13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı adına devri yapılan kooperatif hisselerinin davalı kooperatiflerin kayıtlarında düzeltilmesi, kooperatif üyeliğinin tanınması ve tüm haklarının tarafına iade edilmesi, herhangi bir hak kaybının yaşanmaması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, Devralınmış olan kooperatif hisselerinin davalı kooperatiflerin kayıtlarında düzeltilmesi, üyeliğinin tanınması ve tüm haklarının tarafına iadesine, telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi adına ... adına olan hak ve hisselerinin yargılama süresince 3. Kişilere devir ve temlik edilmesinin engellenmesi ile her türlü hukuki tasarrufa konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı, dava dışı ...'e ait kooperatif hisselerini 2012 yılında devraldığını belirterek, kooperatif kayıtlarının düzeltilmesi ve hak iddiasında bulunduğu, Davalı ise, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddini talep ettiği, davalı, bireylerin doğrudan kooperatifler birliğine üye olamayacağını, üyeliğin yalnızca konut yapı kooperatifleri tüzel kişilikleri üzerinden gerçekleştiğini savunduğu, ... ...’nin, ...Kooperatifler Birliği’ne gerekli belgelerle başvurarak üye olduğu ve kooperatifin talepleri doğrultusunda üyeliğe kabul edildiği, Kooperatifler birliği tarafından, ...no'lu adada yer alan 11 bağımsız bölümün ... ...’ne tahsis edildiği, Tahsis edilen arsaların alt yapısının hazır olduğu, projelerinin çizildiği ve inşaat ruhsatlarının alındığı, Ancak inşaat işlerinin ...Kooperatifler Birliği tarafından değil, ... ... tarafından yapılması gerektiği, ...Kooperatifler Birliği'nin 2009 yılı genel kurulunda tasfiye kararı alındığı ve 2017 yılında tamamen kapatıldığı, 2011 yılında ise ... ...’nin kurularak üye kooperatiflere tahsis edilen alanların yönetiminin bu kooperatife devredildiği, Kooperatif üyelerinin yeni işletme kooperatifine üye olmalarının mümkün olduğu ancak üye listesinde yer almayan kişilerin üyeliğinin kabul edilmediği, davalı, 2011 yılında yapılan duyurularla üyelik şartlarının açıkça belirtildiğini ve tüm üyelerin kooperatiften haberdar edildiğini savunduğu, ...’ün site işletme kooperatifinin üyesi olduğu, Davacının ise herhangi bir başvuruda bulunmadığı, hisse devrinin taraflarının davacı ile dava dışı ... olduğu, Dolayısıyla hisse devrinden doğan hak ve yükümlülüklerin davalı müvekkilleri bağlamadığı, Davacının kooperatif yönetimiyle ilgili herhangi bir talepte bulunmadığı, ... ... adına tahsis edilen parsellerin bedellerinin ödendiği, tapuların kooperatif adına tescil edildiği ve kooperatifin üyelerine tapuların devredildiği, Kooperatifin amacını gerçekleştirdikten sonra tasfiye sürecini başlattığı ve 2017 yılında kapatıldığı, ...Kooperatifler Birliği ile hiçbir bağının kalmadığı, davalı, davacının haksız taleplerde bulunduğunu belirterek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı yan delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ..., 04.05.2015 ve 02.10.2020 tarihli genel kurul kararları, 04.05.2015 tarihli hazirun cetveli, Noterler Birliği Genelgesi,
.... Noterliğinden 31.07.2024 tarihli ihtarnamesi, Kooperatif tapu kayıtları, Tanık beyanları ve her türlü yasal delile delile dayanmışlardır. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 08/11/2024 tarih ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edildiği ve işbu esas sırasına kaydedildiği anlaşıldı.
İncelenen ticaret sicil kaydına göre; Tasfiye Halinde ... ...'nin...Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, şirket yetkililerinin (tasfiye memurlarının); ... olduğu ve Eski ünvanının ... ... olduğu, Kooperatifin tasfiyesine karar verildiği 22/05/2024 tarihinde tescil edildiği; Tasfiye Halinde ... 'nin ...Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı " ..." adresinde faaliyet gösterdiği, şirket yetkililerinin; ... olduğu ve Eski ünvanının .... olduğu, Kooperatifin tasfiyesine karar verildiği 20/05/2009 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 16/07/2025 havale tarihli raporlarında: ''...Kooperatifler Kanunu m.72 geregince Kooperatif Birliklerine yalnızca kooperatiflerin üye olabileceği ve davacının üyesi oldugu ...'nin davalı ....'nin üyesi olduğu,
Davacının davalı site işletme kooperatifine üyelik başvurusu olmadığı ve davacının üye olduğu ... Koop'nin 24.03.2012 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde yer alan üyelerin isletme kooperatifine üye yapıldığı savunulmuş ise de bu uygulamanın davalı Kooperatif Birliği' nin 02.10.2010 tarihli genel kurulunda alınan "tüm üye kooperatiflerin üyelerinin üye olmalarının sağlanması" na dair karara aykırı olduğu, ayrıca davadan önce davalı kooperatife noterden ihtarname gönderildiği tespit edildiğinden, yukarıda ayrıntıları açıklanan gerekçelerle açık kapı ilkesi ve 1163 SKK 23. Maddesi gereği davacının davalı ... ... nin üyelik koşullarını, dava dışı ... Koop. üyeliğine kabul edildiği 2012 yılından itibaren sağladığı, davacının davalı ... Işletme ... üyeliğinin tespiti talebinin kabul edilip edilmeyeceginin Mahkemenin takdirinde olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının davalı kooperatiflerin üyesi olduğunun tespiti ile kayıtların buna göre düzeltilmesi talebine ilişkindir. Dava ve Savunma
Davacı yan; dava dışı ... ... eski üyeleri ...'ün kooperatif hisselerini 23.07.2012 tarihinde devraldığını, kooperatif tarafından üyeliğine kabul edilerek kendisine ferdileşme yoluyla iki adet villa tahsis edildiğini, üyesi olduğu ... ...'nin bağlı olduğu üst birlik olan davalı .... ve davalı ... ... tarafından ... üyeliğinin tanınmadığını, davalı kooperatiflerdeki üyeliğin eski üyeler ...'ün adına olmasının yasaya aykırı olduğunu, kooperatif üyeliğini tüm hak ve borçlarıyla devralarak kooperatif üyeliğinin devrinin bir bütün olduğunu ve bölünemeyeceğini ileri sürerek davalı kooperatiflerin üyesi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan; davalı ....'nin üyelerinin diğer kooperatifler olduğunu, gerçek kişilerin birliğe üye olamayacağını, davacının üyesi olduğu ... ...'nin birliğin üyesi kooperatif olduğunu ve bu kooperatife 11 adet bağımsız bölüm tahsis edildiğini, inşaat işlerinin davacının üye olduğu kooperatif tarafından, altyapı ve proje ruhsat işlerinin ise birlik tarafından yapıldığını, birliğin inşaat yapmadığını, davalı birliğin 2009 yılında tasfiyesine karar verildiğini, 02.10.2010 tarihli genel kurul kararının 10. maddesinde üye kooperatiflere tahsis edilmeyen alanları değerlendirmek üzere bir ... kurulması ve yeni kurulacak ... üyelerinin birlik üyesi kooperatiflerin en son hazirun cetvellerinde yer alan üyelerden oluşmasına karar verildiğini, 2011 yılında bu amaçla davalı ... ...'nin kurulduğunu, üye kooperatiflere duyuru yapılarak en son hazirun cetvelinde yer alanların üyelik taleplerinin alınarak gönderilmesinin istendiğini, buna uygun olarak müracaat eden herkesin üyeliğinin kabul edildiğini, davalı işletme kooperatifinin 06.12.2011 tarihli ve 7 numaralı, 16.04.2012 tarihli ve 3 numaralı yönetim kurulu kararları ile ... ...'nin 24.03.2012 tarihinde yapılan 2011 yılı genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde yer alan tüm ortakların işletme kooperatifine üye kayıtlarının yapıldığını, bu kayıtlarda dava dışı ...'ün o tarihte üye olmaları sebebiyle davalı işletme kooperatifinin üyeleri olarak kaydedildiğini, davalı kooperatif birliğinin davacının üyelik devralıp ... ...'ne arsa tahsisi yaptığını, bu kooperatifin de kendi üyelerine tapularını vererek 2018 yılında tasfiye edildiğini ve davalı birlikle bağının kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Çekişme Konuları
Davacı ...'un, dava dışı ... ...'nin eski üyeleri ...'ten 23.07.2012 tarihinde hisse devri aldığı, davacının ... .... tarafından üyeliğe kabul edildiğinin...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden dosyaya gönderilen müzekkere cevabı yazı ve eklerinde tespit edildiği, davacının bu kooperatifin genel kurul toplantılarına katıldığı ve hatta yönetim kurulu başkanlığı yaptığı çekişmesizdir.
O halde çekişme, davacının davalı ....'ne üye olup olamayacağı, davacının davalı ... ...'ne üye olup olamayacağı, işletme kooperatifine üyeliğin belirlenmesinde hangi tarih itibariyle üye olanların esas alınacağı, davacının işletme kooperatifine üyelik başvurusunda bulunup bulunmadığı ve bulunmamışsa bunun üyeliğe engel teşkil edip etmeyeceği, kooperatif ortaklığının devriyle birlikte ... üyeliğinin de kendiliğinden devralana geçip geçmeyeceği, üyeliğini davacıya devreden ...'ün ... ... üyeliği sona erdiği halde işletme kooperatifinde üye olarak kalmalarının hukuka uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davalı Birlik Yönünden Değerlendirme 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Kooperatif birlikleri" başlıklı 72. maddesinde "Konuları aynı veya birbiriyle ilgili nitelikte olan 7 veya daha çok kooperatif tarafından birlikler kurulabileceği anasözleşmelerinde tesbit edilebilir." hükmü yer almaktadır. Anılan kanun hükmünden anlaşılacağı üzere, kooperatif birliklerine yalnızca kooperatiflerin ortak olabileceği, gerçek kişilerin birliğe doğrudan üye olamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının gerçek kişi sıfatıyla davalı birliğe doğrudan üye olması kanunen mümkün bulunmamaktadır. Davacının ... ... üyesi olması ve bu kooperatifin de birlik üyesi olması nedeniyle davacının dolaylı olarak birlik faaliyetlerinden yararlanma hakkı bulunmakla birlikte, bu durum davacının gerçek kişi sıfatıyla birliğe doğrudan üye olması anlamına gelmemektedir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da davalı birlik yönünden benzer değerlendirme yapılmış ve davacının birliğe üye olmasının kanunen mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 72. maddesi gereğince kooperatif birliklerine yalnızca kooperatiflerin ortak olabileceği, birliğe gerçek kişilerin üye olamayacağı açık kanun hükmü karşısında, gerçek kişi olan davacının birlik üyeliğinin tespiti talebinin hukuken mümkün bulunmaması nedeniyle davalı Tasfiye Halinde .... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı ... Yönünden Değerlendirme
Dosya kapsamında toplanan delillerden ve özellikle 16.03.2012 tarih ve 8028 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan davalı ....'nin 02.10.2010 tarihli olağan genel kurulunun 10 numaralı kararından anlaşıldığı üzere, birlik sağlık tesisinde, birlik rekreasyon alanlarında ve ortak alanlarda yapılacak tesisler ve düzenlemeler ile bu alanların kullanımı konusunda müzakere açıldığı, bir tüketim ... kurularak tüm üye kooperatiflerin üyelerinin kurulacak olan tüketim kooperatifine üye olmalarının sağlanması konusunda ve sağlık ve rekreasyon alanlarının satılmaması konusunda yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verildiği görülmektedir.
Bu genel kurul kararı doğrultusunda 2011 yılında davalı ... ...'nin kurulduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 15.05.2015 tarihli 8821 sayılı nüshasında ilan edilen davalı birliğin 04.05.2015 tarihli genel kurulunun 8. maddesi gereğince birlik mülkiyetinde olan ortak alanların 2019 yılında davalı işletme kooperatifine devredildiği anlaşılmaktadır.
Davalı işletme kooperatifinin kuruluş amacının, davalı kooperatif birliğinin üye kooperatiflerine üye olan kişilerin ortak ihtiyaçlarını karşılamak olduğu, böylece esasen birlik üyesi kooperatif üyelerinin ödemeleri ile edinilen veya yapılması planlanan sosyal tesis, kreş, rekreasyon alanı gibi ortak mekanlardan bunların alınmasında maddi katkısı olan kooperatif ortaklarının yararlanmasının amaçlandığı görülmektedir. Davalı ... ... ana sözleşmesinin "Ortaklık Şartları" başlıklı 10. maddesinde "Kooperatife ortak olabilmek için; ...Kooperatifleri Birliğinin bağlı kooperatiflerinde gerçek veya tüzel kişi ortak olmak gerekir" hükmü yer almaktadır.
Ana sözleşmenin "Ortaklığa Kabul" başlıklı 11. maddesinde ise "Gerekli şartları taşıyanlar, kooperatife ortak olmak için yazılı olarak yönetim kuruluna başvururlar. Bu başvuruda anasözleşmenin tüm hükümlerinin ve getirilen yükümlülüklerin kabul edildiği açıkça belirtilir. Ortaklığa kabul yönetim kurulunun kararı ile kesinleşir. Yönetim kurulu, ortaklar ile ortak olmak için başvuranların 10'uncu maddede gösterilen şartları taşıyıp taşımadığını araştırmak zorundadır" düzenlemesi bulunmaktadır. Ana sözleşmenin "Ortaklıktan Çıkarma" başlıklı 14. maddesinde ise "Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar, yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. 1- 10'uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler" hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamından ve tarafların kabulünden anlaşıldığı üzere, davacı ... ...'nin üyesi olup, bu kooperatif davalı ....'nin üyesidir. Bu itibarla, davacı davalı ... ana sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen "...Kooperatifleri Birliğinin bağlı kooperatiflerinde gerçek kişi ortak olmak" şartını taşımaktadır.
Öte yandan, davacının ... ... üyeliğini 23.07.2012 tarihinde ...'ten devralıp bu kooperatif tarafından üyeliğe kabul edildiği, davacıya ferdilesme yoluyla iki adet villa tahsis edildiği ve 16.05.2016 tarihinde İstanbul Arnavutköy ... ada...ve... parsellerdeki taşınmazların tapularının davacı adına yapıldığı çekişmesiz olup, davacının dava tarihi itibariyle bu taşınmazların maliki olmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Kooperatif ortaklığının devri bir bütün olup, aktif ve pasif yönüyle bölünemez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, kooperatif ortaklığını devralan kişi, devreden ortağın tüm hak ve borçlarını devralmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Ortakların hak ve vecibeleri" başlıklı 23. maddesinde "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" hükmü yer almaktadır. Bu itibarla, davacı kooperatif ortaklığını ...'ten tüm hak ve borçlarıyla devralarak ... ... üyeliğine kabul edildiğine göre, bir hak olan ... üyeliğini de devralmıştır.
Kooperatifler hukukunda "açık kapı ilkesi" geçerli olup, bu ilke kooperatif üyeliğinin ana sözleşmede belirtilen objektif şartları taşıyan ve talep edenlerin üyelik talebinin keyfi olarak reddedilmemesini ifade etmektedir. Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde geçen "değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklık" ifadesi, 2. maddesinin 3. fıkrasındaki "Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz" ifadesi, 10. maddedeki "Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır" ve 14. maddenin 3. fıkrasındaki "Ortaklık devredilebilir" şeklindeki hükümler açık kapı ilkesine işaret etmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/859 Esas, 2017/1719 Karar sayılı ve 13.12.2017 tarihli ilamında "Kooperatif ortağı olunmasında 'açık kapı ilkesi' geçerlidir. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir. Yine açık kapı ilkesi gereği ortak sıfatını kazanan herkesin kooperatiften çıkma hakkı (Koop.K.m.10) olduğu gibi, ana sözlesmede açıkça belirtilmiş olan nedenlerle ortağın ihracına karar verilmesi de mümkündür (Koop.K. m.16). Kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözlesmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (Koop.K m. 8/1)... Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder" şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Davalı ... ana sözleşmesinin 14. maddesinde "10'uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenlerin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılacağı" açıkça düzenlenmiştir. ..., ... ... üyeliklerini davacıya devrettiklerinde, davalı işletme kooperatifine üyelik için gerekli olan "birlik üyesi kooperatife üye olma" şartını kaybetmişlerdir. Bu itibarla, ana sözleşmenin kendi hükmü gereği ...'ün üyelikten çıkarılmaları gerekirken, üyeliklerinin sürdürülmesi ve dava tarihi itibariyle halen üye olarak kayıtlı bulunmaları ana sözleşmeye aykırıdır. Davacının ... ... üyeliğini devralıp bu kooperatif tarafından üyeliğe kabul edilmesi ve kendisine ferdilesme yoluyla konut tahsis edilmesiyle, davalı ... ana sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen üyelik şartını sağlamış olduğu açıktır.
Davalı yan, davacının davalı işletme kooperatifine yazılı olarak üyelik başvurusunda bulunmadığını savunmuştur.
Ancak mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının üyeliğini 23.07.2012 tarihinde devralıp davalı işletme kooperatifinin ise 2011 yılında kurularak üyeliklerini 24.03.2012 tarihli hazirun cetveline göre belirlediği, yani davacının henüz üye olmadığı bir tarihte ... üyeliklerinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı işletme kooperatifinin ve davacının üye olduğu ... ...'nin, davacıdan üyelik başvuru dilekçesi ve üyelik belgelerini talep etmediği, üyeliklerin belirlenmesinde davacının üye olmadığı bir tarihteki hazirun cetvelini esas aldığı görülmektedir.
Öte yandan, davacının dava açmadan önce .... Noterliği'nin 01.07.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı işletme kooperatifine başvuruda bulunduğu, ... ... üyeliğini devralarak bu kooperatif tarafından kendisine ferdilesme yoluyla konut tahsis edildiğini, dolayısıyla işletme kooperatifindeki hak ve alacaklar üzerinde hak sahibi olduğunu bildirdiği, davalı işletme kooperatifinin ise .... Noterliği'nin 07.07.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile davacının taleplerini reddettiği, davalı işletme kooperatifinin kendi yarattığı usul eksikliğini davacıya karşı ileri süremeyeceği, davacının noterden gönderdiği ihtarnamenin yeterli bir başvuru niteliğinde olduğu ve davacının üyelik şartlarını taşıdığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 72. maddesi gereğince kooperatif birliklerine yalnızca kooperatiflerin ortak olabileceği, birliğe gerçek kişilerin üye olamayacağı açık kanun hükmü karşısında, gerçek kişi olan davacının birlik üyeliğinin tespiti talebinin hukuken mümkün bulunmaması nedeniyle Davalı Tasfiye Halinde .... ... hakkında açılan davanın reddine, davacının ... ... üyeliğini ...'ten devralarak bu kooperatif tarafından üyeliğe kabul edildiği, davacıya ferdileşme yoluyla konut tahsis edildiği ve tapularının davacı adına tescil edildiği, ... ...'nin davalı birlik üyesi olması nedeniyle davacının davalı ... ana sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen üyelik şartını taşıdığı, kooperatif ortaklığının devriyle birlikte ... üyeliğinin de davacıya geçtiği, davalı işletme kooperatifinin üyelikleri belirlerken yaptığı tarih sınırlamasının birlik genel kurul kararına ve açık kapı ilkesine aykırı olduğu, davacının üyelik şartlarını 2012 yılından itibaren sağladığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi ve açık kapı ilkesi gereğince davacının davalı işletme kooperatifinin üyesi olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacı ...'un davalı ... ...'nin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
1.Davalı TASFİYE HALİNDE ... hakkında açılan davanın REDDİNE,
2.Davalı ... hakkında açılan davanın KABULÜNE, Davacının adı geçen kooperatife üye olduğunun tespitine,
3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 -TL harcın Davalı ... ...'nden alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 2.134,00-TL tebligat/ posta gideri, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.050,00-TL yargılama giderinin Davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
5.Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalı ... ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
6.Kendini vekille temsil ettiren davalı Tasfiye Halinde .... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
7.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)