4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/10303 E. , 2025/9621 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 8.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapılması nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüde düşülmediğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 430.000,00 TL'nin 15.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının vekalet ücretinin maktu ücret altında kalamayacağı gerekçesiyle kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti dışındaki hükmünün aynen ifasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; geçersiz maluliyet raporu ve eksik evrakla ile başvuru yapılması nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunun iyileşme süresi tamamlanmadan alındığını, davacının ikametgahına en yakın hastaneden alınmadığını, medikal rapor ile çeliştiğini, rapor temini için müvekkilinden talep yazısı alınmadığını, kusur oranlarının net olarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkili nezdinde alınan kusur raporunda davacının KTK'nın 52-a maddesi uyarınca %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini ancak İtiraz Hakem Heyetince itirazlarının dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadıklarını, SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, sürekli engel oranına göre geçici iş göremezlik süresinin çelişkili olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, her ne kadar ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 30.06.2022 tarihli raporu ile davacıdaki maluliyet oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak %13 olarak kabul edilmiş, davacı vekili tarafından bu orana göre talep artırımında bulunulmuş ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından bu doğrultuda karar verilmiş ise de, dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır.
Şöyle ki; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in “Engel oranları alan kılavuzu”ndaki "Kas-iskelet sistemi" başlığı altında 3. maddede yer alan "Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları" bölümünde; “Engellilik, hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişinin özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, kaza tarihi 10.07.2021, rapor düzenleme tarihi ise 30.06.2022 olup davacının yaralanmasının alt ekstremiteye (kalça kırığı) ilişkin bulunduğu hususları dikkate alındığında, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında Yönetmelik ile belirlenen bir senelik zaman diliminin geçmemiş olduğu, karara esas alınan raporun davacının iyileşme süresi (bir sene) dolmadan düzenlendiği ve bu hali ile raporun karar vermeye elverişli ve yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının kaza tarihi itibarı ile geçerli mevzuat ve ekinde yer alan hükümlere göre belirlenmesi için davacının ikametgahına en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3.
HMK'nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, tarafların kusur dağılımına yönelik olarak rapor alınmamış, trafik kazası tespit tutanağındaki sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekilinin kusur itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre her ne kadar sürücünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı belirtilerek sürücü tam kusurlu bulunmuş ise de dosyada kusur durumuna ilişkin olarak alınmış bir kusur raporu bulunmamaktadır.
Bu durumda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin olarak (Savcılık-ceza yargılaması aşamasında alınan kusur raporu varsa getirtilerek) dosyadaki tüm delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine ,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.