Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/368
Karar No
K. 2025/1065
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/368
KARAR NO: 2025/1065
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 07/05/2021
KARAR TARİH: 21/11/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

İDDİA ;

Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkillerine 03/03/2021 tarihinde tebliğ edilen dava konusu 25/02/2021 tarihli yazı ile davalı Bakanlık müfettişleri... ve... tarafından düzenlendiği belirtilen 02/02/2021 tarihli araştırma raporuna dayalı olarak Bakanlık makamından alınan 25/02/2021 tarihli ve ... sayılı Olur'da “...Üniversite ... mevcut yönetim kurulunun, hazirun listelerini hazırlarken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, keyfi davrandığı, tutarlı olmadığı ve kendisiyle çeliştiği, ortaya çıkan bu durumun ise genel kurulun toplantıya çağrılabilmesi için gereken toplantı karar yeter sayısına, toplantıda alınacak kararlara, yönetim ve denetim kurullarının teşekküllerine etki ettiği, ayrıca ilerleyen günlerde gerçekleşecek olağan ve olağanüstü genel kurullarda da bu durumun tekrar edebileceği, mevcut yönetim kurulunun tüm bu tutum ve davranışlarının açıkça hukuka aykırı olduğu ve oluşan bu hal nedeniyle ileride telafisi güç ve imkansız zararlara yol açabileceği” gerekçe gösterilerek Kooperatifler Kanunu’nun ... maddesi gereği müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliklerine tedbiren son verildiğinin bildirildiğini, bu işlemin kanunlara aykırı olduğunu, Anayasa'nın ...maddesinde herkesin dilediği alanda özel teşebbüs kurma serbestisinin güvence altına alındığını, özel teşebbüslerin ekonomik ve sosyal amaca uygun çalışmasının sağlanması ile bu kapsamda kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirler almanın da Anayasa'nın 171. maddesi ile Devlet’e görev olarak verildiğini, Anayasa'nın ...maddesi kapsamında korunan bu özgürlüğün, sözleşme yapma serbestisi yanında sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiğini, somut olayda iki Bakanlık denetçisinin soyut nitelikli, kendilerini adeta mahkeme yerine koyarak, bu hususta aleyhte herhangi bir mahkeme tespiti ya da kararı varmışçasına, tamamıyla subjektif olarak yaptıkları değerlendirmelerine bağlı olarak telafisi güç ve imkansız zararlar doğurabilecek nitelikte kooperatif yönetiminin görevinin sonlandırıldığını, bu halin de kooperatif tüzel kişiliğini diğer ticari tüzel kişiliklerden ayırarak denetim sonucuna farklı bir müdahale hakkı tanıdığını, Anayasa'nın 171. maddesinin ikinci fıkrasındaki “kooperatifler, Devletin her türlü kontrol ve denetimine tabi…” hükmünün, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi kapsamındaki 1995 Anayasa değişiklikleri ile kaldırıldığını, böylelikle kooperatifler üzerindeki Devlet özel vesayetinin kaldırıldığının ve kooperatiflerin de serbest ticaret ve tüzel kişilik kapsamına alındığının kabulü gerektiğini, nitekim yeni Türk Ticaret Kanunu düzenlemesi de bu yönde olup hukuki ve cezai sorumluluk getiren hallerde muhatapları hakkındaki kararların mahkemelere bırakıldığını, temel hak ve özgürlükler kapsamında olan kooperatifçiliğe Devletin müdahalesinin, ancak demokratik bir toplumda zorunlu olduğu takdirde ve ölçülülük ilkesine uygun olarak yapılabileceğini, hali hazır süreçte Bakanlığın dava konusu işlemiyle görevden alınan müvekkili/yöneticiler hakkında, suçlu oldukları ya da yaptıkları genel kurulların iptal edildiği vs konusunda verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararının bulunmadığını, davalı tarafça sadece kendi yapmış olduğu soyut ve kabul edilemez bir rapor ve tespite dayanılarak yöneticilerin görevlerine son verildiğini, görev süreleri henüz sona ermemiş olsa dahi yöneticilerin görevlerine idarece haksız ve hukuka aykırı biçimde son verilmesi nedeniyle ara dönemde yerlerine başka yöneticilerin getirilmeleri ya da başka kişilerin seçilmeleri ihtimalinde bu kişilerin görevlerine tekrar dönmelerinin de mümkün olamayabileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Bakanlık Olur'unda bahsi geçen araştırma raporunun da müvekkillerine tebliğ edilmediğini ve müvekkillerinden herhangi bir savunma ve açıklama alınmadığını, kooperatife ait defter ve belgelerin incelenip incelenmediği vs hususların bilinmediğini, oysa ki halen kooperatife ait geçmiş yönetim dönemine ait bir kısım evrak ve defterlerin kayıp olduğunu, müvekkillerinin tüm isteklerine rağmen müvekkillerinin oluşturduğu yeni yönetime teslim edilmediği gibi bir kısım evrak ve defterlerin de halen İzmir Adliyesi nezdinde devam etmekte olan dava dosyalarında yer aldığını, dava konusu işlemin gerekçesi olarak “hazirun listelerinin keyfi hazırlandığı, tutarlı olmadığı, keyfi davranıldığı vs” hususlarının genel olarak gösterildiğini, bu hususların açıkça ve denetime elverişli olarak ortaya konmadığını, müvekkillerinin yöneticisi olduğu ...Üniversite... nezdinde mahkemelerce dahi halen çözümlenmemiş durumda olan, üye sayılarında belirsizlik sorununun bulunduğunu, bu durumun sebebinin de kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilleri değil, eski yönetim dönemindeki usulsüzlükler olduğunu, bu konuda İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen ve kesinleşmiş durumda olan karar ile kooperatifin üye sayılarındaki belirsizlik durumuna işaret edildiğini ve müvekkillerinin, eski yönetimin yaptığı genel kurul toplantısı aleyhine açtıkları iptal davalarının kabul edildiğini, gerçekten de müvekkillerinin başa gelmesinden önceki eski yöneticiler tarafından kendi lehlerine oy kullanacak kişilerin hazirun cetvellerine yazıldığını, kendilerine muhalif oldukları düşünülen kooperatifin asıl üyelerine, müvekkillerinden birçoğuna çağrı mektubu gönderilmediği gibi gerçek üye olan kişilerin toplantı günlerinde toplantı salonuna alınmadıklarını, fiili olarak bu üyelerin ve özellikle müvekkillerinden...'ın genel kurula katılmalarının engellendiğini, her seferinde arbede ortamı yaratıldığını ancak buna rağmen eski yöneticiler tarafından üyelik sıfatları bulunmayan birçok kişinin de üye gibi gösterildiğini ve bu kişilere genel kurullara ilişkin çağrılar yapılarak bu kişilerin genel kurullara katılımlarının sağlandığını, nitekim; bir kısım müvekkillerinin o dönemlerde kooperatifin eski yöneticileri hakkındaki şikayetleri sonucunda davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın oluru ile ... Üniversite ...nezdinde geniş çaplı bir inceleme ve araştırma da yapıldığını, sonuç olarak bizzat Bakanlık yetkililerince düzenlenen 03/04/2014 tarih ve ... sayılı raporlarda “kooperatifin üye sayısının belli olmadığı, üye sayılarında karışıklık olduğu, eski yönetim döneminde yapılan tüm genel kurulların geçersiz olduğu v.s.” hususlarının açıkça dile getirildiğini, kaldı ki o dönemler kooperatifte uzun zamandan beri organ boşluğu bulunuyor olması, üye sayılarında belirsizlik olması, müvekkillerinin görüşülmesini istedikleri gündem maddelerinin kooperatifin gerçek üyelerin de katılımlarının sağlanması suretiyle sağlıklı bir şekilde görüşülmüyor ve gerçek çözümler bulunmuyor olması v.s. nedeniyle bu konuda yapılmış olan başvuru sonucunda İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında (eski numarası İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas-... Karar) verilen kararla, mahkemenin belirlediği gündem maddeleri dahilinde, kayyım sıfatıyla genel kurul toplantısı yapılması için müvekkillerinden ...’a mahkemece açık yetki de verildiğini, yine kabul anlamına gelmemek üzere davalı tarafın işleminde ileri sürdüğü hususların Bakanlığın müdahalesini gerektirmeyeceğini, sorunun zaten hukuki platformda açılabilecek genel kurulun iptali davaları başta olmak üzere çeşitli davalarda çözüme kavuşturulabileceğini, olayda telafisi imkansız bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkillerinin başa geldiği tarihten itibaren eski yönetimin usulsüz işlemlerinin çözümlenmeye çalışıldığını, kooperatifin gerçek üyelerinin tespitlerinin yapılmaya ve haklarının mağdur edilmemeye çalışıldığını, müvekkillerinin haksız ve hukuka aykırı şekilde görevlerine son verildiğinin belirtildiği tarih itibariyle pandemi ortamında yapılmasına izin verilmeyen, sürekli ertelenen genel kurul toplantısı hazırlığını da yürüttüklerini, bu surette üyelere gereken çağrıların yapıldığını, toplantının yapılacağı yerle ilgili salon kiralanması vs olmak üzere gereken tüm hazırlıkların tamamlandığını, ücretlerin ödendiğini, yasaklar öncesinde Mart ayı içerisinde yapılması planlanmış olan bu genel kurul toplantısında müvekkilleri tarafından seçim maddesinin de gündeme konduğunu, demokratik biçimde seçimlerin yapılabilmesine yönelik gereken tüm hazırlıkları yapıldığını, yine kooperatiflerde ana sözleşme ile verilen yetkiler sebebiyle genel kurulu kolaylıkla olağanüstü toplantıya çağırarak yöneticilerin değiştirilmesini sağlayabilecek bir denetim organı varken davalı tarafça bu ihtimalin göz ardı edildiğini, dava konusu işlemde zorunluluk şartının yerine gelmediğini belirterek, ... Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün 25/02/2021 tarihli yazısı ile “... Bakanlığı'ndan alınan 25/02/2021 tarihli ve ... sayılı Olur'a dayalı olarak kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olan müvekkillerinin görevlerine tedbiren son verilmesine, bu durumun tescil edilmesine, İzmir Valiliğince (...) konunun takip edilmesi ve sonuç hakkında Bakanlığa (Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü) bilgi verilmesine” ilişkin davalı işleminin iptaline, bu işlemin müvekkilleri ve kooperatif ortakları açısından telafisi imkansız zararlara neden olabilecek durumda olması nedeniyle davanın kesinleşmesi sürecine kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP ;

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın yasada öngörülen süreler geçtikten sonra açıldığını, öncelikle zaman aşımı ve hak düşürücü süreler nedeniyle reddi gerektiğini, davanın idari yargının görev alanına girdiğini, zira; müvekkilinin idari olarak verdiği göreve dayalı olarak bakanlık müfettişliğince yapılan idari bir denetime dayanılarak yapılan işlemin iptalinin istendiğini, yargı yerinin idari yargı olduğunu, Ankara ... İdare Mahkemesi’nin bu davayı görev yönünden reddetmiş olmasının davanın kesin olarak adli yargı yerinin görevine girdiği anlamına gelmediğini, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmadığını, aynı konuya ilişkin olarak Ankara... İdare Mahkemesi’nde ... Esas sayılı dava açıldığı bildirildiğinden derdestliğin bulunduğunu; yapı kooperatiflerinin ve üst birliklerinin kurulması, işleyişi ve denetlenmesine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, kuruluş kayıtlarının ve sicillerinin tutulmasını sağlamak ve uygulamaları denetlemek görevinin idari bir görev olarak müvekkili bakanlığa verildiğini, 10/07/2018 tarihli ve...sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ... sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkındaki Kararname’nin 107/1-k bendi uyarınca yapı kooperatifleri hakkındaki aynı görev ve yetkilerin müvekkiline verildiğini,... sayılı KK’nın ... maddesi... fıkrasının...cümlesinde tanımlanan denetleme ve yapılan idari soruşturma sonucunda tedbiren görevden alma yetkisinin müvekkiline verildiğini, belirtilen kanun ile müvekkilinin görev alanı kapsamında belirlenen ve idari bir işlem olan bu yetkiyi kullanma iradesinin mahkemelerin değil, müvekkili bakanlığın uhdesinde olduğunu ancak her idari işlem gibi bu işlemin de yargısal denetime tabi olduğunu, müvekkili tarafından çeşitli tarihlerde kooperatif hakkındaki iddiaların incelendiğini, “kooperatif ortakları arasında yaşanan çekişmeler nedeniyle genel kurul toplantılarının sorunlu geçtiği, bu toplantılar ve alınan kararların iptaline yönelik davalar açıldığı” hususunun genel hatları ile bilinmekte olduğunu ancak farklı genel kurullarda ortak sayısı ve ortak görünen kişilerin hayatın olağan akışının aksine olacak şekilde değişkenlik gösterdiği iddiası üzerine kooperatif hakkında... tarafından 14/02/2020 tarihli ... sayılı denetim raporunun düzenlendiğini ve İ...’nün 20/02/2020 tarihli ... sayılı yazısı ile ...’na suç duyurusunda bulunulduğunu, kooperatif yönetim kurulunun yapmış olduğu işlemlerin yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, hazirun listeleri üzerinde keyfi işlem yapıldığını, bir önceki genel kurulda kooperatif ortağı olarak hazirun listelerine alınan kişilerin aynı yönetim kurulunca yasa ve ana sözleşmede belirtilen ortaklıktan çıkma ya da çıkarılma şartları yerine getirilmediği halde kooperatif ortağı olmadıkları iddiası ile hazirun listesine alınmadıkları ya da bazı isimlerle ilgili olarak kooperatife ortak olma şartları yerine getirilmediği halde hazirun listelerine dahil edildiklerinin anlaşıldığını, kooperatif üye sayısının hızla arttığını, bu şartlarda kooperatifin bu kadar ortağı konut sahibi yaparak amacına ulaşmasının mümkün olmayacağını, yönetimin bu şekilde devam etmesi halinde ileride telafisi güç zararların oluşacağını ve bir çok kişinin mağdur olacağını, kooperatifin 08/06/2018, 06/07/2018 ve 12/08/2018 tarihli toplantılarına çağrılmadıkları, hazirun listelerine alınmadıkları iddiasıyla kooperatif üyeliklerinin tespiti, genel kurul toplantılarının iptali istemiyle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas sayılı dosyasında davaların açıldığını, bu dosyalarda bilirkişi raporlarının aldırıldığını, dolayısıyla “mevcut yönetim kurulunun hazirun listelerini hazırlarken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, keyfi davrandığı, tutarlı olmadığı ve kendisiyle çeliştiği” hususunun ortaya çıktığını, bu durumun ise genel kurulun olması gereken toplantı karar yeter sayısına, toplantılarda alınacak kararlara, yönetim ve denetim kurullarının oluşumlarına etki ettiğini, ilerleyen günlerde gerçekleşecek genel kurullarda bu durumun tekrar edebileceğini, mevcut yönetim kurulunun bu tutum ve davranışlarının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı davasında idari yargının görevli olduğunun belirlendiğini, davanın Ankara ... İdare Mahkemesi’nin ... Esas ve...Karar sayılı dava dosyasında esastan görülerek karara bağlandığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE ;

