Esas No
E. 2023/1247
Karar No
K. 2023/1247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1247 - 2025/1307

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/1247
KARAR NO: 2025/1307

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27.04.2023

NUMARASI : 2022/620 Esas 2023/308 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ: 31.10.2025

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 13.11.2025

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 14.07.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ve davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında davacı ...'nın ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ün asli kusurlu olduğunu, davacı ...'nın ve ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz olduğunu, davacının vücudunun bir çok yerinde kırık meydana geldiğini ve malul kaldığını, davadan önce davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulunda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, %19 oranında sürekli iş göremez durumda, 6 ay süreyle geçici iş göremezlik durumunda kaldığı ve 2 ay süreyle başka birisinin bakımına muhtaç olduğunun belirlendiğini, davalı sigorta şirketine 08.05.2022 tarihinde e-posta yoluyla başvuru yaptıklarını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, davanın 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 429.900,00 TL'ye, bakıcı gideri talebini 7.155,00 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 20.01.202 başlangıç tarihli zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi hâlinde, sigortalı araç sürücünün kusuru oranında, poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu 3. Ihtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinin SGK tarafindan karşılanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01.02.2023 tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacının ve ...'nın kusursuz, sigortalı araç sürüsüsü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı sigorta şirketinin ölüm ve sakatlanma sigorta limitinin 430.000 TL, sağlık gideri teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu, davacının müracaatı üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulu tarafındanı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının özür oranın %19, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 24.03.2023 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 429.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.155,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 437.155,00 TL maddi tazminatın 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafindan istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı hakkında yargılama sırasında maluliyet raporu alınmadığını, hükme esas alınan raporun hüküm vermeye yeterli olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin de denetime elverişli olmadığını, teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında teminat dışında bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan aktüer raporunun tanzim tarihindeki asgari ücret baz alınarak yapılan hesaplamanın davacının zararını karşılamaya yetmediğini, yeni açıklanan asgari ücret tutarının 11.402,00 TL olarak açıklandığını, buna göre hesaplama yapılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

HMK'nın 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası neticesinde yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 14.07.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın sebebiyet verdiği çok taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafindan istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1.Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İstinaf mahkemesi denetim mahkemesi olup,

HMK'nın 341. maddesi gereğince ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararda usûl ve yasaya aykırılık olması nedeniyle, kararda hatalı olan hususlar belirtilmek suretiyle, karar tarihi itibariyle ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme çerçevesinde karar istinaf edilebilir.

HMK'nın 357. maddesinde düzenlenen istinaf aşamasında yapılamayacak olan işlemler de gözetildiğinde, karar tarihi itibariyle verilen kararın hatalı olduğuna ilişkin somut ve haklı bir sebep ileri sürülmeden sırf karardan sonra usûli hakkın korunması için verilen dilekçe, yasal anlamda ilk derece mahkemesi kararının istinafına yönelik sebep olmadığından, davacı vekilinin bu kapsamda ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılığa dayalı sebep içermeksizin, sırf usûlü kazanılmış hakkın korunmasına yönelik talep çerçevesindeki istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden lehine usûli kazanılmış hak bahşetmeyecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara yönelik istinaf sebebi içermeyen dilekçenin reddi gerekmiştir.

2.Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda, dava dilekçesi ekinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulu tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş 10.04.2022 tarihli Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun ibraz edildiği ve raporda davacının engel oranının %19, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun belirtildiği, mahkemece yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadan davacının maluliyet oranının %19 olduğunu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davalı tarafca davacının maluliyet oranına da itiraz edilmiş olmakla maluliyete ilişkin rapor alınmadan davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen 10.04.2022 tarihli rapora dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilip Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarıhi olan 14.07.2021 tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen daimi maluliyet oranının, geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, varsa süresinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin dilekçesinin REDDİNE

2.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

3.Davalı ve davacı tarafindan yatırılan istinaf karar hareının talep halinde ilgilisine iadesine,

4.İstinaf yoluna başvuran davalı ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

5.Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.