37. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2461
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2025
NUMARASI : 2023/515 2025/607
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; iş bu dosya üzerinden yapılan karar duruşmasında açıkça 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36. Maddesine aykırı davranması nedenleri ile öncelikle çekinmesini aksi takdirde ise reddini talep ettiklerini, müvekkilinin kişisel davranışlarına göre kanaat bildirmesinin açıkça haksız bir eleştiri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hakimin objektif davranma yükümlülüğünden saptığını, hakim tarafından kanunun izin verdiği haller dışında kanaatini kullanarak hareket etmesinin de beklenemeyeceğini, verilen karar incelendiğinde görüleceği üzere davalı tarafça dahi kabul edilen olgular üzerinden hareket etmediğini, tam tersine sunulmayan deliller üzerinden hareket ettiğini ortaya koyduğunu, müvekkilinin kişilik ve görünüşüne bakarak hareket edilmesi ve bu durumu da kanunlara aykırı bir şekilde hükme esas almasının açıkça ret sebepleri arasında yer alan bir durum olduğunu, bu nedenle hakimin reddini talep ettiklerini, müvekkilinin duruşma esnasında söz alarak konuşmasının engellendiğini, bu engelleme ile hukuki dinlenilme hakkının da ihlal edildiğini, İstanbul Anadolu 3.ATM ... Esas ve İstanbul Anadolu 32.Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/596 Esas sayılı dosyaların incelenmesiyle görüleceği üzere müvekkillerin bu dosyalar üzerinden dava konusu yapılan konularda da aldatıldığını, bu davalarda davanın kabulüne kararı verildiğini, iş bu dosyaların da incelenmesinden sonra davanın reddine karar verilmesinin anlaşılamadığını, müvekkili tarafından dava konusu edilmiş olan taşınmaz İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, Sultançiftliği Mah. ... Ada, 29 Parsel'de davacı müvekkil tarafından inşaat yapımı üstlenen yere; davalının inşaat malzemesi göndermesi koşulu ile devredildiğini, davalıların bir bütün halinde müvekkilini aldatma yolu ile taşınmazın devrini kendilerine devrini sağladığını ancak herhangi bir inşaat malzemesini vaat edildiği gibi göndermediğini, bilirkişi raporu, davalının sunmuş olduğu cevap ve itiraz dilekçelerinde, taraflara ait ticari defter ve belgelerde bu durum açık bir şekilde görüldüğünü, davalı taraf herhangi bir mal teslimi yaptıklarına dair bir irsaliye sunamazken bunun yanında herhangi bir fatura da ibraz etmediklerini, ispat yükü ise davalı tarafta olduğu verdikleri cevap dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazda açıkça görüldüğünü, 29.05.2025 tarihli dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda "Giden malzemenin 142.000,00 TL gidecek malzemenin 238.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı" şeklinde yazıldığı iddia olunsa da; davacı müvekkiline kararlaştırılmış olan malda teslim edilmediğini, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu, dava konusu taşınmazın durumu ve taleplerimizin haklılığı açısından yeterli ve açık olup davanın kabul edilmesi beklenirken kanaate dayalı reddine karar verilmesi açıkça ön yargı sonucu olduğunu, hakimin yargı görevlerini tarafsız önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmesi gerektiğini, hakimin kamuya açık olsun veya olmasın herhangi bir şahıs ya da mesele konusunda adil yargılamayı etkileyebilecek herhangi bir yorum da yapmaması gerektiğini, ileri sürerek; izah olunan nedenlerle birlikte resen gözetilecek hususlar değerlendirildiğinde, Hakim ... (...) tarafından çekinme hakkının kullanılması, aksi kanaat hasıl olursa hakimin reddine karar verilmesini, çekilme ve ret taleplerinin kabulüne karar verildiği takdirde .. tarafından verilen karar ile yukarıda yazılan ilkelere aykırı yapılan tüm işlemlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında görülen dava sırasında davacılar tarafından mahkemece karar verilmesi sonrasında sunulan ret dilekçesi ile reddi hakim talebinde bulunulmuştur. Davayı gören mahkeme hakimi tarafından ise reddi hakim talebinin HMK'nın 41. maddesi gereğince geri çevrilmesine karar verilmiş, verilen ara kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.Hakimin reddi müessesesi 6100 Sayılı HMK'nın 36. maddesinde düzenlenmiştir. HMK 36. maddesi gereğince "Hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde, taraflardan biri Hakimi reddedebileceği gibi, Hakim de bizzat çekilebilir, özellikle aşağıdaki hallerde hakimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir." şeklinde düzenleme ile ret sebepleri bildirilmiştir.Hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren bazı hallerde hakim ya kendi kendini reddeder ya da taraflardan biri hakimi reddedebilir. Hakimin reddi sebepleri madde HMK'nın 36.maddesinde düzenlenmiş olup, sınırlı sayılmamıştır. Yani yasak (çekinme) sebeplerinin düzenlendiği aynı yasanın 34.maddesindeki yasaklılık sebepleri gibi sınırlı değildir, az veya çok takdire bağlıdır. Bunun içindir ki ret sebeplerinin varlığı başka bir hakim (merci) tarafından araştırılıp tespit edildikten sonra, hakimin reddi talebi yani hakimin o davaya bakıp bakamayacağı değerlendirilir. Ret kişiseldir. Ancak Hakim reddedilebilir, mahkeme reddedilemez. Hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan her biri hakimi reddedebilir.Hakimin reddi sebebini bilen tarafın ret talebini öğrendiği tarihten itibaren derhal ve en geç ilk oturumda mahkemeye bildirmesi gerekir. (38/1) Bu, ret sebebinin ilk duruşmadan önce bilinmesi hali için geçerlidir. Eğer ret sebebi birinci duruşmadan sonra öğrenilirse ret sebebinin de en geç ondan sonra gelen ilk duruşmada yeni bir işlem yapılmadan önce ileri sürülmesi gerekir. Ret istemi hüküm verilinceye kadar ve HMK 38/1'de belirtilen süreye bağlı kalınarak yapılabilir.Ret talebini incelemeye yetkili merci 6100 Sayılı HMK madde 40' ta düzenlenmiştir. Anılan madde; "Hakimin reddi talebi, 1-Reddi istenilen hakim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece, 2-Reddedilen Hakim katılmamasından dolayı mahkeme toplanamıyor ya da mahkeme tek hakimden oluşuyor ise ret talebi o yerde Asliye Hukuk Hakimliği görevini yapan diğer mahkeme veya Hakim tarafından incelenir. O yerde Asliye Hukuk Hakimliği görevi tek Hakim tarafından yerine getiriliyorsa, o Hakim hakkındaki ret talebi Asliye Ceza Hakimi varsa onun tarafından yoksa en yakın Asliye Hukuk Mahkemesince incelenir..." hükmünü içermektedir.HMK'nın 41/1.maddesinin a, b ve c bentlerinde sınırlı olarak hakimin reddi talebinin hangi hallerde geri çevrilebileceği belirtilmiş olup, bunların dışında bir sebebe dayalı olarak geri çevrilme kararı verilemez. Bunlar; ret talebinin süresinde yapılmamış olması, ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemesi, ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması hallerinden ibarettir. Anılan yasa hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere hakimin reddi talebinin usulüne uygun şekilde yapılması halinde buşvurulacak inceleme usulü ile ret talebinin geri çevrilmesi üzerine yapılacak işlemler ve sonuçları farklıdır. Zira, HMK'nun 41. maddesinde belirtilen koşulların bulunması halinde hakimin reddi talebi davaya bakan hakim tarafından geri çevrilip hakimin davaya devam etmesi mümkün iken usulüne uygun bir ret talebinin mevcut olması durumunda uygulanacak ret usulünde (HMK md.
38.öngörülen aşamalar tamamlanmadan hakimin davaya devam etmesi mümkün değildir.HMK'nın 41. maddesi uyarınca (1)Hâkimin reddi talebi, aşağıdaki hâllerde kabul edilmeyerek geri çevrilir: a)Ret talebi süresinde yapılmamışsa. b)Ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse. c)Ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.(2)Bu hâllerde ret talebi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla; tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.(3)İlk derece mahkemesinin bu kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyeleri hakkındaki kararlarına karşı da temyiz yoluna ancak hükümle birlikte başvurulabilir.Dosya kapsamına göre somut olayda, davacıların yapmış olduğu hakimin reddi talebinin HMK'nın 41. maddeleri uyarınca mahkemece geri çevrilmesine karar verilmiş olup, davacıların hükümden sonra hakimi reddettikleri, mahkemecede yukarıda beyan edilen gerekçelerle süresinde ve inandırıcı delil - emare olmaması nedeni ile 41. Madde kapsamında geri çevrilmesine karar verildiği; her ne kadar yasanın 41/3 maddesi uyarınca geri çevirmeye ilişkin kararlar ancak hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmişse de, red talebi ve kararın hükümden sonra verilmesi nedeni ile inceleme yapılmış ve ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla reddi hakim yönü ile verilen karar bakımından istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince,İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/515 D.İş, 2025/607 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 11/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere