4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/9704 E. , 2025/7563 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMK'nın 107/1. maddesi uyarınca şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.03.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle talebini 417.215,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.710,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.073,42 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin başvuru tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olabileceğini, her iki taraf için de 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 417.215,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.073,42 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 420.289,08 TL tazminatın 19.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9.710,92 TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporu ile medikal rapor arasında çelişki olduğunu, başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi ve koruyucu kıyafet giymemesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, meydana gelen kaza nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün sağa dönüş kurallarına riayet etmediği, diğer araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının belirlendiği,
Uyuşmazlık hakem heyetince tek bilirkişiden alınan kusur raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün ve davacının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Hakem Heyetince alınan kusur raporuna itibar edilerek tazminata karar verildiği, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli ve söz konusu olaya ilişkin ceza soruşturma dosyası ile ceza dava dosyasının dosya arasında bulunmadığı hususları değerlendirilerek kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası ve ceza dava dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davacının yolcu olduğu motosikletin sürücüsünün kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmaktadır. 18 yaşından küçük kişilerin ehliyetinin olmaması ve komşu olan davacının sürücünün kaza anında ehliyetsiz olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda davacının ehliyetsiz araç kullanan sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle Daire’nin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52. maddesi uyarınca %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken indirim yapılmaması doğru değildir.
4.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporuna göre de davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacı yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru da olmadığından ehliyetsizlik nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) ve (3) numaralı bentlerdeki bozma gerekçesine katılmıyorum.