Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/224
Karar No
K. 2026/96
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/224
KARAR NO: 2026/96
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/02/2018
KARAR TARİHİ: 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 26.08.2017 tarihinde sigortalı sürücü -----sevk ve idaresindeki ------ plakalı sayılı aracın kırmızı ışık ihlali yapmak sureti ile karşıdan karşıya geçmekte olan 2002 doğumlu davacıya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, 26.08.2017 tarihli kaza tespit tutanağı ile sürücü ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1-b ve 52/1-a maddesince tam kusurlu olduğunu, davacının kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle, ------ Başkalığınca düzenlenen maluliyet raporunda E cetveline göre %23.2 sürekli malul kaldığını, davacının, daha önce------maluliyetine ilişkin tazminat talep ettiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı müvekkilinin içinde bulunduğu durumuna rağmen sürekli bakıcı gideri tazminatı ödenmediğini, müvekkili davacı -------  kaza sonucunda sakat kaldığını, iş göremezlik nedeni  ile oluşan zararı davalının sigorta teminatlarından sakatlık teminatı kapsamında tazmin edilmişse da  maluliyete bağlı olarak  ortaya çıkan ve tedavi giderleri kapsamında karşılanması gereken bakıcı gideri ve diğer tedavi giderleri  bakımından  oluşan zararın tazmin edilmediğini, bu nedenlerle davacıda oluşan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici maluliyete ilişkin tazminat tutarının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 76.maddesi uyarınca temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulen reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ----- İhtisas Kurumu’na sevk edilmesini ve maluliyet raporunun özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe uygun hazırlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesini, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirketinin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacılar vekili 17/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 330.000 TL sürekli maluliyet tazminatının 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkili lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:

1.Davanın ve çekişmeli konuların tespiti: Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan geçici ve sürekli iş gücü kaybına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağı, TBK'nin 49/1, 51, 54/1-3. Bent, 55/1. maddeleridir.

Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin sigortalısının yaya olan 2002 doğumlu davacıya çarpması nedeniyle davacıda oluşan geçici ve sürekli maluliyetin tespiti ve bu talebe ilişkin maddi tazminat talep etmektedir.Her ne kadar, dava dilekçesinin içerik bölümünde davacının beden gücü kaybı ile birlikte bakıcı gideri talep edildiği yazılmış, ön inceleme duruşmasında da bu yönde tespit yapılmış ise de, dava dilekçesinin sonuç bölümünde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sadece sürekli ve geçici maluliyet tazminatı istenmiş olup, davacı vekili, ıslah dilekçesinde, davayı sadece geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemi ile açtığını, bakıcı giderlerine ilişkin tazminat hakkını saklı tuttuğunu bildirerek ıslahı sadece sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden yapmıştır. Buna göre, ön inceleme duruşmasına kadar taraflar arasındaki uyuşmazlığın, A-Davacının, KTK'nin 97. Maddesi uyarınca davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunup bulunmadığı, B-Kazanın, davacının geçici veya sürekli maluliyetine neden olup olmadığı, C- Davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün kusur oranının ne kadar olduğu, Ç-Davacı, geçici veya sürekli maluliyete uğramış ise meslekte kazanma gücü kaybına göre maddi zararının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı tespit olunmuştur.

2.Davacının, KTK'nin 97. Maddesi uyarınca davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunup bulunmadığı hususu ile ilgili inceleme: Her ne kadar, davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafın KTK'nin 97. Maddesi uyarınca davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını iddia etmiş ise de, davalı------ Mahkememize gönderdiği 16.3.2018 tarihli cevabi yazıya göre, davacının 9.10.2017 tarihinde gerekli başvuruda bulunduğu, davacıya ödeme yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

3.Kazanın oluşumu ve davalı sürücünün kusur oranı ile ilgili inceleme ve gerekçe: Kaza anına ilişkin video görüntüleri dosyaya sunulmuştur.

