12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/4228 E. , 2025/6372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili ve o Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 27.121,90 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce '' eksik manevi tazminata hükmolunması, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, davacı tarafça dava dilekçesinde hükmedilen tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden yasal faize hükmedilmesi talep edilmiş olmasına rağmen gözaltına alınma tarihinden yasal faize hükmedilmesinin '' kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuş, bozma ilamı üzerine mahkemece davanın kısmen kabulü ile 13.754,46 TL maddi ve 53.700,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce '' davacı aleyhine eksik maddi tazminata hükmolunduğu'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine Mahkemece üzerine 24.942,92 TL maddi ve 53.700,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;ükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna,
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz sebepleri; hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/32 Esas – 2012/200 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tasarlayarak kasten öldürme suçundan 13.08.2009-20.11.2012 tarihleri arasında 1195 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.10.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 20.520 TL olduğu; davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 78.642,92 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olmadığı anlaşılmış, tebliğnamedeki bu konuda ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1.O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Her ne kadar CMK'nın 142/8. maddesinde, koruma tedbirlerine ilişkin tazminat taleplerine ilişkin kararlara karşı,
Cumhuriyet savcısının kanun yoluna müracaat edebileceği belirtilmiş ise de, Ceza Genel Kurulunun 12/12/1977 tarih, 393/435 sayı ve 23/03/1992 tarih, 3/68-91 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişisel hakka ilişkin taleplerle ilgili Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunamayacağı; şahsi hak talebine ilişkin tazminat davasında, belirlenen tazminat miktarına yönelik tarafların temyiz isteminde bulunmaması halinde,
Cumhuriyet savcısının bu hususa ilişkin ayrıca temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.