5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/11924 E. , 2025/7568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
İzmir ili, ..., Mahallesi 3620 ( 873 parselden ifrazen) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini ve yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, keşif ve bilirkişi marifetiyle emsal araştırması yapılarak gerçek bedelin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/618 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2019/1857 Esas, 2021/504 Karar sayılı kararıyla;
kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek harç ve ödeme yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2019/1857 Esas, 2021/504 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki İzmir ili, ..., Mahallesi 3620 parsel sayılı taşınmazın zeminine gelir metodu esas alınarak; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masraflarının ekonomik tarım yapmaya engel olacak kadar yüksek alınması doğru olmadığı gibi; brüt gelirinin 1/3'ü oranından da az olmaması gerektiğinin gözetilmesi gerekir. Bu itibarla; münavebeye esas alınan ürünler için değerlendirme yılına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün maliyet cetvelinde belirtilen masrafların ekonomik tarım yapmaya elverişli olduğu gözetilmeksizin hükme esas bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirme ile brüt gelirinin 1/3'ü oranında alınarak yazılı şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre bedel tespiti doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazda sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı tespit edilmeden sulu kabul edilerek kapitalizasyon faiz oranının %4 ile %300 objektif değer artış oranı uygulanmasının doğru olmadığı gibi kamulaştırmadan arta kalan kısımların büyüklüğü, geometrik şekli tarım yapmaya elverişli olduğu hâlde, değer azalışı hesap edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı taraf davaya konu taşınmazı kısmen kamulaştırmış olup kalan kısmını kamulaştırmadığını, kamulaştırma bedelinin tespiti aşamasında dahi yanlış değerlere itibar edildiğini ve bu konuda itirazlarının dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırı bir şekilde müvekkili aleyhine karar tesis ettiğini, arta kalan kısma %10 oranında değer azalışı verilmesinin yanlış olduğunu en az %60-70 oranında bir oran verilmesi gerektiğini, kalan alanın ana yola bağlantısının tamamen kesildiğini, yol yapmak için kayaların yola döküldüğünü, bu kayaların tarlalarının bir kısmını işgal ettiğini ve kullanılamaz hale getirdiğini ve ayrıca kot farkına yol açtığını, mevcut enflasyonist ortamda tespit edilen birim bedelin çok düşük kaldığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.