Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı-alacaklı müvekkil şirketin, davalı-borçlu şirket ile gerçekleştirdiği ticari mal alım-satımından kaynaklı 113.271,11 TL'lik alacağına istinaden Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, alacağa ilişkin davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını bu nedenle davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, icar takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davacı müvekkilinin alacağının takip tarihinden önce ve sonra işleyen ticari avans faizleri ve harç, masraf, icra vekalet ücreti gibi sair tüm fer'ileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Cari hesabı açık olan davacı tarafa böyle bir mal ve hizmet temini gerçekleştirilmediği için 07/03/2024 tarih ve ... numaralı e-faturaya (113.004,97 TL fiyat farkı içerikli) müvekkili şirketçe 07/03/2024 tarihinde e-Fatura düzenlendiğini, çünkü davacının bahse konu fatura içeriklerine ilişkin tarafına bir mal veya hizmet teslimi söz konusu olmadığını, bu sebeple iade faturası kesildiğini, bu kapsamda davacının bahse konu 3 faturaya itiraz yapılmadığına ilişkin iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, cari hesap tablosunda, davacının yapmış olduğu hukuksuz ve haksız talepleri sebebiyle bakiye görünen 32.464,03 TL ödenerek, hesabıırı kapatıldığını ve ticari ilişkinin sonlandırıldığını, davacı tarafça müvekkil şirketin 32.464,03 TL cari hesap bakiyesi bulunduğunu ancak müvekkili şirketin bu bakiyeyi kabul etmekte ve davacı tarafın banka hesabına 11.03.2024 tarihinde ödeme gerçekleştirdiğini, davacı tarafın açmış olduğu, iddiaları asılsız olan ve gerçeği yansıtmayan işbu davanın reddi ile yargılama konusunun %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır. Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısı dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.

10/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Her iki tarafın usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter tasdik şerhlerinin zamanında yaptırıldığı, davacı firma ticari defterlerine göre; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde davalı firmanın borçlandırılmak sureti ile muhasebe usul ve esaslarına göre kayıtlı olduğu, 2023 yılından ilgili hesabın 140.611,14 TL. borçlu olarak 2024 yılına devir ettiği, davalı tarafından 07.03.2024 tarihinde düzenlenen fiyat farkı (iade) faturasının ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen bu fiyat farkı (iade) faturasına istinaden davacı tarafından 07.03.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiği, davalı tarafından 11.03.2024 tarihinde yapılan 32.464,03 TL. tutarındaki gelen havalenin defterlere kayıt edildiği bu işlemlerden sonra ilgili hesabın 2024 yılı sonunda 113.271,11 TL. borçlu olduğu, davalı firma ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde davacı firmanın alacaklandırmak sureti ile muhasebe usul ve esaslarına göre kayıtlı olduğu, 2023 yılından ilgili hesabın 140.345,00 TL. alacaklı olarak 2024 yılına devir ettiği, davacıya düzenlendikleri 07.03.2024 tarihinde düzenlenen fiyat farkı (iade) faturasının ticari defterlerde kayıtlı olduğu, bu fiyat farkı (iade) faturasına istinaden davacı tarafından 07.03.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiği iade faturasının kayıtlı olmadığı, bu işlemlerden sonra 11.03.2024 tarihinde yapılan 32.464,03 TL. tutarındaki gönderilen havale işleminin defterlerde kayıtlı olduğu, bu işlemlerden sonra ilgili hesabın 2024 yılı sonunda bakiyesinin olmadığı hesabın 0 “sıfır” olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizin 25/09/2025 tarihli duruşmasında davacıya yemin teklifi sorulmuş ve davacının yemin teklif etmesine istinaden yine mahkememizin 20/11/2025 tarihli duruşmasında davalı şirket temsilcisinin hazır bulunmasıyla yemini yaptırılmış ve takibe dayanak, davaya konu faturalarda belirtilen ürünleri teslim almadığına ilişkin yemin etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.

Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 113.271,11 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıya icra takibine konu faturada belirtilen malları teslim edip etmediği, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.

İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)

Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;

HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.

Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)

Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)

Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... ... E ... K sayılı ilamı)

Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, tarafların ticari defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların tarafların defterinde de kayıtlı olduğu, ancak davalının iade faturası kestiği anlaşılmıştır.

Bu durumda davacı tarafın malları teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Malların teslimine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden ve yemin deliline başvurulmuş ve davalının da malları teslim almadığına ilişkin yemin ettiği anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının REDDİNE,

2.Peşin olarak alınan 1.497,58 TL harcın, alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 882,18 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

3.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,

Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/11/2025

Katip Hakim

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.