Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2016/744
Karar No
K. 2018/31
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/744 Esas
KARAR NO: 2018/31
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2016
KARAR TARİHİ: 19/01/2018

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, mahkememize verdiği 01/06/2016 tarihli dilekçesinde: Müvekkilinin, ... ve ... adrelerinde altın ve döviz ticareti işi ile 20 yıla aşkın bir süredir iştigal ettiğini, bahse konu 2 ayrı iş yerinde ... tesisat numarasında abone adının " ... " olarak ... tesisat numaralı elektrik numarasında ise abone adının " ... " olarak geçtiğini, bu iş yerlerinin müvekkili şirkete ait olduğu için doğal olarak uzun yıllardır müvekkili şirket tarafından bedelerinin ödendiğini, davanın yapılan ödemelerdeki haksız ve iadeye tabi bedeller hakkında olduğunu, müvekkilinin tüm ödemeleri doğrudan doğruya davalı elektrik şirketine ve banka kanalı ile yaptığını, müvekkilinin ticari iş yerini uzun zamandır fiilen işlettiğine ve elektrik abonelikleri bakımından şirketin fiili kullanıcı olduğuna ve ödemelerin yapıldığına dair belgelerin bulunduğunu, elektrik aboneliği kendi üzerinde olmayan ve başka şirket adına olan abonelik üzerinden elektrik tüketim bedelini uzun yıllardan beri fiili kullanıcı olan davacı müvekkili şirket tarafından ödendiğinin davalı yanca bilinmesi ve buna zımnen muvafakat edilmesinin taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişkinin kurulduğunun göstergesi olduğunu, fiili kullanıcı ile elektrik dağıtım şirketi arasında her iki adres ve abonelik üzerinden defalarca iletişim kurulduğunu, hizmet alındığını, davacının aynı zamanda elektrik faturası tahsilat ödeme merkezi olarak iştigal etmesi sebebiyle taraflar arasında böyle bir ilişki kurulduğunun kabulünün gerektiğini, dolayısıyla başkası üzerine olan abonelik üzerinden elektrik kullanan ve faturaları uzun süre ödeyen fiili kullanıcı davacı şirketin aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunduğunu, müvekkilinden yıllardan bu yana davalı şirket tarafından hukuka aykırı olarak elektrik tüketim sarfiyatı dışında kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sistem kullanım bedeli, sistem iletim bedeli ve bu bedel üzerinden TRT payı, KDV, Belediye Tüketim Vergisi, Enerji Fonu gibi tahsilatlar yapıldığını yine haksız ve hukuksuz olarak Perakende Satış Hizmet bedeli adı altında oldukça yüksek tahsilatlar yapıldığını, Anayasa' ya ve ilgili Yönetmelik' lere aykırı olarak yapılan söz konusu tahsilatların müvekkiline iadesinin gerektiğini, kayıp kaçak bedeline ilişkin olarak alınmış emsal nitelikte kararlar bulunduğunu belirtmiş, yargılama esnasında konusunda uzman bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere ve eksik harçlar yatırılmak kaydıyla belirsiz nitelikteki dava tarihinden itibaren geriye doğru 10 yıl boyunca 2006 tarihinden beri müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak elektrik faturaları ile birlikte alınan kayıp kaçak, dağıtım bedeli, iletim bedeli, PSH sayaç okuma bedeli vb ... asgari 1.000,00-TL' nin davalı şirketten tahsiline, % 2 TRT payının aktif enerji ile kayıp kaçak vb ... olarak kendilerinden haksız olarak tahsil edilen ve iadesi gereken bedelin toplamı üzerinden değil aktif enerji bedeli üzerinden hesap edilerek fazla tahsil edilen kısmın iadesine, % 18 KDV ile Belediye Tüketim Vergisi, Enerji Fonu' nun aktif enerji ile kayıp kaçak vb ... olarak kendilerinden haksız olarak tahsil edilen ve iadesi gereken bedelin toplamı üzerinden değil aktif enerji bedeli üzerinden hesap edilerek fazla tahsil edilen kısmın davalı şirketten tahsiline, davalının haksız bir şekilde aldığı bedellerin iadesinde taraflar arasında sözleşme bulunması sebebiyle haksız bedellerin ödendiği tarihlerden itibaren faiz yürütülmesine, işleyecek faizin avans faizi olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, mahkememize verdiği 07/07/2016 tarihli cevap dilekçesinde: Davanın, ... Dağıtım A.Ş' ye karşı açılması gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği ayrıca ...' nın aldığı kararlara karşı açılacak davalarda ...' nın muhatap alınması gerektiğini, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, zaman aşımından reddinin gerektiğini, davanın ... aleyhine ve Danıştay' da açılması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava ile talep edilen bedellerin dağıtım şirketinin sorumluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedellerden olduğunu, bunların tahsilinin müvekkili şirketin insiyatifinde olmadığını, mevzuat gereği müvekkili şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında dağıtım sisteminde oluşan kayıp kaçağın ... tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuatın olduğu kadar elektrik piyasasınında sürdürülebilirliğinin gereği olduğunu, abonenin lisans sahibi ile imzaladığı sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, ihtirazı kayıt olmadan yapılan ödemenin istirdatının mümkün olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafça düzenlenen faturalarda belirtilen ve tahsil edilen kayıp kaçak bedeli ve diğer tahsilatların haklı olup olmadığı, tahsilatın haksız olması halinde talep edilebilecek alacak miktarının belirlenmesi ile Yasa değişikliği de gözetilerek alınan bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda: Davaya konu her iki aboneliğinde davacı adına olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin usulsüz elektrik kullanımı başlıklı 32.b maddesinde kendi adına parekende satış sözleşmesi olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketmesinin usulsüz elektrik kullanımı olarak tanımlandığını, davacının başka kişiler adına kayıtlı olan söz konusu elektrik abonelikleri için sözleşme yapmadan ve aboneliği üzerine almadan usulsüz elektrik kullanmış olması sebebiyle bu aboneliklerden tahsil edilen kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin iadesini talep edemeyeceği görüşüne varıldığı, mahkemece aksi görüşe varılması halinde ise ... adına olan ... tesisat numaralı elektrik aboneliği ile... adına olan ... tesisat nolu elektrik aboneliğinden ... Dağıtım A.Ş ve davalı ... Perakende Satış A.Ş tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedeli toplamının KDV dahil 7.253,61-TL olduğu, davacı şirketten tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin iadesinin gerektiği, mahkemece kayıp kaçak bedeli ile birlikte dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende hizmet bedeli ve sayaç okuma bedelinin de iadesine karar verilmesi halinde davalı şirket ile ... Dağıtım A.Ş tarafından davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, sayaç okuma bedeli toplamının KDV dahil 13.670,17-TL olarak hesaplandığı, tüm fatura bileşenlerinin iadesi konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, ... Perekende Satış A.Ş tarafından tahsil edilen kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli ve sayaç okuma bedelinin nihai durumda ilgili mevzuat gereği ... Dağ. A.Ş' ye aktarıldığı, bu tespit ve değerlendirmelerin davanın açıldığı tarihte geçerli olan Mevzuata göre yapıldığı, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesi getirilmiş olup, buna göre ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı, idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, dava konusu edilen dönemde ... Dağıtım A.Ş ve ... Perakende Satış A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığı, diğer taraftan 6719 sayılı Kanun' un Geçici 20. Maddesi hükmünde " Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı, buna göre 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun' un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrası hükmünde yer alan düzenlemenin bu dava açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı, kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin iadesi konusunda davacının talebinin şimdilik 1.000,00-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda:

Davacı tarafça, davalının her hangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, davaya konu her iki aboneliğinde davacı adına olmadığı ancak her iki aboneliğe ait borçların davacı tarafça ödendiği , taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişkinin kurulduğunun ve davacının aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulünün gerektiği, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun " un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı Kanun' un geçici 20. Maddesinde " Kurul kararlarına uygun şekilde tahahkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun' un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı ancak 6719 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin dava açılış tarihinden sonra olduğu, getirilen düzenleme ile davanın konusunun kalmadığı, 6719 sayılı Kanun öncesinde davacı şirketin davasında haklı olduğu, davanın bu Kanunun çıkması ile konusuz hale geldiği, bu sebeple davacı lehine vekalet ücretinin hüküm altına alınmasının ve davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.6719 sayılı Yasa gereğince dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Eksik kalan 6,70 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına,

3.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 7 davetiye gideri 75,00-TL, bilirkişi ücreti 400.00-TL olmak üzere toplam 475,00-TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 62,70-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...' ın yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2018 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.