Dava; ... sayılı ...'nın ... maddesinin ... fıkrasına dayalı davalı işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizce; “...kooperatif genel kurulu veya yönetim kurulu kararlarına ilişkin bir itirazın ve iptal isteminin bulunmadığı, aradaki uyuşmazlığın bireysel nitelikte bir hukuki uyuşmazlık olmadığı, davalı tarafın idari bir işlem niteliği taşıyan işleminin iptalinin istenildiği; bu idari işlemin iptali istemiyle açılan uyuşmazlığın çözümünün ise ...sayılı kanunun 2/1-a maddesi uyarınca idari yargı yeri olduğu” gerekçesiyle “Davanın ... sayılı ...’nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine” ilişkin 08/10/2021 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar verilmiştir. Ankara ... İdare Mahkemesi’nin de “görevsiz oldukları” gerekçesiyle verdiği 14/04/2021 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı karar üzerine olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmıştır.

Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28/02/2022 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile “davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği” gerekçesiyle “A-Davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna, B-İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/10/2021 tarihli, ... Esas ve...Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına” karar verilmiştir.

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 04/03/2021 tarihli yazısında;

08/07/2019 tarihli tescil işlemi ile yönetim kurulu üyeliklerine ...ve...’ın seçildikleri; denetim kurulu üyeliklerine ... ve ...’un 30/06/2020 tarihine kadar seçildikleri;...’nın 25/02/2021 tarihli ... sayılı yazısı ile yönetim kurulu üyeleri...ve ...’ın görevlerine tedbiren son verildiği bildirilmiştir. ...’nın 25/02/2021 tarihli ... sayılı yazısı incelendiğinde; ... Yapı Kooperatifinin mevcut yönetim kurulunun hazirun listelerini hazırlarken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, keyfi davrandığı, tutarlı olmadığı ve kendisiyle çeliştiği, ortaya çıkan bu durumun ise genel kurulun toplantıya çağrılabilmesi için gereken toplantı yeter sayısına, toplantıda alınacak kararlara, yönetim ve denetim kurullarının teşekküllerine etki ettiği, ayrıca ilerleyen günlerde gerçekleşecek olağan ve olağanüstü genel kurullarda da bu durumun tekrar edebileceği, mevcut yönetim kurulunun tüm bu tutum ve davranışlarının açıkça hukuka aykırı olduğu ve oluşan bu hal nedeniyle ileride telafisi güç ve imkansız zararlara yol açabileceği” gerekçesiyle ... sayılı KK’nın ... maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri... ve...’ın görevlerine tedbiren son verildiği görülmüştür. ...sayılı Kooperatifler Kanunu’nun ...maddesinde; "(1) İlgili bakanlık; kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, kooperatif merkez birliklerinin ve ...Birliğinin işlem ve hesaplarını ve varlıklarını müfettişlere, kooperatif kontrolörlerine veya denetim için görevlendirilecek olan personele denetlettirebilir. (2) Kontrolörlerin seçilme ve çalışma usul ve esasları ile görev ve yetkileri tüzükle tespit olunur. (3) Birinci fıkradaki teşekküller, denetim sonuçlarına göre ilgili bakanlıkça verilecek talimata uymak zorundadırlar. Yapılan denetimler sonucunda, kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, kooperatif merkez birliklerinin, Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin ve bunların iştiraklerinin yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerinin, hukuka açıkça aykırı eylem ve işlemlerinin tespit edilmesi durumunda, ilgili Bakanlık, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak gecikmesinde sakınca görülen hallerde ileride telafisi güç veya imkansız zararlara yol açılmasının engellenmesi amacıyla bu kişilerin görevlerine tedbiren son verebilir. Bu durumda ilgili Bakanlık, bir yıl içerisinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli tedbirleri alır. (4) Kooperatifler ve üst kuruluşlarına kredi veren kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve ilgili bakanlıklar; verilen kredilerin açılış gayesine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını, plan ve projesine uygunluğu, teknik özellikleri ve kalite açısından denetleyebilirler. (5) Kooperatiflerde ve üst kuruluşlarında görevli bulunanlar bu kuruluşlara ait mal, para ve para hükmündeki kağıtları ve gizli de olsa bunlarla ilgili defter ve belgeleri istenildiğinde müfettişlere, kooperatif kontrolörlerine, denetimle görevlendirilen personele ve kredi kuruluşlarının denetim görevlilerine göstermek, saymasına ve incelemesine yardımda bulunmak, istenilen bilgileri gerçeğe uygun ve eksiksiz olarak vermek ve doğru beyanda bulunmakla yükümlüdürler. (6) Birinci fıkradaki teşekküller, ilgili Bakanlıkça teşekküle ilişkin olarak istenilen her türlü bilgi, belge ve kayıtları, tanınan süre içinde tam olarak vermek zorundadır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı ...vekili 16/11/2023 gönderme tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin, kooperatif üyeliğini devrettiğini, üyelik sıfatının kalmadığını, davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.

Feri müdahil koperatif vekili 24/01/2025 tarihli duruşmada; davacıların, müvekkili kooperatifteki üyeliklerini İzmir ... Noterliği'nde düzenledikleri kooperatif hisse devri sözleşmeleri ile devrettiklerini, yani davacıların müvekkili kooperatifte herhangi bir üyelik sıfatlarının söz konusu olmadığını, söz konusu devirle birlikte eldeki davada davacıların korunmaya değer bir hukuki yararlarının kalmadığını, nitekim; davacılardan ... vekilinin 16/11/2023 gönderme tarihli dilekçesiyle bu davadan feragat ettiklerini de bildirdiğini, davanın konusunun kalmadığını belirtmiştir.

İzmir ... Noterliği'nde düzenlenen 21/06/2023 tarihli ...yevmiye numaralı kooperatif hisse devri sözleşmesi incelendiğinde; davacı ...’ın...Yapı Kooperatifi’ndeki hisselerinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ...’e 1.200.000,00 TL bedel karşılığında devrettiği, "devir bedelinin devralanın hesabına ödendiği, hak ve alacağının kalmadığı" hususunun sözleşmeye yazıldığı görülmüştür.

İzmir ... Noterliği'nde düzenlenen 21/06/2023 tarihli...yevmiye numaralı kooperatif hisse devri sözleşmesi incelendiğinde; davacı ...’ın ... Yapı Kooperatifi’ndeki hisselerinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ...’e 750.000,00 TL bedel karşılığında devrettiği, "devir bedelini nakden ve tamamen aldığı" hususunun sözleşmeye yazıldığı görülmüştür.

İzmir ... Noterliği'nde düzenlenen 21/06/2023 tarihli ... yevmiye numaralı kooperatif hisse devri sözleşmesi incelendiğinde; davacı ...’nin...Yapı Kooperatifi’ndeki hisselerinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir alan ...’e 750.000,00 TL bedel karşılığında devrettiği, "devir bedelini nakden ve tamamen aldığı" hususunun sözleşmeye yazıldığı görülmüştür.

Tüm dosya içeriğine göre yapılan değerlendirme sonucunda; davacılar ayrı ayrı İzmir...Noterliği'nde düzenlenen 21/06/2023 tarihli üyelik kooperatif hisse devri sözleşmeleri ile dava dışı ...’ndeki hisselerinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devretmişlerdir.

Davacılar vekili “davacıların iki üyeliğinin bulunduğunu, bunlardan birinin devredildiğini, diğer üyeliğin devam ettiğini” ileri sürmüş ise de; sözleşmelerin içeriği dikkate alındığında davacıların kooperatifteki hisselerinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile devrettikleri hususunun yazılı olması karşısında davacılar vekilinin bu beyanı haklı görülmemiştir. Tüm hisse devir sözleşmelerinin içeriğinde ayrıca "...unvanlı kooperatif ile devir alandan hiçbir hak ve alacağımın kalmadığını, üyelik kaydımın silinerek devir alanın üyelik kayıt ve tescilinin yapılmasını, üyelik hakkımı devir etmem sebebi ile ilk yapılacak olan 22/06/2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kuruluna devir alanın girmesini, hazirun listesinin güncellenerek üye kaydımın silinip, hazirun listesine kaydının yapılmasını, bundan sonra tüm sorumluluk ve ödemelerin devir alana ait olduğunu, devir alanın benim yerime üye kayıt ve tescilini yaptırmasına muvafakatimin bulunduğunu kabul ve beyan ederim" denmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas-...Karar sayılı ve... Esas-... Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere... sayılı...’nın 55/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin ve yedeklerinin kooperatif üyesi olmaları şarttır. Davacıların dava sırasında kooperatif üyeliklerini devretmiş olmaları sebebiyle üyelik sıfatlarının yanı sıra yönetim kurulu üyelikleri de sona ermiştir. Aktif husumet dava şartıdır. Dava şartları, dava açılmasından hükmün verilmesine kadar var olmalıdır. Davanın açıldığı anda var olan bir dava şartı sonradan ortadan kalkarsa, o zaman dava esastan değil, dava şartı yokluğundan (usulden) reddedilecektir. Somut olayda; davacılar, davalı kooperatifteki tüm üyeliklerini devretmiş olduğundan, aktif husumetlerinin sona erdiği anlaşılmış, her ne kadar davacılardan ... vekili davadan feragat ettiklerini bildirmiş ise de; feragatin üyelik devrinden sonra gerçekleşmiş olması sebebiyle bu davacı da dahil olmak üzere tüm davacılar yönünden davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1.Davacılar tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 59,30 TL harcın düşülmesi ile kalan 556,10 TL harcın davacılardan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan...'ye göre takdir ve tayin edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog