Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/206
Karar No
K. 2025/600
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/206 Esas
KARAR NO: 2025/600
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 10/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava, Trafik Sigortası'ndan dolayı sigorta şirketinin sigortalısına yönelttiği rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki ilişki her iki tarafın da tacir olması ve taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle, Sigorta Hukuku TTK'da düzenlendiğinden ve TTK'da düzenlenen hususlar ticari iş niteliğinde olduğundan işbu davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, davacı müvekkilinin ikamet adresi Şişli/İstanbul olduğunu, işbu yetkili mahkemelerden biri de istanbul mahkemeleri olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili ile sigortalı davalı ... Araç Kiralama Anonim Şirketi arasında .../0 poliçe numaralı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile ... ... plaka numaralı araç 05.03.2022 - 05.03.2023 tarihleri arasında sigortalandığını,

16.08.2022 tarihinde, maliki ... Araç Kiralama Anonim Şirketi olan ve sürücüsü olay yerini terk eden ancak sonrasında tespit olunan ... ... plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde, ... Sigorta A.ş. tarafından 13/... numaralı hasar dosyası ile kazada zarar görenlere ₺ 22.671,00 tazminat ödendiğini, sigortalı aracın sürücüsü kusurlu olduğunu ve firari olduğunu, ilgili ödeme konu kazada zarar gören ... tarafından bakiye değer kaybı talepli Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 27/04/2023 – 2023.E... sayılı başvurusu üzerine verilen 30/12/2023 – K-2023/... sayılı kararına ilişkin olarak 22.671,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket, rücu bedelini icra takibine konu yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, davalıların borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, .... İcra Müdürlüğü 2024/... E.. sayılı dosyasına vaki itirazın 22.671,00 tl alacak açısından iptali ile takibin 21.12.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı çöp aracı, ... Mahallesi, ... Sokakta ilerlerken park halindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olayın yaşanmasının ardından taraflar arasında anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, davacı tarafça iddia edildiği gibi müvekkili araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi söz konusu olmadığını, anlaşmalı kaza tutanağında ... plaka sayılı çöp aracının sürücüsü ... "kullandığım ... plaka sayılı araçla ... sokakta park halindeki ... plaka sayılı aracın sağ ön kapı ve sağ arka kapı ile arka çamurluğuna hasar verdim" şeklinde görüşünü yazdığı ve imzaladığı; dava dışı ...'nın ise "... sokakta park halindeki ... plaka sayılı aracıma, ... plaka sayılı çöp aracı sağ ön kapı, sağ arka kapı, arka çamurluğuna hasar verdi" şeklinde görüşünü yazdığı ve imzaladığını, müvekkili şirketin maliki olduğu aracın sürücüsü davacının iddiası gibi olay yerini terk etmiş olsa idi kaza tespit tutanağı tutulamayacağını, müvekkili şirketin maliki olduğu aracın sürücüsü ... gece 23.30-00.00 saatlerinde Belediye faaliyetleri kapsamında çöp makinesi ile çalışma yaptığı sırada meydana gelen kaza sonrası park halindeki aracın sürücüsüne anında ulaşamadığını ve işini yapmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı araç, kaza tarihini de kapsar şekilde dava dışı.... A.ş.'ye kiraya verildiğini, ... şirketi tarafından da 2019/... İhale Kayıt No'lu Sözleşme kapsamında ... Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'ne uzun süreli olarak kiraya verildiğini, kazaya karışan aracın sürücüsü ... da müvekkili şirket bünyesinde çalışması bulunmadığını, müvekkil şirketi davaya konu aracın sadece maliki ve kiralayanı olduğunu, işleteni olmadığını, kiralanan aracın işletilmesi, kullanımı esnasında alınacak tüm önlemler ve çalışacağı alan tamamen kiracı olan kurumun takdiri dahilinde olduğunu, sürücünün müvekkili şirket bünyesinde çalışması da bulunmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkil şirket aleyhine tespit olunan kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın meydana geldiği anda davacının aracı, park için ayrılmış bölümde park halinde olduğunu, davacı taraf ... plaka sayılı aracını park alanından dışarı taşırdığını ve araç taşıt yolu üzerinde kalarak aracını nizami şekilde park etmediğini, müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ise geniş ve uzun olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyası, sigorta poliçesi, kaza ve tespit tutanağı, sürücü belgesi, ruhsat, hasar fotoğrafları, 22.671,00-TL'lik ödeme dekontu, araç kiralama sözleşmesi, ... Belediyesi tarafından imzalanan Yer Teslimi ve İşe Başlama Tutanağı ve Hizmeti Alımına Ait Sözleşme, Sigorta Tahkim Komisyonu Kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

Makine Mühendisi bilirkişi Hakan Karadağ tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Olan trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç malikinin ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, park için ayrılmış alana aracını nizami olarak park etmiş olduğu, olan kazaya etkisinin olmadığı, Dava konusu ... plakalı, 2017 model ... marka aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının kaza tarihi itibarıyla 25.000,00 TL olacağı tespit edilmiş, davacının icra ile talep ettiği 12.000,00 TL değer kaybı miktarının makul olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 16/08/2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının sigortalısının olay yerini terk etmesi sebebiyle zarar görene ödenen hasar bedeline dair .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu ve zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 16/08/2022 tarihinde kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucunda ... plakalı aracın zarar gördüğünü, araç malikine 21.12.2023 tarihinde 22.671,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davalı sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu hakkının bulunduğunu, bu nedenle ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin olay yerini terk etmediğini, kaza tespit tutanağının müvekkil tarafından imzalandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, aracın belediye faaliyetlerinde kullanılan çöp aracı olduğunu, o an için araç sahibine ulaşılamadığı için ve işine devam etmesi gerektiğinden müvekkilinin olay yerinden ayrıldığını husumet itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 01/11/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/...

E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde;

davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine; 95.000,00- TL asıl alacak, 6.630,21- TL işlemiş faiz ve 3.619,90-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.250,11-TL borcun ödenmesi amacıyla 01/02/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 24/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/03/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/...

E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde;

davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine; 22.671,00- TL asıl alacak, 380,13- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.051,13-TL borcun ödenmesi amacıyla 27/02/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 02/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29/02/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Açıklamalara göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıdan rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde davalı şirketin maliki bulunduğu ... plakalı aracın 05/03/2022 başlangıç ve 05/03/2023 bitiş tarihli, .../0 poliçe numaralı ZMMS sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu anlaşılmıştır.

KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.

Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesi (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.

Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez.

Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/2411 E. 2018/74 K. Sayılı ilamı; '' Bu halde, ... plakalı sürücünün kusurlu- alkollü olması ve firar etmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığı iddia edildiği, salt olay yerinin terk edilmesi veya sürücünün olay yerinden firar etmesi rizikonun ve dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli olmadığı, yine birleşen davada kusur da dahil olmak üzere kanıtlanamayan bu hususların sigortalıya rücu sebebi de olmadığı, yine dosya kapsamı itibariyle ... plakalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu sabit olmadığı gibi kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğine dair bir delil bulunmadığı...'' şeklindedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/3746 E.2015/12005 K.Sayılı ilamı; '' olay yerinden firar ettiğine ve rizikoyla ilgili belge ve bilgileri vermediğine dayanarak sigortalı belediye hakkında bu davayı açmıştır... Sürücünün alkollü, ehliyetsiz olduğu da ileri sürülmemiştir. Bu durumda mahkemece rücu şartları bulunmadığından ve davacı tarafça somut delillerle ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru değildir.'' şeklindedir.

Karayolları Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlar'ın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B4. Maddesinin f bendi; '' Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.'' şeklindedir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 16.08.2022 tarihinde saat 23:30'de, Sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonu ile İstanbul İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak üzerinde seyir halinde ilerlerken, kaza mahalline geldiğinde aracı ile park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ön kapı, sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği , davanın kara yolları zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup taraflar arasında kaza tarihini kapsayacak şekilde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunduğu, kaza sonucu davacının poliçe kapsamında dava dışı araç sahibine ödemede bulunduğu sabittir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde salt olay yerini terk etme haline dayanmakta olup; sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni olarak kabul edilmemektedir. Dosyaya sunulan tüm beyan, belgelerden anlaşılacağı üzere davaya konu kaza sebebiyle zarar gören dava dışı kişiye sigorta kapsamında ödeme yapıldığı, yani zarar verenin aracını sigortalayan sigorta şirketine ulaştığı, kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazaya sebebiyet veren sürücünün çöp aracı olduğu, kazanın meydana geldiği saatin gece geç saatte olduğu, bu zaman diliminde park halindeki aracın sahibine ulaşılmasının mümkün olmayacağı, aracın çöp arabası olarak kullanılmasından kaynaklı belediye tarafından verilen hizmetin aksamaması adına olay yerinden ayrılmanın hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşıldığından davalının fiilinin olay yerini terk etmek amaçlı olmadığının anlaşıldığından araç sürücüsünün olay mahallini terk etmek maksadıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı bu sebeple davacı şirketin Genel Şartlar 4/f maddesine dayanarak davalıdan rücuen tazminat talep ve dava hakkı bulunamayacağı Mahkememizce kabul edilmiş bu sebeple davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davalının kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Davalının kötü niyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 22.671,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog