Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/384
Karar No
K. 2025/702
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/384 Esas
KARAR NO: 2025/702
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 12/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi ... ile alacaklı şirketin yetkilisi ... ve dava dışı 3. kişi ..., bu davada alacaklı görünen davalı şirketin gerçek ortakları olduğunu, ancak bu kişilerin davacı şirket yetkilisi ...'nın Türk vatandaşı olması sebebiyle tek başına şirket kurması konusunda 16.08.2017 tarihli "Türkiye Hudutları İçerisinde İthalat İhracat Şirketi Kuruluş Anlaşması"nı yaptıklarını, bu anlaşma üzerine ...'nın, ... ...'ni 22.08.2017 tarihinde kurduğunu, şirket ile ilgili bütün işlemlerin kararlarını birlikte aldıklarını, yine bu anlaşma çerçevesinde ..., 25.02.2019 tarihinde ise işbu davanın davacısı müvekkili şirket olan ...'ni kurduğunu, her iki şirkette 16.08.2017 tarihli "Türkiye Hudutları İçerisinde İthalat İhracat Şirketi Kuruluş Anlaşması" kapsamında kurulduğunu, her iki şirketin aynı adreste faaliyet göstermiş olup, iştigal konularının da aynı olduğunu, davacı şirketin, işlerin büyütülmesi ve ihracat işlemlerinin yapılabilmesi için kurulduğunu, bu kapsamda ticari faaliyetler sürdürülmekte iken, davalı şirket yetkilisi ... ile müvekkili şirket yetkilisi ... bir mutabakata vararak şirketlerden ... ...'nin hisselerinin ...'e, ...'nin hisselerinin ise ...'ya ait olacağı hususunda anlaşıldığını, şirketlerin kardeş şirketler olması nedeniyle birbirine faturalar kesilmiş olduğunu, birbirinden hesap transferleri yapılmış olduğu dikkate alınarak; şirketlerin biribirinden herhangi bir hak ve alacak talebinin olmayacağı hususunda şirket yetkilileri ... ile ...'nın mutabakata vararak anlaştıklarını, (Aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle işbu anlaşmayı yazılı olarak yapmadıklarını,) bu anlaşma neticesinde müvekkilİ şirket yetkilisi ..., herhangi bir bedel almaksızın ... Dış Ticaret Uluslararası Tekstil Limited Şirketinin hisse devirlerini yaptığını, bu hisse devirlerinin 23.12.2019 ve 27.08.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetelerinde ilan edildiğini, bu devirler sonucunda müvekkilİ şirket yetkilisi ...'nın işbu davada davalı olan ... Dış Ticaret Uluslararası Tekstil Limited Şirketinde hiçbir hissesi kalmadığını, davalı şirket yetkilisi, işbu şirket payının bir kısmını sonrasında ise tamamını aldığını, payın tamamının devri neticesinde davalı şirketin yetkilisi ... olduğunu, ... ile ... arasında ki anlaşmaya uygun olarak yapılan hisse devirlerinden sonra her iki şirketin isim benzerliğinin bir karışıklığa sebebiyet vermemesi için; ...'nin unvanının"..." olarak değiştirildiğini, bu unvan değişikliği 13.10.2021 tarihli Türkiye Ticaret Gazetesi ile ilan edildiğini, davalı şirket yetkilisi olan ..., ... Dış Ticaret Uluslararası Tekstil Limited Şirketinin hisselerinin tamamını alıp şirketi temsile yetkili olmasına müteakip; müvekkili firma yetkilisi ... ile aralarında yaptıkları 16.08.2017 tarihli anlaşmayı ve aralarındaki sözlü mutabakatı gözardı ederek, kayıtlarda ... Dış Ticaret Uluslararası Tekstil Limited Şirketine borçlu gözüken ... Seyahat Dış Ticaret Limited Şirketine icra takibi yaptığını, davalı tarafın hesap ekstresine dayanarak açtığı ilamsız icra takibi kötü niyetli olmakla birlikte taraflar arasında yapılan anlaşma ve mutabakata da aykırı olduğunu, dava tarihine kadar davalı tarafa ödenmiş bulunan bedelin istirdatına, İcra takibinin müvekkil şirket açısından durdurulması amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini beyan ederek; ilgili icra dosyalarının hakkında şimdilik ve tedbiren durdurma kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda haklı dava ispat olunacağından menfi tespit davasının kabulüne, müvekkili şirketin icra takibine konu edilen alacak ile ilgili olarak borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, dava tarihine kadar davalı tarafa ödenmiş bulunan bedelin istirdatına, davalı şirket tarafından, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen icra takibi dolayısıyla, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 16/08/2017 tarihli kuruluş anlaşması, yemin ile tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı tarafa borçlu olup olmadığından ibaret menfi tespit, istirdat ve takibin iptali davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin kardeş şirketler olduğunu, şirketlerin en başından aynı şahıslar tarafından kurulduğunu, daha sonra şirketlerin taraflarca paylaşıldığını, paylaşım yapılırken de bu şirketlerin birbirinden herhangi bir borç ve alacak taleplerinin bulunmayacağına dair sözlü olarak anlaştıklarını, bu anlaşmaya güvenerek tarafların hisse bedeli almadan hisselerin devredildiğini, ancak davalı tarafın bu sözleşmeye uymayarak defter kayıtlarında borçlu görünen davacıdan alacak talebi doğrultusunda icra takibi yapıldığını tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

.... İcra Müdürlüğünün 2022/...

E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde;

davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 478.526,39-TL asıl alacak olmak üzere borcun ödenmesi amacıyla 14/03/2022 tarihinde cari alacaklardan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusunun yasal dayanağı İİK 72/1,7 maddeleri olup, İİK 72/1 maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir."

İİK 72/7 maddesinde; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebi mahkememizin ara kararı ile değerlendirilmiştir. Buna göre 2004 Sayılı İİK.'nun 72. maddesinde, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davanın menfi tespit davası olduğu ve icra takibinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır.

İİK'nun 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiştir, söz konusu yasal düzenleme uyarınca icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Menfi tespit davasında ispat yükü davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacağın varlığını iddia eden alacaklı davalı üzerinde olsa da menfi tespite konu borç ticari defter üzerindeki kayıtlardan kaynaklanıp davacı yönünden dava dilekçesinde de belirttiği üzere cari hesap ilişkisi kapsamında davalıya borçlu olduğunu ikrar ettiği ancak davalı ile yaptıkları sözlü mutabakat neticesinde borcunun bulunmadığını iddia ettiğinden ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı borçlunun sözlü mutabakatı ve buna göre cari hesap ilişkisi kapsamında ticari defterleri üzerinde borçlu olmadığını kanıtlaması gerekir.

Mahkememizin 12/11/2025 tarihli celsesinde Arapça tercüman huzurunda yemin eda eden davalı şirket yetkilisi ... beyanında; "davacı şirket yetkilisi ile 16/08/2017 tarihli 'Türkiye Hudutları İçerisinde İthalat İhracat Kuruluş Anlaşması'nın yapılmadığına, bu sebeple bu kapsamda kurulduğu iddia edilen ... ... ile ... Seyahat Dış Ticaret Limited Şirketleri arasında yapılan sözlü mutabakat kapsamında şirketlerin kardeş şirketler olması sebebiyle birbirlerine kesilen faturaların, birbirinden hesap transferleri yapılmış olduğu dikkate alınarak şirketlerin birbirinden herhangi bir hak ve alacak talebinin olmayacağına dair anlaşmadıklarını" şeklinde yemin eda etmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde,

Davacı tarafın sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş, toplanan deliller kapsamında davacı tarafça cari alacaktan dolayı borçlu olmaması nedeniyle yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmişse de dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra usulüne uygun şekilde ön inceleme aşamasının tamamlanması akabinde dosya kapsamında davacı tarafın dava konusu cari alacaktan dolayı borçlu olmadığına yönelik iddiasını ispata yarar bilgi, belge ve delilin dosyaya yansımadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının delil olarak gösterilmesi üzerine davacının iddiaları doğrultusunda Mahkememizin 29/05/2024 tarihli celsesinin ara kararı ile tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ancak ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığından ve mahkememizin belirlediği defter inceleme gününde defterlerini sunmadığından mevcut dosya durumuna göre yargılamaya devam edilerek davacı tarafın yemin deliline dayandığı gözetilerek yemin hakkı hatırlatılmıştır.

Davacı tarafın yemin deliline dayanacaklarını beyan etmesi üzerine hazırlanan yemin metninin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisi tarafından davacının iddialarının tersi yönünde yeminin ifa edildiği dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacının bu iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 7.556,64-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,

3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 76.564,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan 400,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflardan ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 12/11/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.