. sınıf malların davacı markalarının tescilli olduğu emtialar ile aynı olduğunu, davacının ... markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı ve tescilli alan adının da "..." ibaresini içerdiğini, müvekkilinin tanınmış markasına ayniyet derecesinde benzer nitelikteki markayı tescil ettiren davanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2017/11729 sayılı "..." ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından tescili istenen markanın "..." olduğunu, uzun yıllardır ABD California’da yaşayan davalının Türkiye’ye dönünce tekstil işi ile ilgilenmeye başladığını ve bu kapsamda ... isminden esinlenerek "..." ibareli markayı tescil ettirdiğini, dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda benzer harflerin iltibas oluşacağı yönünde değerlendirme yapılması için yeterli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şahsın dava konusu "..." ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait "..." ibareli itiraza mesnet markalar arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın yazı, renk ve şekil ögeleriyle farklılaştığı, davacının marka serisinden tamamen ayrıldığı, bu bağlamda iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ve markanın hükümsüzlüğü ilişkin olup, uyuşmazlık, taraf markaları ve emtia sınıfları arasında benzerlik bulunup bulunmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog