10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/562 Esas - 2025/19
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan Yönetim Kurul Kararının İptali (Kooperatif Yönetim Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin... .... .... tarihli ana sözleşme doğrultusunda gerekli onay işlemleri tamamlandıktan sonra 28.02.2006 tarihinde.... .... .... Sınırlı Sorumlu .... .... .... üye olunduğunu, Birliğe üye olunduktan sonra ise ihale yoluyla çeşitli alanlardan arazi edinildiğini ve de bu arazilerin imar ve proje işleri de tamamlandıktan sonra projelerin hayata geçirilmesi için yüklenici arayışına geçildiğini, davalı kooperatifçe üye olunan birlik ise bir iş programı yayınlayarak program çerçevesinde 2014 yılı içerisinde planlanan tüm işi bitirip ortaklara teslim etmeyi taahhüt ettiğini, fakat iş bu dava tarihi itibariyle dahi henüz sadece şantiye binası yapılabildiğini, müvekkilinin davalı kooperatife ödemekle yükümlü olduğu, aidat, şerefiye bedeli gibi yükümlülüklerini harfiyen yerine getirdiğini, buna rağmen davalı kooperatifçe müvekkili aleyhin 1. ihtarnamenin gönderildiğini ve bu ihtarnamenin müvekkili tarafından 03.02.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, 02.02.203 tarihli ihtarname ile davalı yanın müvekkili ... 'dan 43.773,87 TL aidat borcu 67.874,05 TL gecikme faizi olmak üzere 31.12.2022 tarihi itibariyle toplam 111.647,92 TL bedelin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde davalı kooperatife ödenmesini, aksi takdirde kooperatif üyeliğinden yönetim kurulu kararı İle ihraç edileceğinin bildirildiğini, işbu ihtarnameye müvekkili tarafından yanıt verilmediğini, bunun üzerine davalı kooperatifçe müvekkili aleyhine 2. ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarnamenin müvekkili tarafından 10.03.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, 08.03.2023 tarihli ihtarname ile davalı yanın müvekkili ... 'dan 43.773,87 TL aidat borcu 67.874,05 TL gecikme faizi olmak üzere 31.12.2022 tarihi itibariyle toplam 111.647,92 TL bedelin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde davalı kooperatife ödenmesini, aksi takdirde kooperatif üyeliğinden yönetim kurulu kararı ile ihraç edileceğinin bildirildiğini, işbu ihtarnameye müvekkili tarafından yanıt verilmediğini, bunun üzerine de davalı kooperatifçe müvekkili aleyhine 15.06.2023 tarihinde...
38.Noterliğini eliyle 13005 yevmiye numarasıyla ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarnamenin müvekkili tarafından 19.06.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, 15.06.2023 tarihli ihtarname ile davalı kooperatifin müvekkilinin 28.04.2023 tarihli ve 2023/02 karar numaralı yönetim kurulu kararı ile kooperatiften ihraç edildiğinin bildirildiğini, işbu yönetim kurulu kararının usul ve yasaya aykırı olarak alındığı için iptali gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile ihraca ilişkin yönetim kurulunun 28/04/2023 tarih, 2020-02 karar numaralı kararının iptaline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, her ne kadar davacı yan tarafından müvekkili kooperatife olan maddi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği iddia edilmişse de müvekkili kooperatifin kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere davacı yan maddi yül klerini yerine getirmediğini, davacının maddi yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine Kooperatifler Kanunu ve müvekkili kooperatifin ana sözleşmesinin 14. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davacı yana.... .... .... cevap verilmemesi ve ihtarnamede belirtilen tutarın ödenmemesi üzerine davacı yana.... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, müvekkili kooperatif tarafından gönderilen ihtarlar ve alınan yönetim kurulu ile bu kararın davacı yana bildirilmesine yönelik işlemler silsilesinin tamamen Kooperatifler Kanunu ve kooperatif ana sözleşmesine uygun olarak yapıldığını, davacı yanın borcunun olmadığına yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın zamanaşımı sebebiyle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini istemiştir.
DELİLLER
Davalı Sınırlı Sorumlu .... ..... .... Yapı Kooperatifi'nin kuruluşundan bugüne kadar tüm dönem evrakları getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Kooperatif Uzmanı Nitelikli Hesap Bilirkişisi İle Mali Müşavir Bilirkişisinden Oluşturulan Bilirkişi Heyetinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; Davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, (Davalı kooperatif yönetim kurulunun 28.04.2023 Tarih ve 2023/02 nolu kararıyla davacının ortaklıktan ihracına karar verildiği, ortaklıktan ihraç kararının davacıya 19.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 07.08.2023 tarihinde açıldığı) 1163 Sayılı kanunun 27. Maddesi ve anasözleşmenin 14. Maddesi Uyarınca genel ihraç prosedürüne göre Davacıya gönderilen 10 gün ödeme süreli ilk ihtarname ve 1 ay ödeme süreli 2.nci ihtarnamede yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, İhtarnamelerde istenen borç miktarı yönünden ise ; asıl aidat borcu aynı olmakla birlikte yalnızca gecikme faizi olarak 364,63 TL fazla gecikme faizi istendiği, Fazla istenen kısmın faiz olması ve toplam faiz borcuna nazaran miktarı dikkate alındığında ihtarnamenin sıhhatini etkileyip etkilemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, Davacının, davalı kooperatife borcu bulunmadığı iddiası ilgili olarak hesap tablosunda belirtilen ödemeleri dışında — varsa başkaca ödeme belgeleri dosyaya sunması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği, Ancak davacıya 2.nci ihtarname tebliğ edildikten sonra henüz 1 aylık ödeme süresi inde yapılan 26.03.2022 tarihli genel kurul gündeminin 7. Maddesinin b bendinde alınan genel kurul kararına nazaran ; Davacıya genel kurul kararı doğrultusunda bildirim yapılarak borcunu 2 ay içerisinde ödemesi halinde faiz borcunun %50'sinin alınacağı hususunda imkan tanınması, sonucuna göre yeniden ihraç prosedürü çerçevesinde ihraç gönderilmesi gerekip gerekmediği hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu yönünde görüş ve kanaatleri bildirilmiştir.
Taraf Vekillerinin Beyan Ve İtirazları Sonucu Bilirkişi Heyetinden Ek Rapor Alınmış, Alınan 09/09/2024 Tarihli Ek Raporda Özetle; Davacının itirazı dışında genel olarak kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik bulunmadığı, ancak davacı tarafça aidat borcu hesabına ilişkin raporda “2011 yılından devir gelen 13.575,75 TL'nın denetiminin ve dönemlerinin tespitinin yapılmadığı” itirazı yönünden ise davalı kooperatifçe geçmiş yıl defterleri 10 yıllık saklanma süresi dolduğu için temin edilemediği beyan edilerek incelememize sunulamadığından 2011 yılından devir gelen 13.575,75 TL'nın denetimi yapılamadığı, bu durumun davacı ortak lehine yorumlanıp yorumlanmayacağının mahkemenin takdirinde bulunduğu yönünde görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; Davacının Kooperatiften İhracına İlişkin Alınan Yönetim Kurulu Kararının İptali Davasıdır. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine yönelik kararın sözleşmeye hukuka uygun olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmeyeceği, davanın hakdüşürücü süre içinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. Kooperatifler Kanunu ve Yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği üzere kooperatif üyeliğinden ihraç karanını iptali için açılan davaların incelenebilmesi için öncelik sırasına göre bazı koşulların bulunması zorunludur. Bunlar;
1.Dava 3 aylık yasal hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı,
2.Süresinde açılan davada kanun ve ana sözleşmede öngörülen ihraç prosedürüne uyulup uyulmadığı,
3.Yapılan ihtarlarda esasa ilişkin olarak talep edilen borç miktarının bulunup bulunmadığı hususları sırası ile incelenerek verilen kararın iptal edilmesi gerekip gerekmediği tespit edilmelidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmekle somut olayda; davacı kooperatif ortağının 28.04.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiği, ihraç kararının19.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği ile davanın ise 07/08/2023'de 3 aylık hak düşürücü süre geçmeden açıldığı görülmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/2. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 16. maddesine göre; kooperatif üyesi, kanunda öngörülen yasal prosedüre uymak koşulu ile, kooperatif genel kurulunda alınan her türlü karar ve ayrıca kendisi hakkında, doğrudan genel kurul kararı ile verilen ihraç veya ana sözleşme ve genel kurulun verdiği yetkiye dayanarak yönetim kurulu tarafından verilen ihraç kararının iptalini talep edebilir. Kooperatifin Ana sözleşmesinin ortaklıktan çıkarmaya ilişkin 14. maddesinde "Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ' ile ortaklıktan çıkarılır." denilmek suretiyle yönetim kuruluna ihraç kararı verilmesi hususunda yönetim kurulunun yetkili kılındığı görülmüştür.
Yargıtay uygulamasına göre; Ortak borçlu olduğunu bilse dahi; yasa ve ana sözleşmenin öngördüğü ihtarların (10 gün süreli ilk ihtar ve 1 ay süreli 2.nci ihtarın) eksiksiz olarak yapılması gerekir, ayrıca ortaklara gönderilecek ihtarnamelerde; ortakların geciktirmiş olduğu anapara (taksit) miktarı, gecikilen süre, geciken ödemelere uygulanacak yaptırım (gecikme faiz oranı), ve istenecek gecikme faizi miktarı; açık, anlaşılır ve kontrol edilebilir bir şekilde belirlenmesi gereği bulunmaktadır. Anasözleşmenin 14/I-2. Maddesi uyarınca ihraç prosedürü çerçevesinde istenen borcun üzerinden en az 30 gün geçmiş olması, ihtarlarda istenen borcun aynı döneme ait olması ve dolayısıyla aynı rakamı içermesi gerekmektedir. Eğer rakam farklı ise örneğin bu arada işleyen gecikme faizi eklenmişse bunun da ihtarnamede açıklanması , verilen sürede ödeme yapılmaması halinde ihraç yaptırımı uygulanacağı uyarısının bulunması, ilk ihtardan sonra ortak kısmi bir ödeme yapmış ise bunun ikinci ihtarda gösterilmesi ve istenecek miktardan tenzil edilmesi gerekmektedir.
Davacıya 03.02.2023 tarihinde tebliğ edilen ilk ihtarnamede hesap kesim tarihinin belirtiliği, 30 gün geçmiş olması kuralına uyulduğu, asıl aidat borcu ve gecikme faizi borcunun ayrı ayrı gösterildiği, ödeme için 10 gün süre verilmesi ve ödenmemesi halinde ihraç edileceği hususunda uyarı yapıldığı,10.03.2023 tarihinde davacıya tebliğ edilen ikinci ihtarnamede hesap kesim tarihinin belirtildiği, ilk ihtarnamede istenen aynı borcun istenildiği, asıl aidat borcu ve gecikme faizi borcunun ayrı ayrı gösterildiği, ödeme için 1 ay süre verildiği ve ödenmemesi halinde ihraç edileceği hususunda uyarı yapıldığı görülmekle ihtarnamelerin yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmemiştir.
İhraç kararına ihtarnamelerde istenen asıl aidat borcu aynı olmakla birlikte yalnızca gecikme faizi olarak 364,63 TL fazla gecikme faizi istendiği, fazla istenen kısmın faiz olması ve toplam faiz borcuna nazaran miktarı dikkate alındığında ihtarnamenin sıhhatini etkilemeyeceği, 26.03.2022 tarihli genel kurul gündeminin 7. Maddesinin b bendinde yer alan düzenlemenin ihraç prosedüründen 1 yıl önceye ait olduğu ve dosya kapsamında davacının bu indirimden faydalanmak için bir ödeme yaptığına ilişkin delil bulunmadığı görülmekle tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.Davanın REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85 TL mahsubu ile noksan olan 345,55 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 13/01/2025 tarihinde karar verildi. *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.