Esas No
E. 2024/1008
Karar No
K. 2025/3120
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2024/1008 E.  ,  2025/3120 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/594 E., 2023/1064 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatife ait konutların davalı şirket tarafından satışa sunulduğunu, müvekkilinin 14.07.1995 tarihli sözleşme ile 1.blok 402 no.lu konutu satın aldığını, ancak üyelik kaydının yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitini ve hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline sözkonusu sözleşmede taraf olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satım sözleşmenin geçerli olmadığını, davacının kooperatife ortaklık başvurusunun bulunmadığı gibi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı talimat yazısına rağmen ödemelerini kooperatife yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Ürünleri Üretim Pazarlama Ltd. Şti. vekili, davaya konu meskenlerin yapımının ilk önce müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini ve diğer davalı şirketin verdiği yetkiye dayanarak kampanya yürüterek dairelerin satışını gerçekleştirdiğini, davacının da bu kapsamda daire satın alıp tüm ödemeleri yerine getirdiğini, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yaptığı teftiş sonucu işin sonlandırıldığını, müvekkilinin müşterilerine verdiği taahhütlerin kooperatife geçtiğini, kooperatifin bir kısım müşterileri kooperatif üye kabul ederken yönetimin değişmesi sonucu bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.12.2016 tarihli kararı ile davacı ile davalı şirket arasında taşınmaz satışı konusunda imzalanan adi sözleşmede davacının davalı kooperatife ortaklığına ilişkin bir ibarenin bulunmadığı ve kooperatifin sözleşmede taraf olmadığı, davacı edimini yerine getirse bile dava konusu taşınmazın davalı kooperatif adına olup kooperatif ile davacının doğrudan ilişkisi bulunmadığı, davacının kooperatife üyelik başvurusu ve kabulü olmadığı, şirketin iştirakçilerden topladığı ancak kooperatife aktarmayan para olduğu, davacıdan tahsil edilen paranın kooperatife aktarıldığının tespit edilemediği, davacının üyelik tespit ve tescil isteminde bulunup bedel istemediği gerekçesiyle davalı kooperatif aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 26.12.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı ... Ürünleri Üretim Pazarlama Ltd. Şti ile diğer davalı kooperatif arasında imzalanan inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirketin bir kısım inşaatları yaptığı, davalı ... şirketinin konutların kampanyasından sağladığı bedelin büyük kısmını inşaat sözleşmesinin feshi ile 31.12.1997 tarihi itibariyle davalı kooperatife devrettiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu durumda, davacı ...’in davalı şirketle yaptığı 14.07.1995 tarihli sözleşme kapsamında davalı şirkete ödemelerini yaptığı da Dairemiz bozma ilamı ile kesinleşmiş olduğundan davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı,

Davacının tapu tescil talebine ilişkin olarak ise; kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiçbir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu kanıtlaması gerektiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğu, kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen tapu vermiş ise davacının da varsa borcuna rağmen kooperatiften tapu iptal ve tescil isteme hakkının varlığı kabul edileceği, tapusunu alan herbir ortak yönünden bunları teslim aldığı tarih itibariyle kooperatife borcu olup olmadığının kooperatif defter, kayıt ve belgeleri incelenerek denetime elverişli ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi sonucu kooperatife borcu bulunan ortaklara tapularının verilmediğinin tespiti halinde davacının da bağımsız bölüm tapusunu almaya hak kazanabilmesi için dava tarihi itibariyle borcunun bulunmaması gerektiği, üyeye mevcut borcu ödeme olanağı sağlamak amacıyla borcun depo ettirilmesinin doğru olmayıp, davanın reddi gerektiği, YHGK'nun 15.06.2012 tarihli ve 16-145 E, 392 K. sayılı ilamı ve Dairemizin yerleşik uygulaması bu yönde olduğu, bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davacının kooperatife borçlu olup olmadığının, borçlu ise davacı ile aynı durumda olan ortaklara tapularının verilip verilmediğinin bilirkişi kurulu aracılığıyla tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi ile birlikte davalı Kooperatifin 30-40.000,00 TL kadar toplu ödeme ve aidat ödemesi halinde daire satın alan kişilerin üyeliğe kabul edildiğini, üyeliğin kabulü için başvurularına olumlu yanıt alamadığını beyan etmekle, kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığı açık olup, Yargıtay'ın üyeliğin tespiti yönündeki kararını kesinleştiren bozma ilamı sonrasında da kooperatife ödemenin yapılmadığı, bilirkişi incelemesi ile davacı ile aynı konumda olan ve olmayan ve tapu alan üyelerin kooperatife olan borçlarını tamamlaması sonrasında tapu devrinin gerçekleştiği anlaşıldığından, eşitlik ilkesi kapsamında da bir ihlal mevcut olmadığından davacının tapunun devri ve tescili talebinin reddi gerektiği, taşınmazın davalı Kooperatif adına tescilli olması çerçevesinde işbu davada ... Şirketinin husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davalı ... Ürünleri Üretim Ve Pazarlama Ltd Şti yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davanın ... Konut Yapı Kooperatifi yönünden de reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a)Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiği ve taşınmaz kapsamında hak sahibi olduğunun açık bulunduğunu,

b)Davalı kooperatif ve şirketin taşınmazın satışı için kooperatife ortaklık bedeli ödeneceğini şart koşmadığını, müvekkili üyeliğinin üyelik bedeli ya da aidat talebi olmadan kabul edildiğinden müvekkilinin borçlu olduğunun söylenemeyeceğini,

c)Müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin sabit fiyatlı garantili olduğunu, müvekkilinin sabit fiyatlı garantili konut satış sözleşmesinde yer alan edimlerini yerine getirdiğini, tüm edimlerini yerine getiren müvekkilinden başkaca ücret talep eidlmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin borcu bulunduğunu beyan etmediğini,

d)... Ltd.ştinden daire satın alan birçok kişinin kooperatif üyeliğine kabul edilip dairelerinin verildiğini, müvekkilinin de sözleşmede yer alan edimleri yerine getirdiğinden taşınmaza hak kazandığını,

e)28.06.1997 tarigli genel kurul kararı gereği davalı şirket ile kooperatif arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak kooperatife üye temin ettiğinin yani davalı kooperatif adına hareket ettiği sonucuna varıldığını,

f)Davalı kooperatifin kayıtlarının ETTK, TTK ve HMK anlamında hukuka uygun olmadığı sabit olduğundan bunların hükme esas alınmasının doğru olmadığı, ilgili kayıtların eksiksiz olduğu bilinmemekte olup gerekçeli kararda da “örnek olarak seçilen kişilere” göre değerlendirme yapıldığı yani kesin bir delil olmadığının anlaşıldığı, o halde müvekkilinin borçlu olduğu iddiası ile davasının reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, usule aykırı tutulan defterlerin hükme esas alınmasının doğru olmadığını,

g)Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini,

h)Bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmeden karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine,bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.