Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/428
Karar No
K. 2025/850
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/428
KARAR NO: 2025/850
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin, davalı şirkete kendi üretimi olan unlu mamullerin satışını yaparak satış yaptığı ürünlerin faturalarını düzenlemesine rağmen davalı şirketin vadesi gelen borçlarını ödemediğini, davalı tarafın, müvekkili şirkete borcundan kaynaklı olarak 30.06.2023 tarihinde davalı şirketin müvekkiline şirkete 404.413,98 TL borcu olduğuna dair 21.07.2023 tarihli mutabakat imzalandığını, ilerleyen süreçte davalı şirketin müvekkili şirkete borcunu ödemediğinden ve müvekkili şirketin kendi üretimi olan ürünleri satın almaya devam ederek borcunun artırdığını, nihai olarak ise davalı şirketin 31.12.2023 tarihinde 558.072,41 TL borcu olduğuna dair mutabakat imzalandığını, ancak davalı şirketin, cari hesap listesinde ve 31.12.2023 tarihinde vermiş olduğu mutabakatta belirttiği borcunu ödemediğinden İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile takip açıldığını ve davalı/borçlu tarafından takibe itirazda bulunarak takibin durdurulduğunu bildirerek, davalının (borçlunun) itirazının iptaline ve takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek takip talebinde belirtilen faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla borçlunun takip konusu borcu takip sonrası masraflar ve işlemiş takip talebinde belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,

İİK 257. Maddesi uyarınca, öncelikle teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülen teminat ile ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı ile müvekkili arasında cari hesap sözleşme bulunmadığını, icra takibinde yalnızca dava dilekçesi ekinde "cari hesap listesi" adı altında sunulan evrak sunulduğunu, takipte sunulmayan evraklara göre karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça sunulan evraklarda yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını bildirerek, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.

Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine cari hesap kaynaklı toplam 558.072,41-TL cari hesap alacakları (yıllık bankalarca 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz) için 29/03/2024 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 07.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 03.04.2024 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine süresi içinde asıl borca ve borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. 4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1). Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1). 6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1).

Mahkememizce anılan hüküm doğrultusunda, davacı defterleri üzerinde serbest mali müşavir ve muhasebeci bilirkişiden alınan bilirkişi raporlarından; davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, takibe konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunda ara karar tesis edilerek dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ise de davalı yan ticari defter ve kayıtlarını mahkememize ibraz etmediğinden davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamış, bu nedenle rapor alınamamıştır.

Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları ve davalı tarafça vergi dairesine beyan edilen Ba formları ile davacının takibe konu 558.072,41-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun tespit olunduğu, davacının davaya konu takip dosyası nedeniyle davalıdan 558.072,41-TL alacağının bulunduğu sabit olmakla, davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin 558.072,41-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek davacı yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmiş, 6100 Sayılı HMK nın 326. Maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına kabul edilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1.Davanın kabulü ile davalının İzmir...İcra Dairesinin ...esas sayılı icra dosyasına itirazının iptali ile anılan takibin 558.072,41-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına,

2.Alacak likit- belirlenebilir olduğundan hüküm altına alınan miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 111.614,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 38.121,93-TL nispi ilam harcından, 9.530,49-TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 28.591,44-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,

4.Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00- TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 87.710,86-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,

6.Davacının yatırmış olduğu 427,60-TL başvurma harcı ve 9.530,49-TL peşin harç toplamı olan 9.958,09-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

7.Davacının yapmış olduğu 657,50-TL'si tebligat-posta gideri ve 3.500,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 4.157,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

8.Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin, davalı üzerinde bırakılmasına,

9.HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,

İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.