Esas No
E. 2022/7838
Karar No
K. 2025/10823
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2022/7838 E.  ,  2025/10823 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/373 E., 2021/1555 K.
SUÇ: Tacir veya şirket yöneticisi olan veya şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılığı
HÜKÜM: Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Temyizin kapsamına göre; Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/95 Esas, 2020/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 158/3, 43/1, 52... . maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/373 Esas, 2021/1555 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ...'un istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'un temyizi; araştırma yapılmadan ceza verildiğine, dayısının isteğiyle şirketleri kurduğuna ve dolandırıcılık hadiselerini bilmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Katılanın “...” adlı firmadan aranıp indirimli sağlık hizmeti vaadiyle kandırılarak sanık ... adına tescilli ve fiilen temyiz dışı sanık ...’e ait ... Asistanlık şirketi hesabına 01.06.2017 tarihinde 4.220 TL yatırdığı, paranın şirket çalışanı temyiz dışı sanık ... tarafından çekilip ...’a verildiği, 09.08.2017 tarihli ikinci aramanın ise teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak cezaevinde olması nedeniyle beraat hükmüne çevrildiği ve diğer iki sanık açısından esastan ret kararı verildiği belirlenmiş ise de, Somut hadisede ... hakkındaki beraat hükmünün kesinleşmesiyle TCK’nın 158/3. maddesinde öngörülen üç veya daha fazla kişiyle iştirak şartı ortadan kalktığından, sanık ... yönünden bu hükmün uygulanmasının mümkün olmadığı ve çelişki arz ettiği gözetilmeden fazla ceza tayini,

2.Suç tarihinin ikinci aramanın gerçekleştiği 09.08.2017 olduğu göz ardı edilerek gerekçeli karar başlığında 01.06.2017 şeklinde hatalı gösterilmesi, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesi gereğince sanık ...'e sirayetine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog