Esas No
E. 2025/3213
Karar No
K. 2025/10271
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2025/3213 E.  ,  2025/10271 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2770 E., 2024/2452 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/127 E., 2023/236 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının daha kolay emekli olabilmek için iş arayışına girdiğini ve bir akrabasının vasıtası ile ... ... ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışarak yurt dışında çalıştığı süreleri borçlanarak bedelini ödediğini ve kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurum denetmeni tarafından davacının çalışmasının iptal edilmesi sonucunda davacıya yersiz olarak 90.892,72 TL aylık 6.698,51 TL ikramiye ödendiği gerekçesi ile borç tahakkuk ettirildiğini, davacının ,, ... ait iş yerinde şoförlük ve takip işleri yaptığını, davacının bahse konu iş yerinde çalıştığına ilişkin çok sayıda şahitlerinin olduğunu belirterek davacının iptal edilen 4/a sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, 4/a kapsamındaki yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren devamına ve aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 04.12.2017 tarihli raporda, alınan ifadeler ve incelemeler sonucunda davacının ... Reklam Ajans Org. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde davacıyı çalışan hiç kimsenin tanımadığını, ayrıca kendisi tarafından ... Reklam Ajans Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde kesinlikle çalışmadığını, 2 yıl önce sigortasının yapılması için İstanbul'a para yolladığını, ancak kime para yolladığını hatırlamadığını, bu işlemin kanunen yanlış olduğunu bilmediğini, sadece sigortasının yapılmasını istediği şeklinde beyanda bulunduğunu davacının çalışmadığının açık bir şekilde ortada olduğunu, Kurumca yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 4/a kapsamındaki çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olmadığının değerlendirildiği, Kurumca yapılan iptal işleminin yerinde olduğu, davacının yurt dışı hizmet borçlanması yaptığı tarihte Türkiye'de hiçbir sigortalılık statüsüne tabi olmaması nedeniyle borçlanmanın 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği, davacının 4/b kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için en az 5400 günlük prim ödemesinin olması gerektiği, davacının halen 5000 gün prim ödemesi dikkate alındığında davacının bu durumda yaşlılık aylığına da hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının çalışmalarının fiili ve gerçek çalışmaya dayalı olup bildirimlerinin usulüne uygun olduğunu, Kurum işlemlerinin yanlı ve haksız olup yapılan borç tahakkukunun iptali yerine yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava dışı işverenler nezdinde geçen hizmetlerinin fiili olup olmadığının tespiti ile davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin hatalı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.