Esas No
E. 2025/2138
Karar No
K. 2025/2034
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/2138

KARAR NO: 2025/2034

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:07.11.2025

NUMARASI:2025/769 Esas

DAVA: İtirazın iptali (Satım sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap borcunun tahsili amacıyla... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında 14.12.2022 tarihinde düzenlenen "toplu tüketim sözleşmesi" kapsamında müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yükümlülüğü yerine getirmediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece davanın açıldığı tarih itibariyle ihtiyati haciz talebi değerlendirilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 07.11.2025 tarihli ara kararıyla; "...İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 1. fıkrasında ; 'Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.' düzenlemesine, 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde ise 'Alacaklı alacağı ve icabinda haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.' düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan düzenlemeler uyarınca vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlusuna karşı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. Ancak bunun için mahkemeye alacağın varlığı konusunda kanaat uyandıracak delilleri ibraz ederek alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat etmelidir.Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi; dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda mevcut delil durumuna göre tam bir kanaat edinilmemiş olmakla ve bu talep yargılamayı gerektirmekle İİK 257/1 ve 2. maddeleri koşulları oluşmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yargılama sonunda hükmedilecek tutarın yüksek olması ve davalının mallarını elden çıkararak tahsilatı imkansız hale getirme ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep edildiğini,

HMK'nın 391/2.maddesinde tedbirin şartlarını açıklandığını, olayda HMK'nın 389.maddesinin koşullarının da oluştuğunu, buna göre meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hallerde, genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olmasının yeterli olduğunu, yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebinin var olduğunun kabul edileceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, 14.12.2022 tarihli Toplu Tüketim Sözleşmesinden (satım) kaynaklanan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise dava içinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir.

İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının edimini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme bedelini ödemediğini, satım konusu alacağın yüksek miktarda olması nedeniyle alacağın tahsilinin sağlanması amacıyla ihtiyati haciz, olmadığı takdirde davalının mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir. Mahkemece ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. İstinaf başvurusunda ihtiyati tedbirin şartlarının oluştuğu belirtilmiş, ihtiyati haciz yönünden ise açık bir istinaf nedeni yazılmamıştır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir.Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Para alacağının talep edildiği bir davada uyuşmazlık konusu olmayan davalının mal varlığı hakkında ihtiyati tadbir kararı verilemez, şartları oluşması halinde ancak ihtiyati haciz kararı verilebilir.Mahkemece, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.

İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.

İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. UYAP sistemindeki belgelerin incelenmesinde; dava dilekçesi ile delil dilekçesi ekinde davalı şirketçe davacı şirket adına yapılan kısmi ödemeye ilişkin banka dekontu ile arabululuculuk tutanağının ve alacağın ödenmesine ilişkin elektronik posta bildiriminin sunulduğu görülmüştür. Bunun dışında alacağın yaklaşık ispatını sağlayan bir belgeye denk gelinmemiştir. Anılan belgelerin İİK'nın 258. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanaat verecek yeterlilikte olmadığı, usulüne uygun belge ve delillerin sunulması halinde yargılama süresince her zaman mahkemeden ihtiyati haciz talep edilebileceği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,

HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258 maddeleri uyarınca davacı vekilinin 07.11.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.12.2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.