9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2024/213
- Karar No
- 2025/634
- Karar Tarihi
- 21.10.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı nakliyat emtea abonman, ... numaralı kati sigorta poliçesi ile sigortalı, ...A.Ş. tarafından...'de mukim ... firmasından 22.02.2022 tarih ve ... numaralı fatura muhteviyatı toplam 3 kap/1000 adet seramik halka cinsi eşya satın alındığını, satın alınan bu emtianın Türkiye'de bulunan alıcısına nakliyesini davalının üstlendiğini, eşya sigortalıya gönderilmek üzere davalı tarafından teslim alındığını, toplam 3 kap, 90 kg ağırlındaki 1000 adet eşya, 22.02.2023 tarihinde taşıyan tarafından teslim alındığını, telsim alınan yükün, 28.02.2023 tarihinde İstanbul havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı ... geçici depolama alanında yapılan kontrlünde, 1 kap eşyanın teslim edildiğini, 2 kap eşyanın eksik olduğu tespit edilmiş ve bu durum konişmento üzerine derç edildiğini, daha sonra davalı tarafından yapılan kontroller sonucunda eksik teslim edilen kaplardan bir adeti bulunduğunu ve sigortalıya teslim edildiğini ancak bir kap eşya bulunamadığını ve alıcısına teslim edilemediğini, teslim edilemeyen 1 kap içerisinde bulunan 328 adet eşya nedeniyle sigortalının uğradığı zarara karşılık müvekkili şirket tarafından sigortalıya 97.919,30 TL tazminat ödediğini, davalı taşıyanın, eşyanın kendisine teslim edildiği andan gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde bunların kısmen veya tamamen kaybından sorumlu olduğundan sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalı aleyhine ...
6.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, sigortalı tarafından satın alınan eşyanın nakliye işini davalı üstlenmiş olup yükün alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle doğan zarardan davalı sorumlu olduğunu, taşımaya konu yükün davalı taşıyan tarafından teslim alınmış olmasına rağmen eşyanın kaybolması nedeniyle alıcısına teslim edilmediği davalı tarafından kabul ve ikrar edildiğini, davalı tarafından kabul edildiği üzere eşya hava taşıması sırasında değil, hava yolu taşıması süreci başlamadan önceki süreçte kaybolduğunu, bu husus davalı tarafın " ... gönderi, en son 24/02 de hareket görmüştür. Ülke çıkışı bulunmuyor. Detaylı kontrol için araştırma dosyası açılmalıdır...." şeklindeki beyanı ile sabit olduğunu belirterek fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının icra takibine yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, bütün dünyada bilinen / tanınan " ... " logosu ile yurt içi ve uluslararası paket ve hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal etmekte olduğunu, bütün dünyada " ... " logosu ile uluslararası hızlı kargo taşımacılığı işi yapan firmaların / şirketlerin, Türkiye'ye taşımasını üstlendikleri kargoların, Türkiye' deki hava limanına gelmesini müteakip, anılan kargoların gönderi alıcısına teslim edilmesi, gümrükten geçirilmesi için gerekli belgelerin, gönderi alıcısına teslim edilmesi işlerinde de uluslararası hava yolu taşımasını üstlenen Türkiye dışındaki firmanın - şirketin, Türkiye acenteliğini - hizmet ortaklığını üstlenmekte olduğunu, müvekkili şirketin, % 100 yabancı sermayeli kurumsal bir şirket olduğunu, Pandemiden beri, müvekkili şirketin personelinin büyük kısmının evden çalıştığını, Hukuk servisinde iş takibi kısmında çalışan personel de evden çalışmakta, haftada / 15 günde bir şirket merkezine fiilen gitmekte olduklarını, huzurdaki davanın konusunda da, dava dilekçesi Nisan ayında müvekkili şirketin ... adresine gönderildiğini, bu departmanda çalışan personel, ... ile gönderilen tebliğ evraklarını, hukuk departmanındaki evden çalışan iş takibi yapan / sekreter olarak çalışan personelin mail adresine gönderdiğini, hukuk departmanı çalışanının mail adresinde draft olarak kaldığını, dava dilekçesinden / tebligattan, kimsenin haberi olmadığını, bu sebeple davanın esasına cevap verilemediğini, Mahkememizin 11.06.2024 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının, 16.06.2024 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edilmiş sayılması ile huzurdaki davanın ikamesine muttali olunduğunu ve öğrenildiğini belirterek huzurdaki davanın konusu İngiltere'den Türkiye'ye yapılan Uluslararası Hava Yolu Taşıması olmakla, üç kap gönderiden iki kabının teslim edildiği, bir kap gönderinin ise kayıp edildiği ihtilafsız olmakla, taşıyıcı müvekkili şirketin sorumlu olup olmadığının, sorumlu ise miktarının ne olduğu İngiltere ve Türkiye'nin taraf olduğu montreal sözleşmesi hükümleri nazara alınarak belirleneceğini, kayıp edilen bir kap gönderi sebebiyle taşıyıcı müvekkili şirketin sorumluluğu, Montreal Sözleşmesi'nin 22/3 ve 22/5.maddesi hükümleri nazara alınarak belirlenecek olup, 22/3.maddede, gönderen tarafından, kargonun teslim edileceği yerde, teslimi ile ilgili olarak özel fayda beyanında bulunulmamış ise, yani konşimentoda / taşıma senedinde, taşınan eşyanın / ürünün bedeli / değeri / kıymeti belirtilmemiş ise, taşıyıcı müvekkili şirketin azami sorumluluğu, gerçek zararı aşmamak kaydı ile, kayıp edilen gönderinin her bir kg ı için 22 SDR karşılığı olmakla, kayıp edilen gönderinin ağırlığı 30 kg olmakla, azami sorumlu olduğu tutarın, 30 kg x 22 SDR = 660 SDR karşılığı olduğundan, davacı sigorta şirketinin bu tutarı aşan talebinin reddine karar verilmesini, davacı sigorta şirketinin, taşıyıcı müvekkili şirketi temerrüde düşürdüğü yönünde yazılı belge olmamakla, davacı sigorta şirketinin, icra takip tarihinden önce işlemiş faiz talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığından, davacı sigorta şirketinin işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin, davanın konusu olan taşıma sebebiyle sorumlu olup olmadığının, sorumlu ise tutarının ne olduğunun tespiti mahkemenin muhakemesine muhtaç olmakla, bu husus ibraz ettiğimiz emsal yargı kararları ile de açık bir şekilde sabit olmakla, davacı sigorta şirketinin icra inkar tazminatı talebinin hiç bir şekilde hukuki dayanağı bulunmamakta olduğunu, davacı sigorta şirketinin icra inkar tazminatı talebinin her halükarda reddine karar verilmesini, davacı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmamakla, davanın konusu ile ilgili müvekkili şirket tuicari defter ve kayıtlarında bir kayıt bulunmadığından, 11.06.2024 tarihli celsenin ( 7 ) numaralı ara kararındaki, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine yönelik ara kararından rücu olunmasına karar verilmesini, taşıyıcı müvekkili şirketin azami sorumluluğu Montreal Sözleşmesine tevfikan 30 kg x 22 SDR = 660 SDR karşılığı Türk Lirası olmakla davacı sigorta şirketinin bu tutarı aşan talebinin reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı sigorta şirketine yükletilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; Mahkeme tarafından davalı taşıyıcının sınırlı sorumlu olacağı kanaatine varılması halinde; davalının sorumluluğu 15.661,07 TL Mahkeme’nin davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde heyetlerinin taşıma uzmanı tarafından davalı taşıyıcının sınırlı olduğunun benimsenmesi halinde davacı Sigorta şirketinin davalıdan 15/03/2023 takip tarihinde 15.661,07 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdirin Mahkemeye ait olduğunu, bu nedenle 28/10/2022 tarihi ile 15/03/2022 takip tarihine kadar davacının 15.661,07 TL asıl alacağına; 769,22 TL işlemiş avans faizi alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacak talebinin takdirinın Mahkeme'mize ait olduğunu, TCMB verilerinden 15.03.2022 takip tarihi itibariyle avans faizin % 10,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 15.661,07 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceğini, Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; Rucüen Tazminat Alacağı ana para 15.661,07 TL, işlemiş faiz 769,22 TL, olabileceğinin mütalaa edildiğini, 2. Seçenek; Mahkeme tarafından davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı kanaatine varılması halinde ise 97.919,30 TL; Davacı taraf 97.919,30 TL asıl alacağına 28/10/2022 tarihinden 15/03/2022 takip tarihine kadar 4.838,28 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra ise % 10,75 orandan başlayarak işleyecek avans faizi yürütülmesini talep ettiğini, davacının sigortalısına 20/10/2022 tarihinde 97.919,30 TL hasar ödemesi yaptığı, ancak davacının davalıdan 28/10/2022 tarihinden itibaren işlemiş 15/03/2023 takip tarihine kadar 4.838,28 TL % 10,75 orandan başlayarak işleyecek avans faizi yürütülmesini talep ettiğini, bu nedenle 28/10/2022 tarihi ile 15/03/2022 takip tarihine kadar davacının 97.919,30 TL asıl alacağına; 4.809,45 TL işlemiş avans faizi alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacak talebinin takdirinin Mahkeme'ye ait olduğunu, TCMB verilerinden 15.03.2022 takip tarihi itibariyle avans faizin % 10,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 97.919,30 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceğini, Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; Rucüen Tazminat Alacağının, Ana Para 97.919,30 TL, işlemiş faiz 4.809,45 TL olabileceğinin mütalaa edildiğini, davacı şirketin T.T.K.
1472.Maddesi kapsamında sigortalısının poliçe teminatı kapsamındaki zararını ödeyerek halefiyet hakkına sahip bulunduğunu, dava konusu mallardaki kayıp ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini, davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olacağını, davaya konu kayıp olan 1 kap, 30 kg kargo için davalı taşıyıcının sorumluluğunun CMR Konvansiyonu hükümlerine göre değerlendirilemeyeceği, davalı taşıyıcının sorumluluğunun Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre değerlendirilebileceği kanaatine varıldığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve/veya davalının kötü niyet tazminatı talebinin takdirinin ise Mahkemeye ait olduğunu beyan etmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; taşımacılık yönüyle ek değerlendirme: Mahkemenin EK görevlendirmesi gereği, KÖK rapora vaki beyan ve itirazlar incelenmiş ve değerlendirilmiş olup; nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere, taşımacılık yönünden KÖK rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirmeyi gerektirir yeni bir değerlendirme sonucuna ulaşılmadığı, kök rapor sonuç ve kanaatlerini koruduklarını, davacının, alacağın temliki hükümleri kapsamında dava ve talep hakkının bulunacağını, Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere davacının alacaklı olup olmadığı Mahkeme’ye ait olmak üzere; şayet davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde; Mahkeme’nin davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde ise davacı Sigorta şirketinin davalı sigortalısına ödediği 97.919,30 TL hasar bedelinden kaynaklı davalıdan 15/03/2023 takip tarihinde 97.919,30 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Mahkeme’ye ait olduğunu, davacı taraf 97.919,30 TL asıl alacağına 28/10/2022 tarihinden 15/03/2022 takip tarihine kadar 4.838,28 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra ise % 10,75 orandan başlayarak işleyecek avans faizi yürütülmesini talep ettiğini, takip öncesinde zarar giderim talebinin iletildiğine ilişkin herhangi bir vesikanın mevcut olmadığını, TBK117/1 Md. uyarınca da muaccel borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşecek olup; Bu halde davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu, Noter Temerrüdü Olmaması Hususunun Mahkeme’ce Benimsenmesi Halinde; ancak dosya içeriğinde davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir noter ihtarı ve/veya benzeri bir temerrüt ihtarı görülemediğini, bu halde davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığının takdirinin Mahkeme'ye ait olduğunu, İşlemiş Faizin Kabulü Halinde: Davacının sigortalısına 20/10/2022 tarihinde 97.919,30 TL hasar ödemesi yaptığı, ancak davacının davalıdan 28/10/2022 tarihinden itibaren işlemiş 15/03/2023 takip tarihine kadar 4.838,28 TL avans faizi talep ettiğinin görülmekte olduğunu, bu nedenle 28/10/2022 tarihi ile 15/03/2022 takip tarihine kadar davacının 97.919,30 TL asıl alacağına; 4.809,45 TL işlemiş avans faizi alacağının olduğu hesaplanmakla birlikte, davacının işlemiş faiz alacak talebinin takdiri Mahkeme'ye ait olduğunu, TCMB verilerinden 15.03.2022 takip tarihi itibariyle avans faizin % 10,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 97.919,30 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceğini, davalının sorumlu olacağı zarar miktarının seçimlik hak Mahkeme’ye ait olmak üzere; Mahkeme tarafından davalı taşıyıcının sınırlı sorumlu olacağı kanaatine varılması halinde; (Kök raporda sf. 13-17 de “Montreal Konvansiyonu - Taşıyıcının Sorumluluğu ve Somut Olay İrdelemesi” kısmında açıklandığı üzere) Davalının sorumluluğunun emtia zararı ve taşıma bedeli olmak üzere toplam 28.238,65.-TL olacağı, bu takdirde talep edilebilecek işlemiş faizin 1.406,24.- TL olduğunu, Mahkeme tarafından davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı kanaatine varılması halinde ise davalının sorumluluğunun, toplam 97.919,30.-TL olacağı, talep edilebilir işlemiş faizin ise 4.809,45.-TL olduğunu, davacının icra inkâr tazminatı talebinin ve/veya davalının kötü niyet tazminatı talebinin takdirinin ise Mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir. ...
6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayıı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi: Genel Haciz Yolu ile İlamsız icra takibi başlatıldığı, ''Örnek No:7'' ödeme emri düzenlendiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67. maddesi uyarınca iptali davasıdır.
Davacı tarafça taşıma sırasında kaybolan eşya nedeniyle sigortalının poliçe kapsamında karşıladığı zararına ilişkin yaptığı ödemenin rücuen tahsiline dayalı olarak davalı borçlu adına ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olduğu iddiası ile itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça ise poliçeye konu taşınan eşyaların ...' den ...' ye yapılan uluslararası hava yolu taşıması olduğu, üç kap gönderiden iki kabının teslim edildiği, bir kap gönderinin ise kayıp edildiği ihtilafsız olduğu, taşıyıcı müvekkil şirketin sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının ne olduğu İngiltere ve Türkiye' nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi 22/3 ve 22/5.maddesi hükümleri nazara alınarak miktar ve sorumluluğun belirleneceği, gönderen tarafından, kargonun teslim edileceği yerde, teslimi ile ilgili olarak özel fayda beyanında bulunulmamış ise, taşıyıcı müvekkil şirketin azami sorumluluğu gerçek zararı aşmamak kaydı ile kayıp edilen gönderinin ağırlığı 30 kg olduğu, her bir kg için 22 SDR talep edilebileceği azami sorumlu olduğu tutarın 30 kg x 22 SDR = 660 SDR karşılığı talep edilebileceği, davacı sigorta şirketinin, taşıyıcı müvekkil şirketi temerrüde düşürdüğü yönünde yazılı belge olmadığından, davacı sigorta şirketinin, icra takip tarihinden önce işlemiş faiz talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığından talep edilemeyeceği, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği iddiası ile davanın fazla talebinin reddinin talep edildiği anlaşıldı. ...
6.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı icra takip dosyası ile ''...A.Ş.'ye ait emteanın kusurlu taşınması / kaybolması nedeniyle meydana gelen zarar müvekkil şirket tarafından tazmin edilmiş olmakla, müvekkil şirketçe sigortalısına ödenen tazminatın tarafınızdan rücuen tahsili talebi'' sebebine dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, borca itiraz edilmesi ile icra takibinin durdurulduğu anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan tüm deliller dikkate alındığınd, davaya konu itiraza uğrayan icra takibi alacağı sebebine ilişkin belirtilen hava yolu taşımacılığına ilişkin sigortalı ile davalı taşıma şirketi arasında hava yolu taşımacılığına ilişkin ülkemiz bakımından 26/03/2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 28/05/1999 tarihli Havayolu İle Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralları Birleştirilmesine Dair Montreal Sözleşmesi'nin uygulaması gerektiği, sözleşmenin 1. Maddesine göre, sözleşmeye taraf devletler arasındaki taşımalarda Montreal Sözleşmesi uygulanacağı, davaya konu taşımanın yapıldığı ülkeler anılan sözleşmeye taraf olup uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi uygulanacağı, Montreal Sözleşmesi'nin 18/2. maddesine göre, kargo taşımacılığında, taşıyıcı, kargonun tahrip olması, kaybolması, kargoya zarar gelmesi durumlarında uğranmış hasara karşı sadece olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumlu olduğu, Sözleşmenin 22/3. Maddesine göre ise, kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluğunun belirlendiği, davalı tarafın icra müdürlüğüne yaptığı itiraz dilekçesi de irdelenerek, davalının taşıma işinde acente olarak hareket edip etmediği, ediyor ise sorumluluğuna etkisi ve itirazlarıda değerlendirilmek suretiyle, taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için dosyanın alanlarında uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, taşıyıcı tarafın teslim alınan eşyanın alıcısına teslim edilmeden zayi olması halinde tam ziya olarak kabulü ile davacının davalıdan rücuen tazminat talep edebileceği, davalının ise hava yolu ile kargo taşımacılığı yaptığı, taşımalara karşılık navlunu kendi ad ve hesabına tahsil edebileceği , bu konumu ile sorumluluğuna gidilebileceği, taşımaya konu eşyanın Sözleşmenin 22/3.maddesi gereği kilogram karşılığı toplam 660 SDR olduğu, ancak davalı taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu nedenle sınırlı sorumluluğunun kabul edilemeyeceği (Montreal Sözleşmesi 22/5 maddesi), emtia bedeli ile taşıma bedeli zararından sorumlu olacağı, temerrüt faizine ilişkin usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmaması nedeniyle faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, ...
6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına 97.919,30 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptaline, takip talebindeki şartlarla takibin devamına, temerrüt olgusu oluşmadığından 4.838,28 TL takip öncesi işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın %20' si olan 19.583,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına 97.919,30 TL asıl alacak üzerinden itirazın İPTALİNE, takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA, temerrüt olgusu oluşmadığından 4.838,28 TL takip öncesi işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2.Kabul edilen alacağın %20' si olan 19.583,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 6.688,86 TL harçtan peşin alınan 1.241,06 harcın mahsubu ile bakiye 5.447,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.241,06 TL peşin harcın toplamı olan 1.668,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.838,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 20.115,00 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19.109,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.420,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 160,00 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin e duruşma yolu ile yüzlerine karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.