3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2025/53 E. , 2025/4117 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı ...'ya parasal destekte bulunduğunu, 04.02.2022 tarihinde davalı borçlunun rızası ile kendisine ait İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesinde kain ve tapuda 986 parselde kayıtlı tarla vasıflı taşınmaz üzerine faizsiz 500.000,00 TL ipotek konulduğunu, borç tahsil edilemeyince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptalini, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, 04.05.2021 tarihinden 30.04.2022 tarihine kadar davacı şirkette sigortalı işçi olarak çalıştığını, davacı şirket ile arasında ticari bir alışverişin olmadığını, hakkındaki icra takiplerinden dolayı taşınmazı üzerine konulan hacizler sebebiyle taşınmazı paraya çevrilmesin diye eski işvereni davacı lehine dava konusu sözde ipoteğin tesis edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından kendisine meşruhatlı tebligat çıkartılarak ispat yükünün kendisinde olduğu hatırlatılarak yemin deliline müracaat edip etmeyeceği hususunda 2 haftalık süre verildiği, yemin deliline müracaat edeceğine dair Mahkemeye beyan sunmadığı, resmi şekilde düzenlenmiş bir ipotek akit tablosunun borcun dayanağını teşkil ettiği, borçlunun aynı mahiyetteki yazılı delillerle ve menfi tespit davası açmak suretiyle ipotek hakkına itiraz edebileceği, davalının, davacının iş yerinde bir yıldan az süre çalışıp işten ayrıldığı nazara alındığında 04.02.2022 tarihinde düzenlenen ipoteğin taraflar arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak sırf davalının taşınmazı satılmasın diye danışıklı olarak düzenlenmiş olduğu savunmasına itibar edilmediği, davalının davacıdan aldığı ödünç para ve mal karşılığında borcuna karşılık bu ipoteği vermiş olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki 9 nolu ödeme emrine yönelik itirazın iptali davasında borçlunun ipotek hakkına yönelik itirazının incelenemeyeceğini, takip yapılmakla temerrütün oluştuğu, adi işlerde uygulanan yasal faiz talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2022/11588 sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; süresi içinde, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; süresi içinde, davalı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı; davacı şirket olmasına rağmen şirket defterlerinin değil, şirket yetkilisinin sözlü beyanı ile hüküm kurulduğunu, taşınmaz üzerindeki hacizlerin taşınmazının üzerine tesis edilen sözde ipotek sayesinde düştüğünü ve yenilenmediğini, davacı şirketin cevaba cevap dilekçesinde, sırf kendisini borçlu göstermek için fatura kestiklerini, normal koşullarda böyle bir faturanın kesilmesinin gereksiz olduğunu itiraf ettiklerini, bu durumda işbu faturanın naylon fatura olduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.İpotek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 881 ilâ 897. maddeleri arasında düzenlenmiş, ancak kanun koyucu tarafından bu hükümlerde ipotekle ilgili bir tanıma yer verilmemiştir. Doktrinde ipotek kavramı, kişisel bir alacağı güvence altına alma amacını güden, kıymetli evraka bağlı olmayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı ayni hak olarak tanımlanmaktadır.
2.İpotekte, iktisap sebebinin dışında, ondan bağımsız olan bir temel ilişkinin (borç ilişkisinin) varlığı gerekir. Ana para ipoteğinde, bu temel ilişkiden doğmuş bulunan bir alacak teminat altına alınmaktadır. Temel borç ilişkisinin geçersiz olması dolayısıyla alacak doğmamışsa, yapılan tescil görünürdeki alacaklı lehine bir rehin hakkı doğurmaz. Bir başka anlatımla, ipoteğin doğumu için yapılması gerekli tescilin alacaklı ile borçlu arasındaki temel borç ilişkisine bir etkisi yoktur. Tescil, alacağı doğurmaz ve alacağın varlığı için bir delil olmaz. Tescil ancak rehinli alacaklının ayni hakkının varlığına bir delil teşkil eder ve bu hususta bir karine yaratır. Rehinli alacaklı, rehin hakkını kullanmak için kişisel alacağını ispat etmelidir. İpoteğin amacı alacağı teminat altına almaktır. Bu yüzden de ipotek, teminat altına aldığı alacağa bağlıdır. Teminat altına alınacak bir alacak kesin olarak mevcut değil ise ipotek hakkı da alacağa bağlılığı dolayısıyla mevcut değildir. Diğer taraftan teminat altına alınan alacağın borçlusu, ipoteğe temel teşkil eden borç ilişkisine göre belirlenir. İpotek eşyaya bağlı bir borç doğurmadığından, ipotekli taşınmaz maliki, taşınmazın maliki olduğu için borçlu değildir, borcu ancak kendisi ile alacaklı arasındaki bir temel borç ilişkisinden doğabilir (Oğuzman, M.K./Seliçi, Ö.: Eşya Hukuku, 1982, s. 906 vd, Oğuzman/ Seliçi/Oktay-Özdemir, s. 1025-1026).
3.04.02.2022 tarih ve 2606 yevmiye numaralı İpotek Belgesi incelendiğinde; 500.000,00 TL bedelli, faizsiz, fekki bildirilene kadar geçerli 1. dereceden ipotek alacaklısının davacı ... Mobilya Mimarlık...Ltd. Şti., ipotek borçlusunun davalı ... olduğu, İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesinde kain ve tapunun 986 parselinde tarla vasıflı taşınmaz üzerinde ipotek kurulduğu görülmüştür.
4.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemece; anapara ipoteğinde temel ilişkiden doğmuş alacağın teminat altına alındığı, rehinli alacaklının rehin hakkını kullanmak için kişisel alacağını ispat etmesi gerektiği gözetilerek, dava konusu 500.000,00 TL bedelli ipoteğin davalıya verilen borcun teminatı olarak kurulduğu iddia edildiğinden, davacı şirketin davalıdan alacağı olup olmadığı, alacağı varsa tutarı konusunda dosyaya sunulan mevcut deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükü davacıda olmasına rağmen, yanılgılı değerlendirme ile ispat yükü ters çevrilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.