13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/404
- Karar No
- 2025/1945
- Karar Tarihi
- 20.11.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/404 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2020/140 Esas- 2022/842 Karar
TARİH: 01/12/2022
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... Armatür Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya Devre Faizli Nakdi Krediler, Ticari Kredili Mevduat Hesabı, Taksitli Ticari Kredi kredileri açılıp kullandırıldığını, davalı ...müteselsil kefil sıfatıyla sözleşme kapsamı borçtan sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinden doğan işbu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine Kahramanmaraş 7. Noterliği'nin 01.10.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara sorumlu oldukları, borç miktarı, söz konusu borcun ödenmediği takdirde başvurulacak yollar ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak her türlü yasal işlemin başlatılacağı, sözleşmede belirtilen temerrüt faizi, gider vergisi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve sair ferilerin davalı tarafa ait olacağı ihtaren bildirildiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle Müvekkili Banka tarafından İstanbul 9. İcra Müdürl ... E. sayılı dosyası marifetiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından tebellüğ edilen Örnek No:7 İlamsız Takipte Ödeme Emrine karşı İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 24.10.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, haksız olan itirazın iptalini istemek maksadıyla işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede borcun vadesinde ödenmemesi durumunda hangi faiz oranının uygulanacağının açıkça belirtilmiş olduğunu ve davalı tarafından ıslak imza ile imzalanmış olduğunu, bu nedenle faize yapılan itiraz yerinde olmayıp reddi gerektiği, izah olunan hususlar çerçevesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız itirazın iptaline ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalı hakkında %20'den az olmayacak miktarda icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... Armatür San. Tic. Ltd. Şti arasında yapıldığı ifade edilen genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin şahsi imzasının ne de kefaletinin mevcut olduğunu, bahsi geçen genel kredi sözleşmesindeki ve var ise müvekkilinin şahsi kefaletinin olduğu iddia edilen diğer sair sözleşmelerdeki tüm imzalara ayrı ayrı itiraz ettiklerini, hiçbir sözleşme de müvekkilinin imzası bulunmadığını, yaptırılacak bilirkişi incelemesinde durumun netlik kazanacağını, ayrıca dava da talep edilen ana para, faiz ve sair hesaplamaları kabul etmediklerini yapılan hesaplamalar bahsedilen sözleşmeye ve eklerine uygun değildir bilirkişiye yaptırılacak hesaplama ile haklılıklarının ortaya çıkacağını, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarih 2020/140 Esas- 2022/842 Karar sayılı kararında;"İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası getirilmiş, yapılan incelemesinde;
Davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.626.245,28-TL üzerinden ilamsız icra takibinin yapıldığı davalının yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür....Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Armatör San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalı ...nın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı banka tarafından Kahramanmaraş 7.Noterliğinin 01/10/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile hesabın kat edildiği, hesap katının davalıya 07/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük sürenin dolması ile dava dışı kredi borçlusunun 09/10/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, ihtarnamenin davalı kefile tebliğ edilemediği, genel kredi sözleşmesinin 28/2 maddesindeki banka tarafından gerekli tebligatın yapılabilmesi için sözleşmede yazılı adresin kanuni ikametgah olduğu ve bu adrese yapılan tebligatın ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükmünün kefilin durumunu ağırlaştırıcı hüküm kapsamında kalması sebebiyle yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı kefilin takip tarihi olan 18/10/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, sözleşmedeki kefalet limitinin 4.500.000 TL olduğu, talep edilen toplam alacak miktarı 3.556.086,61 TL olması sebebiyle davalı kefilin temerrüt tarihinden sonra hesaplanacak faiz ve fer'ilerden sorumlu olacağı, genel kredi sözleşmesinin 22.maddesinde; kred borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan "Bankanın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %100'nün ilavesi ile bulunacak oran" üzerinden hesaplanacak oran olduğunun kararlaştırıldığı, davacı bankanın TCMB'ye uygulayacağını bildirdiği en yüksek faiz oranının %45 olduğu, bunun %100 fazlasının %90 a tekabül ettiği, davacı bankanın rotatif, taksitli ve ihtiyaç kredisinden kaynaklı kredilerden dolayı talep ettiği %45 temerrüt faiz oranı ile bağlı olduğu, tüzel kişi kredili mevduat alacağına 01/03/2006 tarih , 26095 sayılı resmi gazetede yayınlanan 5464 sayılı Banka Kredi Kartları Kanunu'nun 26.maddesi uyarınca; TCMB'nin azami akdi ve gecikme faiz oranlarının tespit etmeye yetkili olduğu, belirlenen bu oranların 3 ayda bir açıklanacağı, buna göre kredi kartına uygulanacak sözleşme faizinin Merkez Bankası tarafından belirlenecek oranların üzerinde olamayacağı, temerrüt tarihi itibariyle akdi faizin yıllık %19,20 , temerrüt faizinin de %24 olarak belirlendiği, tüzel kişi mevduat kredi alacağından dolayı davacı bankanın yıllık %24 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, hüküm vermeye elverişli denetime açık kök ve ek bilirkişi raporları ile anlaşıldığından; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin; A.Rotatif kredi alacağından dolayı 500.614,44 TL, B.Taksitli kredi alacağından dolayı 2.295.628,93 TL, C. Taksitli ihtiyaç kredisi alacağından dolayı 775.468,86 TL, D.Tüzel kredili mevduat alacaağından dolayı 29.866,46 TL üzerinden devamına, Rotatif kredi alacağından kaynaklanan 489.251,09 TL, Taksitli kredi alacağından kaynaklanan 2.267.565,54 TL, Taksitli ihtiyaç kredisi alacağından kaynaklanan 769.281,98 TL, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %45 oranında temerrüt faizi, Tüzel kredili mevduat alacağından kaynaklanan 29.584,81 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %24 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarca belirlenebilir mahiyette bulunan likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden, kabul edilen toplam alacak miktarı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
İlk derece mahkemesi dosyasında müvekkili banka tarafından ikame edilmiş olan davada Yerel mahkemece tesis edilen 2020/140 E. 2022/842 K. ve 17.01.2023 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Yerel mahkeme tarafından oluşturulan kararın kabulünün mümkün olmadığını, Yerel mahkemenin temerrüt faiz oranlarına ilişkin kararın kabulü mümkün olmayıp söz konusu kararın hukuken muteber bir yanı bulunmadığını;Müvekkili banka ile davalı borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca tarafların sözleşme serbestisi ilkesine dayanarak hangi krediye ne kadarlık bir faiz işletileceği hususunda anlaşmaya varabileceklerini, müvekkili banka ile davalı borçlular arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi’nin 22. maddesinde ise temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlığı altında,“…Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulayacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “bankanın TCMB’ye uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğunu kabul ve taahhüt eder…” hükmünün düzenlendiğini, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinde;“…Faiz ödeme borcu sözleşme ile kararlaştırılmış ise buna itibar edilecektir...” hükmünün yer aldığını, nitekim buna ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun “Oran Serbestisi ve Bileşik Faizin Şartları” başlıklı 8. maddesinin:“(1) Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." şeklinde olduğunu;
Ticari işlerde tarafların faiz oranını serbestçe kararlaştırabileceklerini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 88. ve 120. madde hükümlerinde öngörülen sınırlamanın ticari işlerde uygulanmayacağının kabul edildiğini, nitekim ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini düzenleyen TTK md. 8/f.1 hükmü, TBK md. 88 ve 120 hükümlerine göre özel hüküm niteliğinde olduğunu ve öncelikle uygulanması gerektiğini, buna göre ticari nitelikte bir işte taraflarca kararlaştırılan oranlardaki anapara faizi ve temerrüt faizinin, kararlaştırılan bu oranlar çerçevesinde uygulanacağını;Bu nedenle, Yerel Mahkemenin akdi faiz ve temerrüt faizlerinin TCMB’ye bildirilen oranlardan farklı olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın alacağı hesaplanırken, tarafların mutabık kalınan oranlar üzerinden hesaplanması gerektiğini, nitekim temerrüt faiz oranlarının yanlış hesaplanmasının, BSMV alacağını da etkilediğini ve hatalı hesaplama neticesinde müvekkili bankanın alacağının olduğundan daha düşük tespit edildiğini;Müvekkil Banka tarafından TCMB’ye bildirilen yıllık temerrüt faiz oranlarının; rotatif kredi için %45, tüzel kredili mevduat hesabı ve taksitli ticari krediler için %30,24 olduğunu, fakat Yerel Mahkemece tesis edilen 2020/140 E. 2022/842 K. ve 17.01.2023 tarihli kararda temerrüt faizinin tüzel kredili mevduat hesabı ve taksitli ticari krediler için %24 olarak hesaba katıldığını, hükme esas alınan bu faiz oranının kabulünün mümkün olmadığını;Yerel mahkeme tarafından müvekkili banka alacağı tespit edilirken, dosyaya sundukları TCMB’ye bildirilen faiz oranları dikkate alınarak hesap yapılması gerekirken, eksik ve hatalı şekilde başkaca bir faiz oranı takdir edilerek bu yönde bir hesap yapılmasının hatalı olduğunu, eksik ve hatalı şekilde yapılan bu hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, yapılan bu tespitin hükme esas alınmasının da usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini beyanla İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/140 E. 2022/842 K. ve 17.01.2023 tarihli kararın istinaf incelmesi neticesinde kaldırılmasına, davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı tarafça davalı ve dava dışı asıl borçlu şirket aleyhine başlatılan takipte rotatif kredi ile taksitli ticari krediler yönünden %45 oranında, tüzel kredili mevduat hesabı alacağı yönünden ise %30,24 oranında temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilip gerekçeli kararda açıklandığı üzere, davacı banka tarafından düzenlenen kat ihtarnamesinin tebliği için davalı kefile çıkarılan tebligat iade edilmiş ve takipten önce davalı temerrüde düşürülmemiş olduğundan, davacı bankanın kat tarihinden temerrüt, yani takip tarihine kadar davalıdan olan asıl alacağına ancak akdi faiz işletebileceği, Mahkemece hükme esas alınan hesaplamanın da bu şekilde olduğu, her ne kadar hüküm fıkrasında taksitli ticari krediler ile rotatif kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %24 oranında faiz işletilmesine karar verilmiş ise de, 17/01/2023 tarihli tashih kararı ile hükümde maddi hata yapıldığı açıklanarak, bu krediler yönünden davacının takip talebinde talep ettiği şekilde, asıl alacak miktarlarına takip tarihinden itibaren %45 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiği, dolayısıyla davacının istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü şekilde taksitli ticari krediler ile rotatif kredi yönünden talep edilenden başka bir faiz oranına hükmedilmediği, tüzel kredili mevduat hesabı alacağı yönünden ise, yine bilirkişi raporu ve gerekçeli kararda açıklandığı üzere, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiği, davalının temerrüt tarihindeki oranın ise %24 olduğu, bu itibarla Mahkemece verilen hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/11/2025 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.