Esas No
E. 2025/1496
Karar No
K. 2025/1839
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1496

KARAR NO: 2025/1839

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/10/2024

NUMARASI : 2024/453 E. - 2024/1015 K.

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması sonrasında mahkemece verilen istinafın değerlendirilmesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 5253 sayılı Dernekler Kanunun 11. ve 31.03.2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Dernekler Yönetmeliği'nin 32.maddelerine istinaden, müvekkili Dernek tarafından kullanılmak üzere 5253 sayılı Dernekler Kanunun 11.ve Dernekler Yönetmeliği'nin 42 ve 47.maddelerinde belirtilen esaslar çerçevesinde evrak kayıt defterinin kaybolduğunu, evraklara gerekli dikkate ve özenin gösterilmesine rağmen elde olmayan bir nedenle taşınma ve arşiv düzenlemesi çalışmaları neticesinde defterin kaybolduğunu, onuya ilişkin olarak düzenlenen 01.11.2022 tarihli tutanağın sunulduğunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunun 32.maddesinin (k) bendinde öngörülen 15 günlük süre içerisinde davanın açıldığını ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yine davacı taraf 04/06/2024 tarihli dilekçesi ile; ilgili defterin dernek kuruluşunda Dernekler Müdürlüğü tarafından verilen maktu defterlerden olduğunu, 34-159-173 kütüğe kayıtlı 27.05.2009 yılında verilen evrak kayıt defteri için tüm delillerin bu aşamada toplandığını, ilgili defter için önceki mahkemede tanıkları olan ...'un da dinlenmiş olduğunu, söz konusu defterin taşınma esnasında kaybolduğunun açıkça ifade edildiğini beyan etmiştir.Davacı vekili 24/10/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; zayisini istediği evrakların taşınma ve arşiv düzenlenmesi esnasında kaybolduğunu beyan etmiştir.TTK'nun 82 maddesi 7.bendi " Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler, yangın , su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanunun saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer mahkemesinde kendisine bir belge verilmesini isteyebilir" hükmünü içermektedir.Mahkememizce yapılan yargılama, dosya içinde bulunan bilgi ve belgeler, dava dilekçesinin içeriği, davacının beyanı nazara alınarak, zayi belgesi verilmesi talep edilen defterlerin taşınma esnasında kaybolduğu belirtildiğinden defterlerin kaybolma sebebi olarak kanun maddesinde tahdidi olarak sayılan yangın , su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık durumunun davacı tarafından ispatlanamaması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İlk derece mahkemesince UYAP kayıtlarına göre 11.03.2025 tarihinde oluşturulan istinafı değerlendirme kararında; ''HMK 344. "(1)İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir.Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde,346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.Davalı ... vekili Av. ... ' a 25/02/2025 tarihli istinaf masrafların yatırılması için muhtıraya rağmen istinaf masraflarını bir haftalık kesin süre içerisinde yatırmadığından istanaf talebinin bu nedenle REDDİNE '' dair karar verilmiştir.Bu karara karşı da, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, asıl karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tacirin basiretli bir iş adamı olarak ticari defter ve belgelerinin zayi olmasında herhangi bir kusurunun bulunmaması gerektiğini, TTK'da düzenleme altına alınan kusur ifadesinden ise defterlerin muhafazasıyla ilgili bir kusurun anlaşılması gerektiğini, somut durumda ilgili evrak kayıt defterinin müvekkili dernek yetkilisinin tüm dikkat ve özenine rağmen evrakların taşınması sırasında derneğe ait evrak kayıt defteri kaybolduğunu, kaybolmaya ilişkin olarak müvekkil dernek yetkilisinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, eksik inceleme yapıldığını, TTK m. 82/7'deki "gibi" ibaresini bile değerlendirilmediğini, bu nedenlerle ilk derecemahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına ve davanın esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, UYAP kayıtlarına göre 11.03.2025'te oluşturulan istinaf değerlendirme kararına yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili Dernek adına, süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğunu, karar harcı ve başvuru harcının da süresi içerisinde yatırıldığını, ancak istinaf masrafı konusunda eksik kalan cüzi miktar olan 300 TL için istinaf başvurusunun usulden reddedildiğini, başvuru ve karar harçlarının süresinde yatırılmasının istinaf talebinin samimi ve süresinde yapıldığını ortaya koyduğunu, eksikliğin yalnızca masrafın tamamına ilişkin ve telafi edilebilir nitelikte olduğunu, HMK md. 114 ve 115 uyarınca yargılamaya devam edilebilmesi için giderlerin yatırılması istenebilir ve tamamlanması için süre verilebileceğini, ret kararının hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi ilkeleriyle bağdaşmadığını, bu eksikliğin esas inceleme engeli oluşturmaması gerektiğini, bazı hallerde kesin sürenin kaçırılmasının, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmakta olduğunu, böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralının, kanunun amacına uygun olarak kullanılması ve istinaf talebinin reddi için bir araç sayılmaması gerektiğini, YHGK'nın 2017/3179 Esas, 2021/806 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, yargılamanın uzatılmasının da söz konusu olmadığını, ayrıca davanın hasımsız olduğu da göz önüne alındığında davalı taraf olmadığından yargılamın geçikmesinin de söz konusu olmadığını, işbu dilekçeyle de 500 TL masrafın UYAP üzerinden yatırıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinaf değerlendirme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf talebinin reddine dair bu kararın kaldırılmasına ve davanın esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k hükmü uyarınca dernek evrak kayıt defteri için zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun, UYAP kayıtlarına göre 11.03.2025 tarihinde oluşturulan istinafı değerlendirme kararı ile reddine karar verilmiş; bu ek karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.UYAP kayıtlarına göre 11.03.2025'te oluşturulan istinaf değerlendirme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde:Davacı vekilince asıl karara karşı istinaf başvurusu süresinde yapılmış, başvuru ve karar harcı yatırılmıştır. Ancak istinaf gider avansı yatırılmamıştır.

HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harç ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayıldığı başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

İlk derece mahkemesince istinaf başvurusu sırasında 300,00 TL istinaf gider avansının yatırılmadığının tespit edilmesi üzerine 25.02.2025 tihli muhtıranın düzenlendiği, bu muhtırada '' ...HMK'nın 344.maddesi... Aşağıda miktarı belirtilen posta giderinin (ve eksik harcın) işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar olunur.'' şeklinde ihtarda bulunulduğu, ancak paranın yatırılacağı yer olarak "dosyamıza yatırılması" şeklindeki ifadenin yasal düzenlemeye uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Zira yerleşik hâle gelmiş Yargıtay uygulamalarına göre,

HMK'nın 344. maddesi uyarınca çıkarılacak muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğun açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak şekilde gösterilmesi; ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı, nereye (hangi merciye) yatırılacağı, yatırma süresinin ne olduğu, bunun yapılmamasının hukuki sonuçların ne olduğu net bir biçimde açıklanmalıdır. Somut olayda olduğu gibi "dosyaya yatırılması" şeklindeki ifade, tarafın yanılmasına neden olabileceğinden bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz kabul edilmektedir. Bu bilgilere göre davacı vekiline tebliğ edilen muhtıra usule aykırı düzenlenmiştir. Mahkemece bu muhtıra esas alınarak istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin tarihsiz (UYAP kayıtlarına göre 11.03.2025 tarihinde oluşturulan) davacı vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin istinaf değerlendirme kararı usule aykırı olmuştur. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf değerlendirme kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu ek kararın kaldırılmasına karar verilerek asıl karara yönelik istinaf incelemesine geçilmiştir. Bu arada, davacı vekilince istinaf değerlendirme kararına yönelik istinaf başvurusu ile istinaf gider avansı da yatırılmıştır. Asıl karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde:Davacı, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k hükmü ve Dernekler Yönetmeliği'nin 32. maddelerine istinaden, dernek evrak kayıt defteri için zayi belgesi verilmesini istemiştir. Dava ilk olarak Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış, bu mahkemece 08.11.2023 tarihli ve 2022/1933 Esas, 2023/2525 Karar sayılı karar ile Bakırköy asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Bu karar istinaf edilmeksizin 09.04.2024 tarihinde kesinleşmiş ve davacı vekilince, süresi içinde, 24.04.2025 tarihli dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmuştur.Davacı, ... Alüminyum Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği olup, Derneğin evrak kayıt defterini kaybettiğini ileri sürerek, zayi belgesi verilmesi verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece,

TTK'nın 82/7. maddesi kapsamında inceleme yapılarak, davacının defterin muhafazası için gerekli özeni göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k maddesinde ''Tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.'' hükmü yer almaktadır. Ancak, anılan maddede, zayi belgesinin alınması konusunda hangi mahkemenin görevli olduğu gösterilmemiştir.Görev,

HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durum, istinaf aşaması için de geçerlidir.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesinde, "Çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı yasanın 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece, sulh hukuk mahkemesi olduğu hükmüne yer verilmiştir. Maddede çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu, önce genel çerçevesi belirlenerek daha sonra da mümkün olduğunca sayılmak suretiyle belirtilmiştir.Somut olayda, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin uyuşmazlık,

HMK'nın 382/2-e maddesinde sayılmamakla birlikte, Yasa'nın 382/1 maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k maddesi ve HMK'nın 383. maddesi gereğince de derneğin defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığındın, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 17.10.2014 tarih ve 2014/7484 Esas, 2014/13777 Karar sayılı kararı ile İstanbul BAM 4.HD21.06.2018 tarih ve 2018/609 Esas, 2018/603 Karar sayılı kararı).Davacının ... Alüminyum Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği olup derneğin merkezinin, Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı çevresi içinde olan Bağcılarda olduğu belirlenmiştir. Davanın ilk açıldığı Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden, görevin bu aşamada Dairemizce değerlendirilmesi mümkündür. Kararı veren ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu anlaşılmakla,

HMK'nın 353/1.a.3 hükmü uyarınca, işin esası incelenmeksizin kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle,

HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu anlaşıldığından, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dava dosyasının görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1.HMK'nun 353/1.a.3. maddesi uyarınca, kararı veren İlk Derece Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, ilk derece mahkemesi tarafından, talep hâlinde, davacıya iadesine,4-İstinaf aşamasında yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte, görevli ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın, görevli ilk derece mahkemece düzenlenecek tensip tutanağıyla birlikte taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 20.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU:

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog