Esas No
E. 2025/11166
Karar No
K. 2025/14363
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2025/11166 E.  ,  2025/14363 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1754 Esas, 2025/885 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/431 Esas, 2022/170 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Sakarya ili, ..., ... 673 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, aynı kamulaştırma kapsamında yakın konumda bulunan taşınmazların arazi vasfında değerlendirildiğini, aksi kabul edilse bile emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli İmar Planında tarımsal niteliği korunacak alanda ve yolda kaldığı, etrafının meskun olduğu, çöp ve benzeri hizmetlerden yararlandığı bildirilmiş olup Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu itibarıyla meskun mahale oldukça yakın durumda olduğu, kamulaştırma öncesinde kadastral yola cephesinin bulunduğu, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... 653, 656, 652, 654, 6 76... parsel sayılı taşınmazların da Dairelerinin ikizi olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince arsa olarak değerlendirildiği, yine 4. Hukuk Dairesinin 2022/285 Esas sayılı dosyasına konu olan ... 65 parsel ve 2022/237 Esas sayılı dosyasına konu olan 66 parsel sayılı taşınmazların arsa olarak değerlendirilmesi ve arsa değerlendirilmesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesince uygun bulunması karşısında işbu taşınmazın da arsa olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediği, aynı bölgeden ... 11 49... parsel sayılı taşınmazların arsa vasfında kabul edilmesi suretiyle Haziran 2018 tarihi itibarıyla 370,00 TL/m² olarak belirlenen metrekare birim fiyatının Dairelerinin ikizi olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/497 Esas, 2019/923 Karar sayılı kararı ile uygun bulunup, bu kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/185 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği gözetildiğinde, her ne kadar dava konusu taşınmaz bu parsellerle birebir aynı özellikleri taşımasa da avantajlı ve dezavantajlı yönleri değerlendirildiğinde 04.09.2020 değerleme tarihi itibarıyla belirlenen 166,53 TL/m² birim fiyatına yönelik istinaf itirazlarının istinaf edenin sıfatına göre yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar hüküm fıkrasında dava kayıt tarihinden itibaren dördüncü ayın bitim tarihi 05.01.2021 olup bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken, 04.01.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi maddi hatadan kaynaklandığından mahallinde düzeltilebileceği gibi bu konuda istinaf başvurusu olmadığından eleştirilmekle yetinildiği, yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin miktarı geçemeyeceği göz önüne alınması gerekirken kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına 5.100 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de bu husus da davacı idare tarafından istinaf konusu yapılmadığından eleştirilmekle yetinilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde yapılan hatanın düzeltilmesi gerektiğini, faiz hususunun kamu düzenine ilişkin olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilen vekâlet ücretinin kabul edilen tutarı geçemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3.6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Buna karşılık kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

4.Eldeki dosya kapsamına göre; davacı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince hükmedilen yasal faizin başlangıç tarihine ve vekâlet ücretine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve faiz ile vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi, temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtayın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.