Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/5085
Karar No
K. 2024/4838
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/5085 E.  ,  2024/4838 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/5085
Karar No: 2024/4838
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Odaları Birliği (...)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...Bakanlığı
VEKİLLERİ: Av. ... - Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Bakanlık tarafından, Yeminli Mali Müşavir ...hakkında Adana Yeminli Mali Müşavir Odasınca "12 ay geçici olarak olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezasının TÜRMOB Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararıyla kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, cezaya muhatap Yeminli Mali Müşavir tarafından tasdik işlemleri yapılırken KDV iade tutarlarının doğru olup olmadığı konusunda yeterli inceleme yapılmadığı, mal ve nakit hareketleri tetkik edilerek yanıltıcı belge kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığı, tasdik yetkisini gerçeğe aykırı bir biçimde kullandığı, yasal defter ve belgeler, şirketin fiili vaziyeti, kapasite ölçüsü gibi kriterlerin gerektiği kadar irdelenmediği ve mukayesesinin yapılmadığı, şirketin mal alımı yaptığı firmaların tamamına yakınının sahte belge tanzim eden firmalar olduğu, tahsil edildiği belirtilen çeklerin muvazaaları olduğu, ancak davacının satıcı firmalar hakkında karşıt tetkik ile yeterli bir araştırma yapılmadığı için söz konusu hususların aydınlatılmadığı, bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle ilgili mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; meslek mensubunun tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla, ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davranması veya tasdik yetkisinin kasten gerçeğe aykırı olarak kullanması fiilinden dolayı geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasıyla cezalandırılacağı, dava konusu olayda, davacının mükellefi olan şirketin mal alım satımı yaptığı firmaların tamamına yakınının sahte belge kullandığının ve tahsilatı yapıldığı belirtilen çeklerin muvazaalı olduğunun anlaşıldığı, oysa davacı tarafından tutulan KDV İadesi Tasdik Raporlarında bütün işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığının belirtildiği, ancak bu hususta herhangi bir bilgi veya belgenin sunulamadığı görüldüğünden, 3568 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca yaptığı tasdiklerin doğruluğundan sorumlu olan meslek mensubunun, gerçek bir alım satım olduğu konusunda kuşku bulunan bir ticari ilişkide, gerçek bir ticari ilişki varmış gibi KDV İadesi Tasdik Raporları düzenlemesi fiili karşılığında Disiplin Yönetmeliğinin 7/g maddesi uyarınca 12 ay süre ile geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasıyla cezalandırılması gerektiği, dolayısıyla dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, madde metninde anılan suçun manevi unsurunun "kasıt" olarak belirtildiğinin görüldüğü, dava konusu olayda, kasıt unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun incelenmesinden, davacının, gerçek bir ticari ilişki olduğu konusunda kuşku bulunan bir olayda, bütün işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, malların alım-satımının usulüne uygun olduğunu belirttiği, ancak söz konusu olayda, anılan şirketler arasında malların alım satımını teyit eder nitelikte herhangi bir belge sunamadığı dikkate alındığında, doğruluğunu tespit edemediği bir alım satım ilişkisini, gerçek bir ticari ilişkiymiş gibi KDV İadesi Tasdik Raporu düzenlemesine yönelik fiilinde kasıt unsurunun oluştuğu, diğer yandan, davalı idarece vergi müfettişi tarafından düzenlenen görüş ve öneri raporunda ... Ltd. Şti.'nin sahte belge düzenleyicisi olduğuna yönelik sonuca hangi tespite istinaden ulaşıldığına ilişkin tek bir belirleme yapılmadığı iddia edilmekte ise de, ilgili vergi müfettişi tarafından ilgili şirketin mal alımı ve satımı yaptığı tüm mükelleflerin GİBİNTRANET sistemi üzerinden sorgulandığı, bu sorgulama sonucunda ticari ilişkide olduğu firmalardan mal veya hizmet sattığı firmaların; sahte belge düzenleme yönünden incelemesi, kısmi sahte belge düzenleyicisi, sahte belge düzenleme olumsuz tespiti ve tamamen sahte belge düzenleyicisi oldukları yönünde tespitlerin yapıldığı, mal veya hizmet satın aldığı firmalar yönünden de sahte belge düzenleme incelemesi olduğu ile sahte belge düzenleyicisi olduklarının ortaya konulduğu, ilgili şirketten mal veya hizmet aldığını bildiren şirketlerden ... Ltd. Şti. hakkında yapılan karşıt tespitte en nihayetinde, ... Ltd. Şti'nin ciro ettiği çekleri ... adında bir kişinin tahsil ettiğini ve bu kişinin tahsil ettiği çeklerin muvazaalı olduğunun tespit edildiği, yine mükellef kurumun ciro ettiği çekleri tahsil eden ...'nın da tahsil ettiği tüm çeklerin muvazalı olduğunun tespiti edildiği, öte yandan idarenin belirttiği hususların yani vergi tekniği raporunda belirtilen hususların doğru olup olmadığının hukuki denetiminin mahkemenin görev alanında bulunmadığı başka bir anlatımla vergi mahkemelerinin görev alanında bulunduğu, dolayısıyla somut vakıada meslek mensubunun tasdik işlemlerini yürüttüğü dava dışı ... Ltd. Şti.'nin mal alım ve satım yaptığı firmalar hakkında sahte belge düzenleyicisi olma/ sahte belge düzenleme incelemesi devam etme/ sahte belge düzenleme yönünden olumsuz tespit bulunduğun ortaya konulması, ... adlı kişinin tahsil ettiği çeklerin muvazaalı olduğunun tespit edilmesi, yine meslek mensubunun tasdik işlemlerini yaptığı mükellef kurumun ciro ettiği çekleri tahsil eden ...'nın da tahsil ettiği tüm çeklerin muvazalı olduğu hususunun ortaya konulması ve bu tespitlerin hukuken varlığını sürdürmesi karşısında, bu tespitler yok sayılarak meslek mensubu hakkında verilen cezanın ortadan kaldırılmasının bu aşamada hukuken mümkün bulunmadığı, zira bu tespitlere istinaden ilgili şirket/müteselsil sorumlu meslek mensubu hakkında vergisel yönden açılan davaların bulunduğu, UYAP Entegrasyon Sistemi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda meslek mensubu hakkında müteselsil sorumluluk kapsamında vergisel yönden açılan davalarda; ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla ödeme emirleri ile alakalı usuli eksiklikten dolayı iptal kararlarının verildiği, başka bir anlatımla söz konusu iptal kararlarının inceleme aşamasında yapılan tespitlere ilişkin değil, vergi dairesi tarafından yapılan idari muamele olan tebliğ aşamasına ilişkin olduğu ve yargılamaların Danıştay aşamasında devam ettiği, dolayısıyla meslek mensubunun cezalandırılmasına dayanak teşkil eden vergi tekniği raporu ve/veya görüş ve öneri raporunda yer alan tespitlerin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyan herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin anılan iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf' başlıklı 45. maddesinde; '1(1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. (6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı Kanun'un "Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Uyuşmazlıkta, Yeminli Mali Müşavir ... hakkında Adana Yeminli Mali Müşavir Odasınca "12 ay geçici olarak olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezasının TÜRMOB Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararıyla kaldırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, yeminli mali müşavirlik mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,

2.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog