37. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2255
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/04/2025
NUMARASI : 2024/394 (DERDEST)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmemiş olmasına ve ne itirazın iptaline konu icra dosyasında ne de dava dosyasında davalı tarafça imzanın inkarına yönelik bir beyan olmamasına rağmen Mahkeme Hakimince "Dava dilekçesi ekinde 18.07.2023 tarihli davalı ... ve hazirun ..., hazirun ...'nun imzalarının yer aldığı belge eklenmek suretiyle davalıya ekli belgede yer alan imzaya itirazı olup olmadığı hususunda mahkememize iki haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunulması, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı takdirde imzanın kendisine ait olduğunun kabul edileceği ihtarını içerir muhtıra çıkartılmasına," şeklinde ara karar tesis edilerek davalıya yol gösterildiğini, 24/12/2024 tarihli duruşmada davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmemiş olmasına rağmen davalı tarafça savunmanın genişletilmesi mahiyetinde vakıa ve delil ileri sürülmüş, taraflarınca savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediğinden sunulan evrakları kabul etmedikleri ve muvafakat etmediklerinin bildirilmesine rağmen, Mahkeme hakimi tarafından HMK'ya açıkça aykırı şekilde vakıa ve evrak kabul edilmiş ve bu suretle HMK'nın savunmanın genişletilmesi yasağı kurallarına aykırı olarak davalı lehine usuli avantaj tesis edildiğini, yapılan usuli hatalar nedeniyle HMK'ya aykırı şekilde davalı lehine usuli avantaj tesis edildiğini bu nedenle reddi hakim talebinde bulunmuştur. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,
HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp,
HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacı tarafından, 5/11/2024 tarihli duruşmada alınan karar gereği olarak, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmemiş olmasına ve ne itirazın iptaline konu icra dosyasında ne de dava dosyasında davalı tarafça imzanın inkarına yönelik bir beyan olmamasına rağmen, Mahkeme Hakimince alınan ara kararda''.. "Dava dilekçesi ekinde 18.07.2023 tarihli davalı ... ve hazirun ..., hazirun ...'nun imzalarının yer aldığı belge eklenmek suretiyle davalıya ekli belgede yer alan imzaya itirazı olup olmadığı hususunda mahkememize iki haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunulması, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı takdirde imzanın kendisine ait olduğunun kabul edileceği ihtarını içerir muhtıra çıkartılmasına," beyan edilerek davalıya yol gösterilmiştir. Bu husus usul hukukuna hakim olan tasarruf ilkesine , taraflarca getirilme ilkesine, taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olduğu, tarafımızca savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediğinin belirtilmesine rağmen, Mahkeme hakimi tarafından HMK'ya açıkça aykırı şekilde vakıa ve evrak kabul edilmiş ve bu suretle HMK'nın savunmanın genişletilmesi yasağı kurallarına açıkça aykırı olarak davalı lehine usuli avantaj tesis edildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki, alınan ara kararın hakimin somutlaştırma ve aydınlatma hükümleri kapsamında olduğu, yol gösteri mahiyette olmadığı merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddeden aleyhine para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/394 D.İş, 29/04/2025 tarihli ara karar sayılı kararının KALDIRLMASINA,2-Davacı reddi hakim talebinin reddine,3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından reddeden bakımından disiplin para cezası tayinine yer olmadığına,4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 19/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU: Kesin olmak üzere