Esas No
E. 2025/7
Karar No
K. 2025/260
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/7
KARAR NO: 2025/260
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/01/2025
KARAR TARİHİ: 16/10/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yıllardır - üretimi yapmakta olup Türk Patent Enstitüsü tarafından 22.11.2018 tarihinde tescil edilen --- tescil numaralı "--- " ibareli marka müvekkilinin mülkiyetinde bulunduğunu, davalı tarafın da müvekkilinin izni olmaksızın yazılışı, okunuşu ve söyleme şekli aynı olan " -----" ibaresini; satışa arz ettiği --- paketlerinin üzerinde kendi markalarından dahi büyük puntolarla, öne çıkacak ve dikkat çekecek şekilde kullandığını, müvekkilinin ve davalı tarafın hitap ettiği müşteri kitlesinin aynı olduğunu, aynı nitelikteki ürünün satışa sunulduğunu, bu sebeple tüketici tarafından karıştırılmaya çokça müsait olduğunu, ayırt edilmesinin oldukça zor olduğunu ve müvekkilinin ürünlerine duyulan güvenin sarsılmasına yol açacağını beyanla davalı tarafça müvekkil adına tescilli bulunan ve müvekkilimizden izinsiz kullanılan "-------" markasının kullanımının müvekkilimizin mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, davalı tarafın, müvekkilinin marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına, müvekkiline ait " ------" ibareli markanın internet sitesi ve saire alanlarda kullanımının durdurulmasına, müvekkiline ait "------" ibareli markayı içeren ürünlerin toplatılmasına, davalının işbu marka hakkına tecavüz içeren eylemleri sebebiyle müvekkilimizin yoksun kaldığı kazanç niteliğindeki; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tutarında maddi tazminatın, davalı tarafından müvekkilimize ödenmesine, davalının işbu marka hakkına tecavüz içeren eylemleri sebebiyle müvekkilimize ait markanın uğramış olduğu itibar kaybı sebebiyle 500,00-TL tutarında itibar tazminatının davalı tarafından müvekkilimize ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ------ markası zayıf nitelikli marka olup, yüksek malumları olduğu üzere zayıf nitelikli markaların koruması çok daha dar olmak zorundadır. Zayıf nitelikli markaların mesnet gösterildiği durumlarda mesnet gösterilen marka zayıf olduğundan ötürü benzerliğin sadece ayniyet düzeyinde olması durumunda normal tüketicinin karıştırma ihtimali bulunduğunu, somut olayda da ----- markası zayıf nitelikli bir marka olduğunu, nitekim davacının da gerek ----- kelimesinin gerekse ----- kelimesinin herkes tarafından kullanıldığını ifade ettiğini, üstelik dava dilekçesine eklenen görsellerde de müvekkili şirketin markası olan ----- çok bariz şekilde ambalajlarda yer aldığını, ibraz edilen ambalajlar ile davacı markası arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunmadığını, karıştırma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken birden çok kriter bir arada dikkate alınmakta, “bütün faktörler” bir arada göz önünde bulundurularak “global bir değerlendirme” yapılmakta, “markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenim” belirleyici olduğunu, somut olayda baskın olan görünüşün ---- markası olup --- ibaresi ürünün cinsini belirlemekte kullanıldığını, Yargıtay içtihatlarında da, zayıf nitelikli markalarda kullanılan kelimelerin bir kişinin tekeline verilemeyeceğinin açıkça hüküm altına alındığını, davacının 6769 Sayılı Kanun gereğince adına tescil ettirdiği markayı 5 yıldan beri kullanmamakta, hatta hiç kullanmadığını, davacının kullanmadığı bir markadan dolayı herhangi bir zarara uğraması söz konusu dahi olamayacağını, davacıya ait internet sitesinde de --- ibareli bir tek ürün bulunmadığını, davacının --- -- ibareli ürün imal etmediğini, sadece ---- - ibaresini adına tescil ettirdiğini, marka ile ilgili hiçbir kullanım ve işlem yapmadığını, "-------" ibareli markanın zayıf nitelikte olduğu, somut olayda baskın olan görünüşün - ---- markası olduğu ve ---- ibaresinin ürünün cinsini belirlemekte kullanıldığını, davacının tescil ettirdiği markayı 5 yıldan beri kullanmadığı, hatta hiç kullanmadığını, dava dilekçesine sadece davalı şirket ile ilgili görseller koyulduğunu, ----- markasını kullandığına ilişkin tek bir görsel sunamadığını, davalının ------ ibaresini 2023 yılı sonlarında sadece 1-2 ay kullandığını, bu konuda kendisine gelen uyarı üzerine kullanımı kestiğini, mevcut ürünlerdeki ibareleri kaldırdığı ve bir daha da kesinlikle kullanmadığını, herhangi bir itibar kaybının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddi talep edilmektedir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımlarının davacı adına tescilli-----tescil nolu ------ + Şekil markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, tecavüzün oluşması halinde maddi manevi tazminatın gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 15.01.2025 tarihli yazı cevabında; ------Şirketinin ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 01.06.2023 olduğu anlaşılmıştır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Hukuk Müşavirliğinin 28.01.2025 tarih --- sayılı yazı cevabında; ------ adına 14.08.2018 tarihinde tahsis edildiği bildirilmiştir. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ----- markasının 29, 30, 35 ve 40. sınıfta 21.11.2018 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşıldı. ------ Belediye Başkanlığından gelen 17.01.2025 tarihli yazı cevabında; "--- adına 30.06.2017 tarih ve ----- sayılı yazı cevabında işyeri açma ve çalışma ruhsatı dosyamıza celb edilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; "Davacıya ait olduğu belirtilen ------alan adlı web sitede yapılan incelemede; Sitede firmanın 2000 yılında Gıda Sektöründe hizmet verdikleri, 2017 yılından itibaren lezzetli --- ve erişte üretmeye başladıkları, -----tescilli markalarına sahip olduğunun belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; o Firma adının ----İletişim numaralarının ------ adresinde davaya konu ----- ürünlerinin yer aldığı, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının ------firması tarafından kayıt edildiği, o Alan adının 14.08.2018 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 13.08.2025 tarihinde son bulacağı, Alan adı sahibi kişi bilgileri, ---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- firması olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen----- adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının ----- olduğu, Hesabın Ağustos 2018 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta -----açıklamasının yer aldığı, Hesapta firma adresinin ----- olduğu, Hesapta firma iletişim numaralarının----- olduğu, Eposta adresinin----- olduğu, Hesapta 2018 tarihi itibariyle ------ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen ------- adresinde yer alan mağazada yapılan incelemede; Söz konusu mağaza adresinin kaldırılmış/silinmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ----- alan adlı web sitede yapılan incelemede; Sitede firmanın Türkiye’nin birçok yerinde mağazası olduğu, Sitede halihazırda “----” ibareli herhangi bir ürünün yer almadığı, Sitede ----- adresinde yer alan -----adresinde yer alan ---- adlı ürünün yer aldığı, Sitede halihazırda ------ adresinin silinmiş/adının değiştirilmiş/kaldırılmış olduğu-----adresinde----- ürünlerinin yer aldığı belirtilen videonun halihazırda olmadığı, Sitenin 03.12.2020-04.05.2025 tarihleri arasında 51 adet arşiv kaydı olduğu, Sitenin 2021-2022-2023-2024 ve Ocak-Şubat 2025 tarihli arşiv kayıtlarında ----- ibareli ürünlerin yayında olduğu, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının ------ firması tarafından kayıt edildiği, o Alan adının 24.10.2019 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 24.10.2027 tarihinde son bulacağı, o alan adı sahibi kişi bilgileri, .----- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan --- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen -----adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının----- olduğu, Hesabın Aralık 2019 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta------ firma adının yer aldığı, Hesapta firma web sitesinin ------- olarak belirtildiği, Hesapta davacı tarafından yapıldığı belirtilen paylaşımların halihazırda yayında olmadığı tespit edilmiştir.----markalı ----- ürünlerine ilişkin davacı tarafından belirtilen URL adreslerinde yapılan incelemede; -----adlı ürünün halihazırda yayında olduğu, ------adlı ürünün halihazırda yayında olduğu, ----- ürünüyle alakalı 6 adet şikayet olduğu tespit edilmiştir. Spesifik olarak “------” ibaresi de, sektörde çok sayıda üretici tarafından kullanılan, ürünün geleneksel veya endüstriyel niteliklerine ek olarak kalite algısı yaratmak amacıyla ambalaj veya tanıtımda yer verilen bir nitelik belirtici ifadedir. Ambalaj tasarımı, menü içeriği veya çevrim içi satış platformlarında bu ibare sıklıkla “---- gibi diğer açıklayıcı ifadelerle birlikte yer almakta, tüketicide lezzet beklentisi oluşturmayı hedeflemektedir.

