8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2025/8173 E. , 2025/8272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Van 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 17.05.2024 tarih, 2023/924 Esas, 2024/690 Karar sayılı kararı ile sanığın, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 53. maddeleri gereğince 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Van Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 20.05.2025 tarih, 2024/1892 Esas, 2025/801 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin ve somut delil bulunmadığına, aksi kanaat halinde, sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, olay tarihinde evden kaçmış olan 18 yaşından küçük olan mağduru yolda gördüğünde, kolundan tutup çalıştığı huzur evi inşaatının içine götürerek burada cinsel istismarda bulunuğu ve bu şekilde üzerine atılı cebir kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, mağdur beyanı, sanık savunması, mağdurun olay sonrası yaralandığını ve cinsel istismara maruz kaldığını gösterir adli raporlar, sanığın bu olay nedeni ile cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar verildiğine dair Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/204 Esas, 2015/166 Karar sayılı dosyası itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde, dosya kapsamı ile örtüşen gerekçeler ile etkin pişmanlık ve mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olan takidiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.05.2025 tarih, 2024/1892 Esas, 2025/801 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca, Van 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.