Esas No
E. 2025/1596
Karar No
K. 2025/1477
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1596 Esas

KARAR NO: 2025/1477 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/552 Esas (Derdest Dava Dosyası )
TARİH: 08/07/2025 (Ara Karar Tarihi )
KARAR TARİHİ: 25/09/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

İhtiyati Haciz Talep Eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirket tarafından 21.03.2025 tarihli ... nolu faturaya konu mallar davalı şirkete teslim edildiğini, buna karşılık, faturada belirtilen tutarın (154.272,34 TL) yalnızca 4.272,34 TL'lik kısmı ödendiğini, bakiye 150.000,00 TL borç ise ödenmediğini, taraflar arasındaki belirtilen ticari ilişkiden doğan ve faturaya dayalı alacağın ödenmemesi üzerine, davalı şirket aleyhinde, fatura ve cari hesap ekstresi dayanak gösterilmek sureti ile Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını fakat davalı şirket tarafından vekili marifeti ile haksız şekilde takibe itiraz edilmesi neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın itiraz dilekçesinde özetle, borcunun olmadığını, faturaya konu ürünlerin hatalı çıktığından tamamının iade edildiğini, icra takibine, borca, yetkiye, imzaya, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyanla takibin durdurulmasını talep ettiğini, ancak davalının, bahsi geçen itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, aynı zamanda maddi gerçekliğe de uygun düşmediğini, davalı itiraz dilekçesinde, tamamının iade edildiğini beyanla, faturaya konu tüm malları teslim aldığını ikrar ettiğini, öte yandan, davalının iadeye yönelik beyanının gerçek dışı olduğunu, hiç bir şekilde malları iade etmediğini, süresinden sonra veyahut kısmi iade talebini de kabul etmediklerini / etmeyeceklerini, hakeza ayıp iddiasını da kabul etmediklerini beyanla öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, davalının araç, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 08/07/2025 tarih ve 2025/552 Esas sayılı ara kararında;"......Talep edenin talep dilekçesi incelenmekle; öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerekmektedir, davasını açmış olup dosyada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği, alacağın varlığının yargılamayı geretirmediği anlaşılmakla talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-İhtiyati Haciz talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 08.07.2025 tarihli ara kararının usule, yasaya ve içtihatlara açık bir şekilde aykırı olduğunu, geçici hukuki koruma tedbiri niteliğindeki ihtiyati hacizde yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, nitekim, İİK madde 258/1 uyarınca alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesinin yeterli olduğunu, ihtiyati haciz talep eden alacaklının tam / kesin ispat değil, yaklaşık ispat yükü altında olduğunu, Davalı - borçlunun itiraz dilekçesinde faturalara konu malları teslim aldığını ikrar ettiğini, bu yönüyle faturaya konu malların davalı - borçluya teslim edildiği olgusunun ispatlandığını, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmediğini, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olduğunu, taraflarınca sunulan fatura, cari hesap ekstresi, kargo fişi, kargo elektronik teslim belgesi ve whatsapp yazışmalarıyla da yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, İhtiyati haczin yasal şartları somut uyuşmazlık yönünden gerçekleşmiş bulunduğu halde, aksi yöndeki ve hatalı bir kanaatle, ihtiyati haciz taleplerini reddeden ilk derece mahkemesi kararının hukuken isabetsiz olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçesinin ihtiyati hacze yönelik maddenin uygulanma imkanını bir anlamda ortadan kaldırmakta olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin hatalı ara kararının davalının mal kaçırması için zaman kazanmasına sebebiyet verdiğini, İhtiyati haciz kararı verilmediği takdirde yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacağın tahsil edilemeyeceğini ve bu suretle müvekkil şirketin telafisi imkânsız bir zarara uğrayacağını, öte yandan karşı tarafın olası zararlarına karşılık İİK 259 uyarınca taraflarından teminat da istenebileceği gözetilerek, ivedi olarak ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin hukuka aykırı ara kararının ortadan kaldırılması ve yasal şartları oluşan ihtiyati haciz taleplerinin kabulünün gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, bakiye fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.

İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü,

İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile, icra takibine dayanak faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, davalı borçlu vekili icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde ise ; İcra takibine konu edilen faturaya konu ürünler hatalı çıktığından tamamının iade edildiğini, bu nedenle icra takibine , borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyan ettiği, buna göre icra takibi dayanağı fatura içeriği ürünlerin davacı tarafından davalıya aralarındaki sözleşmeye uygun olarak teslim edilip edilmediği, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, buna göre takip dayanağı faturadan kaynaklı davacı tarafın davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında ortaya çıkacağından talep eden davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.