3. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1628
- Karar No
- 2025/4894
- Karar Tarihi
- 16.10.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
3. Hukuk Dairesi 2025/1628 E. , 2025/4894 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve duruşma istemli olarak davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda hükmedilen miktar duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 30.09.2016 tarihinde ön ödemeli konut satış sözleşmesi, akabinde de 18.10.2016 tarihinde düzenleme şeklinde ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre 475.000,00 TL karşılığında bağımsız bölümün satıldığını, 237.500,00 TL'yi davalı şirkete gönderdiğini, davalı banka ile 18.10.2016 tarihinde sabit faizli konut finansmanı kredi sözleşmesinin imzalandığını, imzalanan bağlı kredi sözleşmesi gereğince davalı bankadan davalı şirkete 237.500,00 TL ödeme yapıldığını, böylece davalı şirket ile imzalanan sözleşmedeki tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davalı banka verdiği bu kredi karşılığında başkaca teminat almadığını, tapu devrinin yapılmasından sonra eve ipotek konulacağı bilgisinin verildiğini, bağımsız bölümün devir ve teslim tarihi geçtiği halde davalı şirket tarafından tapu devrinin ve bağımsız bölümün oturuma hazır hale getirilmediğini, davalı banka ile yapılan sözleşmenin bağlı kredi olduğunu ileri sürerek; davalı şirket ile imzalanan 30.09.20 16... .10.2016 tarihli sözleşmelerin haklı olarak feshine, davalı banka ile imzalanan 18.10.2016 tarihli sabit faizli konut finansmanı kredi sözleşmesinin feshine, davalı şirkete 18.10.2016 tarihinde gönderilen 237.500,00 TL'nin müvekkile iadesine, davalı bankaya bağlı kredi gereğince ödenen aylık 3.390,98 TL olmak üzere toplam 77.992,54 TL'nin iadesine ve bağlı kredi sözleşmesinin feshi sebebiyle kredi ödemelerinin tamamen iptaline, 18.10.2016 tarihli sözleşme için notere ödenen 6.363,56 TL'nin tahsiline, bir çok taşınmaz projesi arasından davalıya ait olanı seçmesi ve bu projenin yarım kalması sebebiyle başkası ile sözleşme yapma fırsatını kaçırması nedeniyle oluşan zararının yani menfi zararından şimdilik 10.000,00 TL'sinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile, davalı Bankaya bağlı kredi gereğince ödenen 101.729,40 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili; davacıya bağlı kredi kullandırılmadığını, ayıp sorumluluğunun teslim tarihinden itibaren 1 yıl geçmekle sona erdiğini, bu kapsamda müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, davacının seçimlik hakkını kullanmadığını, somut olarak zararını ortaya koymadığını, zararı var ise kredi nedeniyle ödediği bedel ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili; dava dışı arsa sahibi tarafından Belediye nezdindeki işlemleri yapması için yüklenici olan müvekkile verilen vekaletnameden azledilmesi ve yapı denetim şirketiyle olan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle inşaatın durduğunu ve davaya konu taşınmazın teslim edilmediğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davacıya fiili olarak teslim edilmediği, davalı banka tarafından sağlanan kredinin bağlı kredi olduğu, sözleşmeden dönme hakkını kullanan davacıya karşı kullandırılan kredi miktarı ile sınırlı olarak davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının ödediği toplam kredi bedelini davalılardan talep edebileceği, davacının ödediği noter masrafının makbuzunun delil olarak sunulduğu gerekçesiyle, davalı şirket ile yapılan 30.09.20 16... .10.2016 tarihli ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmelerinin feshine, davalı banka ile yapılan 18.10.2016 tarihli sabit faizli konut finansman kredisi sözleşmesinin feshine, davacı tarafından davalı şirkete ödenen 237.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirketten tahsiline, davalı bankaya bağlı kredi gereğince ödenen aylık 3.390,98 TL'den toplam 30 aylık bedel karşılığı 101.729,40 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı menfi zararını ispat edemediğinden bu konudaki tazminat talebinin reddine, .. Noterliğinin 18.10.2016 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi nedeniyle ödenen 6.363,56 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurularının aynı gerekçelerle esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; menfi zararı hakkında inceleme yapılmadığını, delillerinin toplanmadığını, davacının davalı şirkete bağlı kredi kullanarak 475.000,00 TL ödemede bulunduğunu, gelinen aşamada eve sahip olamadığını, bilirkişilerce benzer konutun ifanın imkansız hale geldiği tarihteki değerinin hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Banka vekili; davaya konu kredinin bağlı kredi olmadığını, müvekkil bankanın davacıya karşı sorumluluğunun kullandırılan kredi tutarı olan 237.500,00 TL ile sınırlı olduğunu, hak düşürücü süre itirazının dikkate alınmadığını, banka lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile satımı vaad edilen bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili mümkün olmadığından, sözleşmeden haklı nedenle dönülerek ödenen bedellerin ve menfi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dava dilekçesinde talep edilen menfi zararın genel ve soyut olmasına, somut zararın ispat edilememesine, davacının dava ve ıslah dilekçesindeki taleplerine uygun olarak davalı banka yönünden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin ve davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı Bankaya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.