10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3832
- Karar No
- 2025/9628
- Karar Tarihi
- 16.06.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2025/3832 E. , 2025/9628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalının murisi .. .. .. ait ... Mah. 13080 Sokak No: 5 .... .. adresinde bulunan konutta 01.06.1999 - 14.07.2014 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, babasının sürekli ev hizmetine ihtiyaç duyduğu 2014 yılı Temmuz ayına kadar sürekli ve düzenli bir çalışmasının bulunmadığını, çoğunlukla yaz aylarında ve haftanın bazı günleri çağrı üzerine gelerek ev işlerine yardımcı olduğunu, 2014 yılında müvekkilinin babasının rahatsızlığının ilerlemesi sebebiyle davacının sürekli olarak istihdam edildiğini belirterek , davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, eylemli ve gerçek çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, hizmet tespiti davasının kabulü ile davacının, davalının babasına (muris) ait işyerinde/evde 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 12 gün, 01.07.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 72 gün, 01.01.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 144 gün,01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 144 gün, 01.01.2014-30.06.2014 tarihleri arasında 72 gün, 01.07.2014-14.07.2014 tarihleri arasında 6 gün olmak üzere toplamda 2178 gün tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, iddialarını somutlaştırma yükümlülüğü altında olmasına karşın, bu yönde hiçbir delil sunamadığını, hak düşürücü süre dikkate alınmadan 1999 yılından itibaren hizmet tespitine karar verildiğini, dosyadaki bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatlanması gerektiğini, hizmet akdine dayalı fiili ve tam zamanlı çalışmasının varlığının ispat edilemediğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Eldeki davada, Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının çalışmaları ile ilgili dinlenen tanık beyanları yetersiz olup davalının eşi ... .. ...'ın beyanı esas alınmak suretiyle karar verilmiş ise de beyanda 2009 yılında iş verenle davacının uyuşmazlığa düşüp davacının çalışmaya ara verdiğinin belirtildiği; Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda , davacının çalıştığı ev iş yerine komşular, kapıcı, güvenlik görevlisi gibi tanıklar re'sen belirlenerek, davacının çalışma süresi, ara verip vermediği, ara verdi ise hangi tarihler arasında ara verdiği hususlarında beyanlarına başvurulmalı; ara verme durumu sabit olduğu taktirde hak düşürücü sürenin gerçekleşip, gerçekleşmediği irdelenmek suretiyle; karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.