Bu kapsamda, davalı kullanımlarının 6769 sayılı SMK’nın 7/5 b maddesi kapsamında kaldığı ve davacı adına tescilli markaya tecavüz etmediği; 12.01.2025 tarihini takiben halihazırda beş yıl süre ile tescilli olan, ---- numaralı “-------” markasını tescilli olduğu sınıflarda kullanımını ispat ile yükümlü olacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2, 29. Ve 149. Maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 63, 55. Maddeleri

GEREKÇE

Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün giderilmesi, erişimin engellenmesi ve ticaret unvanının terkini davasıdır.

Davacı taraf " ------" ana unsurlu seri markalarının bulunduğunu, davalı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsurunu ticaret unvanında kullanması ve markasal olarak kullanması dolayısıyla marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, ayrıca davalı tarafın " -------" şeklindeki kullanımı dolayısıyla haksız rekabette bulunduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan internet üzerindeki kullanımlara erişimin engellenmesini ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat ile itibar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir.

TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; ----- tescil numaralı --------şekil markasının 29, 30, 35 ve 40. sınıfta 21.11.2018 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın kullanımlarının------ şaklinde olduğu, davacı tarafça ---- ibaresi şekil ve renk eklenmek suretiyle ayırt edicilik kazandırıldığı, davalı kullanımlarının alınan 30.06.2025 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere ve Mahkememizce incelenen görseller dikkate alındığında markasal kullanımın ---- Şeklinde olduğu davalı ambalajları üzerinde bulunan ----- ibaresinin satışa sunulan ürünün nitelik belirtir bir ifade olduğu ve sektörde bir çok firma tarafından kullanılan bir ifade olduğu, bu haliyle 6769 S. Kanunun 7/5-b maddesi gereği tecavüz oluşturmayacağı, yine davacı markasının ---- ibaresinin - --- ve ----- şekilde ve kendine özel punto ile yazıldığı, davalı kullanımlardaki yazının düz ve tescil edilen şeklinde farklı bir punto ile yazıldığı ve beyaz renkle yazıldığı dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının kullanımlarına yanaştırılmadığı, bu haliyle de mark hakkına tecavüz oluşturmayacağı, yine davalı kullanımlarının davacının TTK'nın 55/4. Maddesinde belirtilen başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayacağından haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline,

3.Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden her bir talep yönünden ayrı ayrı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL olmak üzere 80.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden itibar tazminatı talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanunu K6769 md.29 TTK md.55/4
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog