Esas No
E. 2023/560
Karar No
K. 2025/1736
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/560 Esas

KARAR NO: 2025/1736 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

ESAS NO: 2020/545 Esas - 2022/730 Karar
TARİHİ: 22/11/2022
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 23/10/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka müvekkilinden herhangi bir yazılı-sözlü onay almaksızın haksız bir şekilde şirket hesaplarından mutabık kalınan komisyon oranları dışında kesinti oranlarını tek taraflı artırarak müvekkili hesabından kesintiler yaptığını, masraf anlaşmasına göre yapılacak EFT işlemlerinden bankanın herhangi bir komisyon almayacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının 1.800,00-TL EFT masrafı adı altında kesinti yaptığı tespit edildiğini, Davalı banka tarafından müvekkilinden herhangi bir onayı bulunmaksızın yapılan teminat mektubu komisyon kesintilerinin ve diğer bankacılık işlemlerinden yapılan haksız kesintilerin banka tarafından iade edilmemesi ve arabuluculuk görüşmelerden netice alınamaması üzerine iş bu davanın açıldığını. davanıın kabulüne, Euro cinsinden teminat mektupları için şimdilik 100-EURO, TL cinsinden teminat mektupları için şimdilik 100-TL, EFT işlemine ilişkin olarak şimdilik 100-TL, kesinti tarihleri itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 15/11/2022 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile; Davanın kabulü ile 7.795,63-TL ve 18.933,17 Euro tutarın, kesinti tarihleri itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, davacı tarafından, müvekkil banka ile akdedildiği iddia edilen masraf anlaşmasını ispat edebilecek nitelikte hiçbir delil sunulmadığını, teminat mektupları bankalarca yurt içinde ve dışında bulunan gerçek ve tüzel kişiler lehine; borçlu teminat mektubu lehtarının alacaklısı teminat mektubu muhatabına karşı bir borç ilişkisinde edimini yerine getirmesini sağlamak üzere düzenledikleri garanti belgesi olduğunu, müvekkili bankanın maliyet unsuruna giren eft işlemi ücretinin talep edilmesi mümkün olmadığını, bankacılık kanunu ve ilgili merkez bankası tebliğ hükümleri gereğince de müvekkil bankanın ücret isteme hakkı bulunduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 22/11/2022 tarih ve 2020/545 Esas - 2022/730 Karar sayılı kararında;".........Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacak davasıdır.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... yazı cevapları dosyamız arasına alınmış ve Mahkememizce 06/10/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek üzere alacak hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.11/09/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı ... T.A.Ş . Gayrettepe Şubesi ile davalı ... Yapı Endüstriyel Müh.taa.ve Tic. Ltd. şti. arasında 28/11/2012 tarihli 5.000.000,00 TLL limit dahilinde Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğu, ...,Genel Nakdi ve Gayri makdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılar ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 28/11/2012 tarihinde 5.000.000,00TL, ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dahilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, b- Davacı ... T.A.Ş . Gayrettepe Şubesi ile davalı ... Yapı Endüstriyel Müh.taa.ve Tic. Ltd. Şti. arasında 31/01/2018 tarihli 7.500.000,00 TLL limit dahilinde Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, ...,Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 31/01/2018 tarihinde 7.500.000,00TL, ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dahilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, 2- Taraflar arası akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine göre, ... Gayrettepe Şubesinde ... Yapı End. Müh.Taah.ve Tic. LTD. ŞTİ.'ne tahsıs edilen limit dahilinde, 02/01/2018 tarihinde 251.550 €uro tutarlı teminat mektubu düzenlendiği, 31/01/2018 tarihinde 387.000,00 euro tutarlı teminat mektubu düzenlendiği, 21/12/2017 tarihinde 387.500,00 TL tutarlı teminat mektubu düzenlendiği, 20/06/2018 tarihinde 367.500,007 TL tutarlı teminat mektubu düzenlendiği, nihai takdiri sayın mahkeme'ye ait olmak üzere, hesap hareketleri incelendiğinde tahsilatı tespit edilen eur/teminat mektupları için toplam alınan komisyon tutarının: 16.716,11euro olduğunun görüldüğü dava dosyasına belge olarak sunulan banka teminat mektubu ekran onaylarında bildirilen teminat mektubuna uygulanacak oranlara istinaden yapılan hesaplamada ,7.981,87 euro alınması gerektiği 16.716,11- 8.734,23- 8.734,23 eur fazla tahsilat yapıldığı görüş ve kanaatine varıldığı, TL cinsinden teminat mektuplar için, hesap hareketleri incelendiğinde tahsilatı tespit edilen TL/Teminat Mektupları için toplam alınan komisyon tutarının: 16.613,22TL olduğunun görüldüğü, dava dosyasına belge olarak sunulan banka teminat mektubu ekran onaylarında bildirilen teminat mektubuna uygulanacak oranlara istinaden yapılan hesaplamada, 12.193,75TL alınması gerektiği, 15.613,22 12.193, 7554.419,47 TL fazla tahsilat yapıldığı görüş ve kanaatine varıldığı, dava dosyasına sunulan ... Yapı End. Mük. Taah.ve Tic. LTD. ŞTİ. hesap hareketleri inceIendiğinde,12/01/2018 -26/0612020 tarihleri arasında 3245031,18 TL tutarında 67 adet “eft bankalar arası hesaba havale” işlemi yapıldığı, işlemlerle ilgili EFT masrafı tespit edilemediği, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmış, alınan 14/07/2022 tarihli raporda " Dava dosyasına sunulu ,cari hesap hareketleri ... Yapı End. Mük. Taah.ve Tic. LTD. ŞTİ. ait cari hesap hareketleri incelendiğinde, 58 ADET EFT işlemi tespit edilmiş olduğu, Eft işlemlerinden herhangi bir masraf alındığına dair bilgi ve bulgu tespit edilmediği, bu nedenle hesaplama yapılmadığı, euro teminat mektupları için, fazla tahsil edilen;11,198,42-Euro olduğu TL teminat mektupları için, fazla tahsil edilen; 7.795 63 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalı bankanın haksız kesinti yaptığı Euro ve TL cinsinden teminat mektupları için komisyon miktarı hesaplanmış olup; davalı bankaca ödeme olgusu da ispat edilemediğinden; davanın kısmen kabulü ile; 18.933,17 Euro'nun Euro cinsinden teminat mektupları için fazla tahsil edilen ve 7.795,63-TL'nin TL cinsinden fazla tahsil edilen alacağın kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, EFT işlemleri yönünden ise davacı yanca alacak hususu ispat edilemediğinden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 18.933,17 Euro'nun Euro cinsinden teminat mektupları için fazla tahsil edilen ve 7.795,63-TL'nin TL cinsinden fazla tahsil edilen alacağın kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunu ve hatta davacının taleplerini dahi aşacak şekilde hüküm kurduğunu, kararın gerekçesinde belirtilen "hükme esas alınan14/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda teminat mektupları için fazla tahsil edilen 11.198,42 Euro olduğu, TL teminat mektupları için 7.795,63 TL olduğu görüş ve kanatine varılmıştır" ifadesine rağmen mahkemenin davacıya 18.933,17 Euro ödenmesine hükmettiğini, yerel mahkemenin bu tutarının bilirkişi hesabından ve davacı talebinden fazla olduğunu, herhangi bir gerekçesi ve hukuki temeli olmadığından işbu hükmün hatalı olduğunu ve bozulması gerektiğini,

Davacı tarafından müvekkil banka ile akdedildiği iddia edilen masraf anlaşmasını ispat edebilecek nitelikte hiçbir delil sunulmadığını,

Davacı tarafından müvekkil banka ile aralarında masraf anlaşması akdedildiğine değinildiğini ve masraf anlaşması dışındaki oranlarda müvekkil banka tarafından tek taraflı olarak sözleşmeye sadakat ilkesi ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekilde fazla oranlarda komisyon kesildiği ve yine masraf anlaşmasında herhangi bir komisyon alınmayacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen taraflarınca 1.800,00-TL EFT masrafı kesildiğine değinildiğini ve davacı tarafça müvekkil bankanın sözleşmeye aykırı davrandığının iddia edildiğini, bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, masraf anlaşmasının varlığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, Dava dilekçesi ekinde taraflarca akdedildiği iddia edilen masraf anlaşmasının varlığına ilişkin hiçbir yazılı delil sunulmadığını, ispat yükünün HMK m. 190 uyarınca iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendisi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, müvekkil banka tarafından sözleşmeye aykırı davranıldığından bahsedilebilmesi için ilk önce aykırı davranıldığı belirtilen sözleşmenin kendisinin ispat edilmesi gerektiğini, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu ve davacı tarafından taraflarca akdedildiği iddia edilen masraf anlaşmasının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, masraf anlaşmasına dair yazılı hiçbir delilin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, davacının ispat külfetini yerine getiremediğini, Müvekkil bankanın teminat mektubundan doğan komisyon alacağının bağımsız nitelikte olduğunu, teminat mektubu düzenleyen müvekkil bankanın mektubu vermesiyle birlikte mektup lehtarı olan davacıdan komisyon talep etme hakkı doğacağını, komisyon alacağının teminat mektubundan tamamen bağımsız olduğunu, banka ile davacı arasındaki nispi ilişkiye bağlı olan bir hak olduğunu, teminat mektubu komisyonunun dönemsel olarak değişebildiğini, uygulamada ticari piyasa da gözetildiğinde genellikle %1 ile %5 arasında olduğunu, bu oranın taahhüt edilen fiilin gerçekleşmemesi sonucu doğabilecek riskin boyutuna göre değişkenlik gösterebileceğini, dava dilekçesinde iddia edilen oranların uygulamada ticari yaşamdaki adet ve dürüstlüğe aykırılık teşkil etmediğini, hayatın olağan akışına uygun olduğunu, haksız şart vasfında da olmadığını, teminat mektubu düzenlemek ile birlikte müvekkil bankanın davacının fiilini garanti ettiğini, ortaya çıkacak riski muhataba karşı üstlenmekle birlikte aynı zamanda bankacılık itibarını da ortaya koyduğunu, bunun neticesinde fiili olarak gerçek parasını teminat olarak bloke ettirmeden müvekkil bankanın itibarını da kullanarak teminat gösterebilen davacı müvekkil bankaya komisyon ödeme borcu altında olduğunu, teminat mektubu komisyon ücretlerinin ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası' a bildirildiğini ve BDDK'nın da denetimine tabi olduğunu, Davacı, basiretli tacir olması beklenen ticari bir tüzel kişilik olduğunu, davacı teminat mektubunu kullanıp ticari piyasada iş görerek imkanlarından kendisi adına olumlu menfaat sağlayıp aynı zamanda kendi fiilini garanti ettirdiği ve olası riski üstlendirdiği bankanın hakkı olan komisyon ücretinden şikayet etmesinin dürüstlük ile bağdaşmadığını, kötü niyetli olduğunu, Teminat mektubunun iade edilmesi ile birlikte bankanın komisyon isteme hakkının sona ereceğini, teminat mektupları kıymetli evrak olmadığından mektubun geçersiz hale gelmesi, vadesinin sona ermesi, muhatap alacaklı tarafından ibra edilmesi, mahkeme kararı ile hükümsüzlüğünün tespit edilmesi gibi kesin dayanakların bulunması halinde de bankanın komisyon isteme hakkının sona ereceğini, somut olayda müvekkil bankanın komisyon talep etme hakkının sona erdiğine ilişkin hiçbir ibare ve delil bulunmadığını, Müvekkil bankanın maliyet unsuruna giren EFT işlemi ücretinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, 6102 sayılı TTK kapsamında müvekkil bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkı bulunduğunu, ticari bir işletme olan müvekkil bankanın TTK 20. Madde kapsamında yaptığı işlemler, verdiği hizmet, harcanan zaman ve emek karşılığın da ücret isteme hakkı olduğunu, masraf ve komisyonlar belirlenirken müvekkil banka ile aynı segmentte yer alan diğer banka komisyon ve masraf oranlarının da dikkate alınması gerektiğini, davacının masraf ve komisyon oranlarının fahiş olduğuna ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, EFT işlemi ücreti Müvekkil Bankanın işlemleri sırasında oluşan banka içi operasyonel maliyetleri için müşteriden tahsil etmiş olduğu komisyon olduğunu, değişik tutarlarda tahsil edilmekle birlikte bütün bankalar tarafından operasyon maliyetlerini karşılamak için tahsil edilen zorunlu masraf kalemleri olduğunu, gerek bankalar tarafından yapılan ilanlarda gerekse reklamlarda kredi kullandırımı esnasında müşterilerden dosya masrafı, işlem masrafı gibi adlar altında masraf alındığının teşhir edilmekte olduğunu, müşterilerin kendisinden masraf alınacağını bilmemesi / bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davacının haksız şarta ilişkin beyanlarının yerinde olmadığını, dayanağını yasadan alan bir hükmün haksız şart olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki 4077 sayılı yasa gereğince bir hükmün haksız şart olarak değerlendirilebilmesi için, sözleşme hükmünün tüketici ile müzakere edilmeden konulmuş olması, tarafların edimlerinde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması, tüketici aleyhine olan bu dengesizliğin iyi niyet kuralına aykırı olmasından oluşan üç unsurun bir arada bulunması gerektiğini, Davacının tüketici sıfatına haiz olmadığını, basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, 4077 sayılı kanun kapsamında tüketici durumunda bulunmayan tacirler için bankalarla imzalanan sözleşmelerin genel işlem koşulları kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tacir vasıflı kişilerin, tacir olmanın getirdiği yükümlülükler ile basiretli bir şekilde hareket etmesi gerektiği, sözleşme hükümlerinden önceden haberdar olması, kredinin tahsisi aşamasında imzalan belgelerde değerlendirildiğinde masraf alınamayacağı iddiasının yersiz olduğunu, EFT işleminin farklı bankalar nezdindeki hesaplar arasında gerçekleştirilen para transferi olduğunu, aynı banka nezdindeki iki farklı hesap arasındaki para transferi olan havale işleminden farklı olduğunu,Ücret alınmayan para transferi işleminin havale işlemi olduğunu, EFT işleminin ücret ve komisyona tabi olduğunu, EFT işlemi sırasında farklı bankalara ait hesaplar (gönderici - alıcı) arasında Takas sistemi mevcut olduğunu, işbu takas sisteminin ...sBank tarafından gerçekleştirildiğini, gönderici hesaptan para çıkışı gerçekleştirildiğinde ilgili meblağın ilk önce aracı kurum olan...Bank nezdine geçtiğini, ilgili meblağın alıcı hesabına Takas Bank tarafından gönderilmesinin komisyon ücretine tabi olduğunu, bu komisyonun ... Bank tarafından kesildiğini, dolayısıyla gönderici bankadan kesilen bu komisyonun para transferi işlemini gerçekleştiren gönderici banka müşterisine masraf olarak yansıtıldığını, havale işleminde gönderici ile alıcı hesap arasında Takas sisteminin mevcut olmadığını. havale işlemi komisyona tabi olmadığından gönderici müşteriden masraf talep edilmeyeceğini, davacının talep ettiği EFT işlemi masraf ücretinin iadesi talebinin haksız olduğunu, müvekkil bankanın uygulamasının hukuka uygun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; fazla tahsil edilen teminat mektubu komisyonlarının ve eft masrafının istirdadı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alınarak bilirkişi ek raporundaki tesbitlere göre karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı ile davalı ... T.A.Ş . Gayrettepe Şubesi arasında 28/11/2012 tarihli 5.000.000,00 TL. limitli ve 31/01/2018 tarihli 7.500.000,00 TL. limitli Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalanmıştır. Genel kredi sözleşmesinin,5.13.3 Maddesinde;'' İktisadi şartlardaki değişiklikler ile Banka'nın kredi tesis ve idame maliyetlerinde artma olması halinde, Banka komisyon oranlarını 2 işgünü öncesinden yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla bilgi vermek suretiyle değiştirebilir. Değiştirilen yeni komisyon oranları ilan veya bildirim tarihinden itibaren henüz iade edilmemiş mektuplar yönünden de geçerli hale gelecektir.'' Hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalı Genel Kredi Sözleşmesinin Teminat Mektupları başlıklı bölümün 5.13.2 Maddesi uyarınca, davalı bankanın teminat mektupları için komisyon tahsil etme yetkisinin kabul edildiği, yine sözleşmenin 5.13.3 Maddesinde bankanın bildirimde bulunmak suretiyle komisyon oranlarını artırabileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamı itibariyle davalı bankanın sözleşmenin 5.13.3 maddesi uyarınca, komisyon oranlarını 2 işgünü öncesinden yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla davacıya bildirilip bildirilmediği araştırılmadan eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında ise;Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Euro teminat mektupları için, fazla tahsil edilen miktarın 11,198,42-Euro olduğu, TL teminat mektupları için fazla tahsil edilen miktarın 7.795 63 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği halde mahkemece verilen hükümde, 18.933,17 Euro'nun Euro cinsinden teminat mektupları için fazla tahsil edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde hüküm gerekçesinde hangi gerekçe ile bilirkişi raporundan ayrılıp fazla miktara hükmedilmesinin tartışılıp değerlendirilerek gerekçe yazılmaması yerinde görülmemiştir.Ayrıca, davacı taraf dava dilekçesinde , kesinti tarihleri itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, EURO cincinden hükmedilen alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca, TL. Cinsinden hükmedilen alacağa ise 3095 Sayılı yasanın 2/a maddesindeki faiz oranlarını geçmemek üzere taleple bağlılık ilkesi uyarınca avans faizine hükmedilmesi gerekirken HMK. 26 maddesine aykırı şekilde ticari faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece, davalı bankadan taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 5.13.3 maddesi uyarınca, komisyon oranlarını artırılacağının 2 işgünü öncesinden yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla davacıya bildirilip bildirilmediğinin sorulup gelen cevabi yazıya göre, dosyanın konusunda uzman yeni bir bankacı bilirkişiye verilip bilirkişiye banka kayıtları üzerinde de yerinde inceleme yapma yetkiside verilerek istinaf denetimine elverişli rapor alınıp yukarıdaki açıklamalar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç itibariyle, yukarıda açlanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda değinilen yasal düzenleme ve ilkeler gözetilerek, işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 Tarih ve 2020/545 Esas - 2022/730 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.