5. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13864
- Karar No
- 2025/10789
- Karar Tarihi
- 08.07.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
5. Hukuk Dairesi 2024/13864 E. , 2025/10789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi 1487 ada 25 nolu parselde sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat davası ikame ettiklerini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/144 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne ilişkin verilen hükmün kanun yollarından geçerek 22.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme ilamıyla hükmedilen 899.875,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili için davalı ... aleyhine İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin 2021/9526 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, ferileriyle birlikte 1.538.836,03 TL kısmi tahsilat yapıldığını, yine aynı ilamda hükmedilen 95.125,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili için davalı ... aleyhine İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin 2021/9339 Esas sayılı dosyası üzerinde başlatılan icra takibinde, ferileriyle birlikte 158.018,01 TL kısmi tahsilat yapıldığını belirterek, oluşan munzam zarar tazminatının dava tarihinde itibaren yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle hesaplanan bedelin enflasyon nedeniyle eridiğini, yasal faizin yetersiz olduğunu, anayasal mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davanın kabulune karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi yada ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığının yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağının yasal olarak mevcut olmadığı, davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediği ve İlk Derece Mahkemesinin diğer sebepleri de göz önüne alındığında munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.