9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2018/1058
- Karar No
- 2025/761
- Karar Tarihi
- 05.11.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında 30.04.2018 tarihinde -------- güneş panellerinden 1232 adet ürünün 132.132 USD karşılığında satılacağı konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesinde belirtilen vadelere uygun olarak ödemelerin yapıldığı, sözleşmenin 3. Maddesinde ürün bedelinin tamamı tahsil olduktan sonra 04.06.2018 tarihinden geç olmamak şartıyla ürünlerin teslim edilmek zorunda olduğu ,aksi halde sözleşmenin 7/1 maddesi gereği cezai şart bedeli talep etme hakkı olduğu, ürünlerin sözleşme şartlarına uygun olarak taraflarına teslim edilmediği, ihtar çekerek panellerin teslimi ve cezai şart ödenmesinin ihtar edildiği, 04.06.2018 tarihinden itibaren borçlunun temerrüde düştüğünü, sözleşmenin 7.1 maddesi kapsamında 04.06.2018 tarihinden itibaren sözleşme bedelinin tamamına göre hesaplanacak %0,2 şu an haftalık 264.265 USD x10 hafta 3.963,96 USD cezai şartın TBK m99/3 gereğince fiili ödeme zamanındaki kur üzerinden çevrilerek taraflarına ödenmesinin talep ettiklerini ,bildirerek 1232 adet panelin davalıdan alınarak teslimini, sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca 3.963,96 USD’nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesini ,güneş panellerine ihtiyati tedbir konulup yediemin deposunda bekletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkarıldığı, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini özetle;
Bilirkişi raporuna karşı beyanları doğrultusunda ------- markalı 1232 adet güneş panelinin satış sözleşmesi uyarınca davalıdan alınarak taraflarına teslim edilmesini, sözleşmenin 7.1 maddesinde dava tarihi itibariyle 2.642,64 USD cezai şartın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden çevrilerek taraflarına ödenmesini, mahkememizin beyanları ve mevcut delil durumunu değerlendirilerek karar verilmesini, yeniden bilirkişi raporunu alınmasının usul ekonomisi açısından yararlı olmayacağını talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak davasıdır. Türk Medeni Kanununun 6. Maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
HMK'nın 190. Maddesine göre de, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkçe, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK'da ayrıntılı şekillerde düzenlenmiştir. HMK'ya göre, ikibinbeşyüz lirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. HMK'ya göre, ikrar edilen olguların ispatı gerekmez. Bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasınını malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 30.04.2018 tarihli satış sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, sözleşme bedelinin davacı tarafça ödenip ödenmediği, davalının sözleşme gereği satışa konu malları davacıya teslim edip etmediği, davacının sözleşme uyarınca ödediği bedeli ve davalı tarafça yerine getirilmediği iddia olunan edim nedeni ile cezai şart talep edip edemeyeceği hususlarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı ile davalı sözleşme olduğu davacının davalıya sözleşme gereği ödeme yaptığı davalının ödeme gereği edimini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ ile davacının 136.095,96 USD (ödeme tarihindeki -------- kuru üzerinden TL karşılığı ) alacağının davalı müflis şirketin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
2.Harçlar Yasasına göre alınması gereken 58.097,96 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 14.441,50 TL peşin harcın ve 433,24 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 14.874,74 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 43.223,22 TL'nin davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına,
3.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 14.441,50 TL peşin harç, 433,24 TL tamamlama harcı, 35,90 TL başvuru harcı, 1.550,00 TL bilirkişi masrafı, 914,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 17.375,24 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
4.Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 133.575,66 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı 05/11/2025