20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1670 - 2025/1896
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2022
NUMARASI : 2021/196 E. - 2022/280 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2022 tarih ve 2021/196 E. - 2022/280 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2020/52446 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız olduğunu, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların çeşitli sınıflarda 2000 yılından bu yana tescilli olup yoğun bir şekilde kullanıldığını, davalı tarafından tescili talep edilen markanın, müvekkilinin "..." ibareli markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, "... ..." ve "... ..." ibareli müvekkili markalarında kullanılan sarı ve yeşil renklerin, davalı tarafından aynen kullanıldığı gibi aynı düz yazı şekli ve tertip tarzı kullanılmak suretiyle müvekkili markalarının taklit edildiğini, "..." ibaresinin, müvekkilinin ofis/işyeri için gerekli olan malzemelerin satışına yönelik "..." mağazaları olduğu veya müvekkilinin "..." mağazalarının bir iştiraki olduğu algısı yarattığını, bu sebeplerle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun hem aynı hem de ilintili mal ve hizmetler için yapıldığını, müvekkili markalarının tanınmış marka haline geldiğini, halk tarafından müvekkilinin tanınmış "..." markası ile ilişkilendirilecek ve tanınmış markanın itibarının zedelenmesi sonucunu doğuracak olan marka başvurusunun reddinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-3521 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markalarının şekil ve ibarelerinin birbirinden farklı olduğunu, markaların kavramsal olarak farklı bulunduğunu, davacı tarafa ait markalar ile müvekkiline ait marka her ne kadar aynı sınıfta olsa da markalarının sadece internet üzerinden satış yapmak için kullanıldığını, davacı markaları altında ise mağazalar işletildiğini ve müşterilerin fiziki olarak alışveriş yaptığını, bu sebeple her iki markanın hitap ettiği kesim yönüyle de birbirinden ayrıldığını, hem genel görünüm hem de diğer unsurlar açısından müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, uyuşmazlık SMK'nın 6/1 maddesi anlamında çözüme kavuştuğundan, davaya konu markanın tescili halinde SMK'nın 6/5 maddesinde düzenlenen koşulların da somut olayda ortaya çıkmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-3521 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2020/52446 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, mahkeme kararının aksine Kuruma itiraz aşamasında ileri sürülen ve mesnet olduğu iddia edilen davacı markaları ile başvuru konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarının ilgili tüketici nezdinde kabule konu mal ve hizmetler bakımından birbirinin serisi olarak algılanmasının mümkün olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu, bu durumun istinafa konu mahkeme kararında dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin hitap ettiği tüketici kitlesinin internet kullanıcıları olduğunu, bu tüketicilerin bilinç düzeyinin daha yüksek bulunduğunu ve bu tüketiciler nezdinde markalar arasında bir iltibastan söz edilemeyeceğini, davacı markaları ile müvekkiline ait olan ve sadece internet satış hizmetlerinde kullanılan marka arasında çok ciddi farklılıklar olduğunu, dolayısıyla istinafa konu mahkeme kararının aksine taraf markalarının ilgili tüketici nezdinde birbirinin serisi olarak algılanmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu markada aynen yer aldığı, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin anlamsal bağımsızlığını yitirmemesi ve markaların benzer renk kompozisyonları ile oluşturulması karşısında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabul edilemeyeceği, her ne kadar davalı tarafça "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuşsa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1582E -2023/4893K, 2021/6098 E-2023/1000K, 2017/2531 E-2018/8033K, 2017/2532 E-2018/7997 K, 2016/1062 E-2018/7997K sayılı ilamlarında "..." ibaresinin ayırt edici olduğu kabul edilerek, davacının "..." ibareli markaları ile "... ..." ibareli markalar benzer kabul edildiğinden, davalıların bu savunmasının yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.