Esas No
E. 2025/3437
Karar No
K. 2025/9939
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2025/3437 E.  ,  2025/9939 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/210 E., 2025/375 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya Aile Mahkemesi

SAYISI: 2023/285 E., 2024/494 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ile lehine hükmedilen tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

1.Davacı erkek vekilinin lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı erkek vekili tarafından "kusur belirlemesi" yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş, " lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları" yönünden istinaf yoluna başvurulmamıştır. Bu durumda" lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları" yönünden karar istinaf edilmeyerek kesinleşmekle davacı erkek vekilinin bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.Davacı erkek vekilinin reddedilen yön dışında, davalı kadın vekilinin ise tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen eşine hitaben söylediği "seni sevmiyorum,senden nefret ediyorum" söylemine yönelik tanık beyanlarının soyut nitelikte olup yer ve zaman unsuru içermediğinin, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine kadına kusur olarak yüklenen "kadının babasının erkeğin annesini tehdit ettiği" vakıası yönünden ise, bu eylem gerçekleşirken kadının söz konusu kişilerin yanında olmadığının ve olaya müdahale imkanının bulunmadığının, bu nedenle bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, erkeğe kusur olarak yüklenen "erkeğin ailesinin kadına zorla senet imzalattırdığı" vakıasına yönelik dinlenen tanık beyanlarının ise duyuma dayalı olduğunun, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın da erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, tarafların Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı erkek vekilinin "maddi ve manevi tazminat miktarlarına" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Davalı kadın vekilinin tüm, davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.