Esas No
E. 2025/9511
Karar No
K. 2025/10685
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2025/9511 K. 2025/10685 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9511, K. 2025/10685, T. 26.06.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9511
Karar No
2025/10685
Karar Tarihi
26.06.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2025/9511 E.  ,  2025/10685 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/594 E., 2025/861 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/688 E., 2025/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ... .....'in 28.02.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda tedavi gördüğü hastanede 09.03.2012 günü vefat ettiğini, müteveffanın ölümü ile geride; eşi ... ile aynı evde birlikte yaşadıkları kızı ..... ve engelli damadı .....'nın kaldığını, müvekkilinin, ... eşinin vefatı nedeniyle eşinin desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın geliri ve kazancı dışında herhangi bir geliri bulunmadığından eşinin vefatı nedeniyle maddi açıdan zor duruma düştüğünü, müvekkilinin eşi .......'in olay tarihinde davalı kurumda sendikalı demiryolu işçisi olarak ekip arkadaşları ile birlikte çalışmakta iken, üzerine demiryolu hattının 25.000 voltluk elektriğinin yıldırım gibi düşmesi sonucu feci şekilde kavrularak yandığını, septik şoka uğrayarak hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle C. Başsavcılığı'nda yapılan keşif sırasında dinlenen tanık beyanları ile Adli Tıp Otopsi raporuna göre de müteveffanın, demiryolu hattının 25.000 voltluk elektriğinin yıldırım gibi düşmesi sonucu feci şekilde kavrularak yandığını, septik şoka uğrayarak hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini, iş kazasının olduğu gün demiryolu hattında çalışmaya uygun olmayacak kadar aşırı kar yağışlı olduğunu, tüm işçilerin uyarmalarına rağmen, davalı iş yeri amiri tüm ekibi, işlerin yetişmesi için çalışmaya zorlanarak ayrıca çalışma yapılan hattın elektriğini kesmesi gerektiği halde kesmeyerek tüm ekipteki işçileri büyük bir riske atıldığını, murisin hayatta olduğu sırada kızı ve özürlü damadı ile torununa maddi ve manevi destek sağladığını, müvekkilinin kaza sonrası eşini yanmış halde görmesi, hastanede çektiği acılara tanık olması nedeniyle manevi olarak sarsıldığını, dava konusu iş kazası nedeniyle açılan asıl davanın Ankara 32. İş Mahkemesi'nin 2017/255 Esas sayılı dosyasıyla görülerek hükme bağlandığını, dosyada aldırılan kusur raporunun doğru bulunarak istinaf ilamında hükme esas alındığını, işbu davanın 4857 sayılı İş Kanun'un 77. maddesi uyarınca açılmış bir iş kazası davası olduğundan işverenin sorumluluğunun asıl olduğunu, işbu davanın belirsiz alacak ve tespit davası olduğunu ifade ederek; müvekkili için fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL.. destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın olay tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından Ankara 21. İş Mahkemesinin 2015/1000 Esas sayılı dosyasıyla müvekkili idare aleyhine açılan maddi tazminat davası bulunduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 28.02.2012 tarihinde Karaköy 4. yolda beton travers tahliyesi esnasında 2...9 -7 no.lu vagon üzerinde bulunan işçilerden .... ..... kataner gerilimine çarpılması sonucu kaza meydana geldiğini, kazanın müteveffanın dikkatsizlik, tedbirsizlik ve mevzuata uymamaları sonucu meydana geldiğini, kaza nedeniyle Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesi 2012/419 Esas, 2014/49 Karar sayılı ilamında müvekkili idareye atfı kabil bir kusur verilmediğini, müteveffanın iş ile ilgili gerekli eğitimlerinin olduğunu, davacının aynı kaza ile açmış olduğu manevi tazminat davasının görüldüğü Ankara 32. İş Mahkemesinin 2017/255 Esas ve 2018/448 Karar sayılı dosya kapsamında mevcut olup, ilgili davanın Yargıtay aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, her ne kadar davacı tarafından manevi tazminat davasında alınan kusur raporunun mevcut olduğundan bahisle kusurun kesinleştiği iddia edilmişse de, söz konusu kusur raporunda müvekkili idareye % 95 gibi fahiş kusur oranı verildiğinden kusur oranını kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme tarafından dosya kapsamına göre hesap raporu aldırılması halinde de, davacıya iş kazası kapsamında SGK tarafından bağlanan ilk peşin sermayeli gelirin hesaplanan tazminattan tenzilini, davacının evlenme indiriminin tenzilini, (evlenmişse evlenme tarihine kadar hesap yapılamasını) davacının payının belirlenmesinde aile nüfus tablosuna göre müteveffanın geride kalan anne baba, çocuk ve diğer yakınlarının paylarının da gözetilerek pay oranına göre hesaplama yapılması gerektiğini ifade ederek; davanın öncelikle usulden, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili özetle, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık maddi tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog