Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVALI: 1-
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 04/12/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı ehliyetsiz araç sürücüsü ...'in kusuru nedeniyle trafik kazasına neden olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki bulunduğu aracın onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını ve perte çıkarıldığını, davalı sigorta şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını, başvuru üzerine 120.000,00TL bedel zararı davalı sigorta şirketinden tanzim edildiğini ancak davacının uğramış olduğu zararın işbu tanzim edilen miktarın çok üzerinde olduğunu, davalı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat miktarının davacının zararını karşılamadığı gibi nedenlerle davanın kabulü ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... plakalı aracın aynına ve kaydına ve davalı şahısların malvarlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına, 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açılan 10,00TL maddi zarar, 10,00TL araç mahrumiyet bedeli tazminat miktarının davalı gerçek kişiler yönünden 04/12/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tamamen davacı tarafın kusurlu olduğunu, bu nedenle, daha önceden ...'e tevcih edilen kusura itiraz ettiklerini, kusur tespiti için dosyadaki tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının tüm zararını ...'in sigortalı olduğu ...

Sigorta A.Ş.'den tazmin ettiğini, davalı ...'in şahsı adına husumet itirazında bulunduklarını, davalı ...'in dava konusu trafik kazası nedeni ile şahsen herhangi bir sorumluluğu olmadığını, kızı ...'in kusuru olmamakla beraber, aksi düşünce de dahi, ...'in haksız eylemi nedeni ile velisinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle, davanın ... hakkında husumetten reddinin gerektiğini, davacının tüm iddia ve beyanlarını reddetmekle beraber, davacının tüm alacak taleplerine karşı tüm müvekkilleri adına zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı ...'in şahsı adına husumet itirazımız nazara alınarak davanın öncelikle bu davalı adına husumetten reddine karar verilmesini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılan davanın tüm davalı müvekkilleri ve davacının tüm talepleri bakımından ( maddi zarar ve araç mahrumiyet bedeli zararı tazmini, faiz ve ferileri ile birlikte) usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.

Mahkememize sunulan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ... sigorta anonim şirketi tarafından sigortalanan davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı kamyonetin yaşı küçük sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/a ve 47/c maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen yine aynı kanunun, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden 84/h (Kaşvaklarda geçiş önceliğine uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'in tespit edilen bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, hasar değer kaybı ve araç mahrumiyeti yönünden 69.500,00TL bakiye tutarı olduğu başvuruya koun araç pert işlemine tabu tutulduğundan değer kaybı hususu dışında olduğu, araç mahrumiyet bedelinin 13.500,00TL olduğu hususlarını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa pert farkı bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen pert farkı bedeli ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (pert farkı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.

Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.

Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.

Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmiştir.

Kusur durumuna ilişkin kaza tespit tutanağında davacıya da kusur atfedilmiş ise de mahkememizce alınan raporda belirtildiği üzere kazanın kavşak yapısı içinde gerçekleştiği, davacının her durumda ilk geçiş hakkına sahip olduğu, davacının kazada hız ihlali yaptığının da ispatlanamadığı, davalı sürücünün "DUR" LEVHASINA göre mutlaka beklemesi gerektiği değerlendirilmekle bu hususta başkaca rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Pert farkı yönünden ödenen bedeller mahsup edildiğinde bakiye tutarın 69.500 TL olduğu, araç mahrumiyet bedeli yönünden de gerekli hesaplamaların kanuna ve hukuka uygun şekilde yapıldığı ve 13.500 TL olduğu tespit edilmekle bu miktarlar üzerinden hüküm kurmak gerekmiştir. Sigorta şirketi yönünden davadan önce poliçe teminat limiti dahilinde ödeme yapıldığından başkaca sorumluluğu kalmamış olup, dava dilekçesindeki sigorta şirketine yöneltilen talep miktarı üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;

Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;

Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.... Sigorta A.Ş. Yönünden açılan davanın REDDİNE,

2.Diğer davalılara karşı açılan davanın KABULÜ ile;

-69.500,00TL bakiye bedel ve 13.500,00TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 04/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.669,73-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 1.417,09-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.825,04-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 1.417,09-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.272,29TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından karşılanan davalı ... sigorta için yapılan 250,00-TL posta ve tebligat giderinin mahsubu ile kalan 606,00TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.666,80-TL nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı ... sigorta tarafından karşılanan 60,80TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalı sigortaya verilmesine,

9.Davalı ... sigorta vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 20,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,

10.6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin, davacı asilin ve davalı ..., ... ve ... vekilinin yüzüne karşı,diğer davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/10/2025

Katip Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog