2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin kooperatifin üyesi olduğunu, konut tahsis edildiğini, ancak davalının borcundan dolayı müvekkiline verilen konutun satıldığını, davalı tarafından müvekkiline 28/08/2007 tanzim, 29/10/2017 vade tarihli, 135.000-TL bedelli senet verildiğini, senedin vadesinde ödenmediğini, müvekkilinin Kayseri 3. İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, dosyanın daha sonra Genel İcra Dairesi' nin ... Esasına kaydedildiğini, müvekkilinin uzun süren uğraşlar sonucu alacağını 219.264,86-TL olarak tahsil ettiğini, ancak bu parayla ev alamadığının, aşkın zararı oluştuğunu, munzam zarar konusunda emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, munzam zararın koşullarının oluştuğunu, davalının para borcunu ifasında temerrüdünün söz konusu olduğunu, 6 yıla yakın zamandır takibinin deva ettiğini, tüm bu nedenlerle şimdilik 1.000-TL aşkın zararın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili kooperatifin konut yapımlarının devam ettiğini, davacının kendisini tahsis edilen dairesi ile ilgili olarak mülkiyet hakkı doğmadığını, davacının kendisine verilen konuta ilişkin ödemelerini tam olarak yapmadığını, dolayısıyla müvekkilinin borcundan dolayı icra yoluyla satılan daireden kaynaklı olarak davacının aşkın zararının doğmadığını, davacının müvekkili kooperatiften istifa ettiğini, istifa nedeniyle ancak çıkma payı alacağı talep edebileceğini, müvekkilinin icra baskısı altında ödeme yaptığını, dosya borcunun tüm ferileriyle birlikte kapatıldığını, davacının aşkın zarar talep etmesinin bu anlamda da mümkün olmadığını, yine davacının Melikgazi Belediyesi' nde zabıta şefi olduğu dikkate alındığında hayat ettiği konutu almaya her türlü ekonomik imkanı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası, kooperatif defter üye işlem dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu.
Yargıtay ilamı doğrultusunda dosyanın hesap bilirkişisi ....'a tevdii ile rapor aldırılmasına karar verilmiş olup bilirmişi tarafından sunulan 03/08/2025 tarihli raporda özetle; denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davacı tarafından Kayseri 3. İcra Müdürlüğü ... E. (Kayseri Genel İcra Dairesi ... E.) sayılı dosyasında mevcut asıl alacak olan 135.000 “TL'nin ödeme tarihi olan 24.07.2023 tarihindeki karşılığı hesaplandığı. icra takibine dayanak bononun asıl alacak miktarı olan 135.000 TL” nın vade tarihi olan 29.12.2017'den, ödeme tarihi olan 24.07.2023 tarihindeki karşılığı 829.073,05 TL olarak hesap edildiği, davacının ise davalıdan Kayseri 3. İcra Müdürlüğü ... E. (Kayseri Genel İcra Dairesi ... E,) sayılı dosyası kapsamında 292.272,74 TZ asıl alacak ve faiz (takip öncesi ve takip sonrası) tahsil etmiş olduğu görüldüğü. bu nedenle de 829.073,05 TL - 292.217,74 TL — 536.855,31 TL hesap edildiği bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 11/08/2025 tarihli ek raporda ise; denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davacı tarafından Kayseri 3. İcra Müdürlüğü ... E. (Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. yasında mevcut asıl alacak olan 135.000 “TL'nin ödeme tarihi olan 24.07.2023 tarihindeki karşılığı hesaplandığı, icra takibine dayanak bononun asıl alacak miktarı olan 135.000 TL' nın vade tarihi olan 29.12.2017'den, ödeme tarihi olan 24.07.2023 tarihindeki karşılığı 881.506,46 TL olarak hesap edildiği, davacının ise davalıdan Kayseri 3. İcra Müdürlüğü ... E. (Kayseri Genel İcra Dairesi Genel İcra Dairesi ... Esas) sayılı dosyası kapsamında 292.217,74-TL asıl alacak ve faiz (takip öncesi ve takip sonrası) tahsil etmiş olduğu, bu nedenle de 881.506,46 TL - 292.217,74 TL — 589.288,72 TL hesap edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının aşkın zararın bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
Somut davada,davacının,davalı kooperatif üyesiyken kendisine tahsis edilen dairenin icra yoluyla satıldığı ve dairenin yerine geçmek üzere kendisine 135.000,00-TL bedelli senedin anlaşma doğrultusunda verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından senedin yaklaşık altı sene sonra tahsil edildiği, kooperatiften alacağı para ile konut alacağı hayaliyle yaşadığı, uzun süre alacağını tahsil edemediğinden bu hayalini gerçekleştiremediği, bugün tahsil edilen para ile ancak bir veya iki yıllık kira parasını ödeyebileceği beyan edilerek munzam zarar talebinde bulunulmuştur.
Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 136.699,52-TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrini borçluya 09/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosya borcunun 21/07/2023 tarihinde ödendiği ve dosyanın infaz ile kapatıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemizin 07/06/2024 tarih ve .... Esas .... karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiş olup kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2024 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş,istinaf mahkememi ilamının da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi' nin 13/01/2025 tarih ve 2024/3534 Esas 2025/15 Karar sayılı ilamı ile;...'' Somut olayda, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatifçe kendisine tahsis edilen konutun davalının borcundan dolayı satıldığı, davalı tarafından davacıya 28.08.2017 tanzim, 29.12.2017 vade tarihli senet verildiği, senedin vadesinde ödenmediği ve davacının 08.02.2018 tarihinde icra takibine geçtiği, davacının icra takip sonucu alacağını 24.07.2023 tarihinde tahsil ettiği, temerrüt tarihi olan 29.12.2017 tarihinden alacağın tahsil edildiği 24.07.2023 tarihine kadar ülkemizdeki enflasyon oranları, yabancı paranın değer artışı, altın fiyatlarının artışı, vadeli mevduat faiz oranları, devlet tahviline verilen faiz oranı, asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergeler yine o dönem içerisindeki yasal faiz oranları dikkate alındığında, davacı alacaklının parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çabada bulunmasının hayatın olağan akışına da uygun olduğu, en azından paranın değer kaybını önlemek için döviz, altın, vadeli mevduat hesabı, devlet tahvili gibi yatırımlara yönelmesinin doğal olduğu kanaatine varılmakla, davacı alacaklının temerrüt faiz oranı üzerinde aşkın zararı (munzam) oluştuğunun kabulü gerekir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen ekonomik unsurlar dikkate alınarak oluşturulan sepet hesabına göre davacı alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayıp uğramadığı tespit edilerek, varsa bu zarar miktarından da davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faiz miktarı çıkartılarak, davacının munzam zarar miktarı bulunup davacı alacaklının aşkın zararının (Munzam) tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının somut olarak zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş...''gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamına uyularak dosyanın hesap bilirkişisine tevdii ile bozma ilamı doğrultusunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 03/08/2025 tarihli kök raporda özetle; Denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davacı tarafından Kayseri 3. İcra Müdürlüğü ... E. (Kayseri Genel İcra Dairesi ... E.) sayılı dosyasında mevcut asıl alacak miktarı olan 135.000 “TL'nin ödeme tarihi olan 24.07.2023 tarihindeki karşılığının 829.073,05-TL olarak hesap edildiği anlaşılmıştır.Her ne kadar bilirkişi raporunda munzam zarar hesabı yapılırken 50.000 TL tahsilatın da asıl alacak ve faiz hesabına katılarak mahsup edildiği görülse de bu hususta sehven hata yapıldığı görülmüştür. Munzam zarar temerrüt faizini aşan zarar olduğu gözetilerek mahkemizce, davacının takip dosyasında asıl alacak,komisyon bedeli,takip öncesi ve sonrası işlemiş faiz toplamı(135.000TL- 1.294,52TL- 405,00TL-105.518,22TL) 242.217,74 TL tahsil etmiş olduğu görüldüğünden mahsubunda davacının (829.073,05TL-242.217,74TL) 586.855,31-TL munzam zararının bulunduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.(Bilirkişi tarafından, celse arasında re'sen raporun düzeltilmesine ilişkin 11/08/2025 tarihli rapor sunulmuş olup ilgili raporda asıl alacak olan 135.000TL'nin ödeme tarihi olan 24.07.2023 tarihindeki karşılığının 881.506,46 TL olarak hesaplandığı, gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilmiştir.)
1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 586.855,31-TL' nin dava tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Alınması gereken 40.088,09-TL nispi karar ve ilâm harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın ve 10.046,51 ıslah harcından mahsubu ile bakiye 29.771,73-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcının, 10.046,51-TL ıslah harcı ile 1.169,40-TL istinaf başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 906,00-TL tebligat ve posta masrafı, 3,500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.406,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 4.387,81-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 93.89685-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden taktir olunan 2.433,41- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 12,88-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 3.107,12-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
10.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı asil ile vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)