Mahkememizce, davalının sigortalısının kusur oranının tespiti için dosya adli bilimler ve trafik kazaları kusur hasar değer tespit uzmanı makine yüksek mühendisi ----- tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından tespit edildiği ve ayrıca kazadan sonra görevli polislerce düzenlenen 26/08/2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağında anlatıldığı üzere, kazanın 26/08/2017 tarihinde saat 18.00 sıralarında davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı --- yönetimindeki----plaka sayılı otomobille ---, ----- Bulvarını takiben ----- Kavşağı istikametinden Karayolları Bölge Müdürlüğü istikametine doğru yerleşim yerinde gündüz vakti açık havada bölünmüş tek yönlü yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kırmızı trafik lambasına istinaden fren tedbirine başvurarak duraklayan araca çarpmamak için direksiyon tedbirine başvurarak sağa yöneldiği sırada yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar davacı ---- ve dava dışı ---- - yer işaretleri ile de belirlenmiş yaya geçidi üzerinde çarpmasını takiben, aracının ön kaput kısmına düşen davacı yaya --- -- - ile birlikte savrulan aracın kırmızı trafik lambasında beklemekte olan başka bir araca sürterek devamında trafik lambası sinyalizasyon direğine çarparak yayayı araç ile direk arasına sıkıştırarak durması şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 26/08/2017 Tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında özetle; olay mahalli yerleşim yeri, hava açık, vakit gündüz, yüzey kuru, zemin asfalt, yatay güzergah düz, düşey güzergah eğimsiz, olay yeri kavşak, trafik lambası var, trafikyol şerit çizgisi var, yaya geçidi var, görüşe engel cisim yok, hız limiti 70 km/s, yayalara çarpma noktası yer işaretleri ile belirlenmiş yaya geçidi üzerinde işaretlenmiştir. Tutanağın "Kazanın Özeti" bölümünde; ----plaka sayılı araç sürücüsü ---- 2918 Sayılı KTK'nın 47/1-b maddesi ile 52/1-a maddesini ihlal ettiği, kanaati belirtilmiştir.

Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ----C.Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada verdiği ifadesinde, özetle; "aracı ile ------ ışıklara geldiğinde; sarı ışık yandığını, kendisinin önündeki aracın geçeceğini düşündüğünü, ancak araç kırmızı yanacak diye durunca önündeki araca vurmamak için direksiyonu sağa kırdığını ve görüşünü engelleyen başka bir -- ---- marka-model araçtan dolayı tam da o sırada karşıya geçmekte olan bir kız çocuğunu ve muhtemelen babası olan bir erkek şahsı göremeyerek çarptığını, sağ taraftaki direğin bulunduğu beton kısma çarparak durduğunu" beyan etmiştir.

Söz konusu kaza ile ilgili kovuşturma aşamasında -------. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen 21/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ---- - asli kusurlu olduğu, yayanın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Dosyaya sunulan kamera görüntülerinin incelenmesinde, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ---- - kamera görüş açısına göre, tek yönlü yolda sol şeridi takiben kavşağa yaklaştığı, önündeki aracın trafik lambalarında sol şerit üzerinde durakladığı, duraklayan araca çarpmamak için sola yönelerek kaviakta yaya geçidi üzerinden geçiş yapmakta olan yayalara çarparak devamında trafik lambasında duraklayan başka bir araca ve sinyalizasyon direğine çarpıp durduğu, bu sırada aracının ön kaputu üzerine fırlayan yaya --- - direk ile araç arasına sıkıştırdığı görülmüştür.

Dava dosyası kapsamındaki trafik kazası tespit tutanağındaki ilk tespitler, kamera görüntülerindeki "olay mahallinin ışık kontrollü kavşak olduğu, davalı tarafa sigortalı aracın trafik lambasında duraklayan araca çarpmamak için sola yöneldiği, bu esnada kavşakta yaya geçidi üzerinden geçiş yapmakta olan yayalara çarptığının" görüldüğü hususu, davacılar vekilinin tüm beyanları, davalı vekilinin itirazları, tutanaklar, raporlar ve diğer tüm veriler kusur yönünden bilirkişi tarafından teknik olarak birlikte değerlendirildiğinde; kazada, gereken dikkatini yola vermeyen, mahal şartlarını, kavşak özelliklerini ve mevcut trafiğin seyir durumunu dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürmeyen, sevk ve idare hatası sonucu duraklayan araca çarpmamak için sola yönelen ve geçiş yapmakta olan yayalara çarpan davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d (Karayollarından faydalananlar, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar.), 52/a{Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak (Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak).) Ve 56/1-a (Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlamak) maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ---- kavşak mahallinde yaya geçidini kullanarak geçiş yaptığı sırada, duraklayan araca çarpmamak için sola yönelen davalı tarafa sigortalı ----- plaka sayılı otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.

Davalının sigortalısı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığına karar vermek yetkisi Mahkememize aittir. Bu nedenle, kazanın oluşumu, gerek ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu, gerek Mahkememizce alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunduğundan davalının dava dışı sürücünün kazada asli derecede ve tam(%100 oranında) kusurlu olduğu, davacının kazada kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır.

4.Kazanın, davacının geçici veya sürekli maluliyetine neden olup olmadığı hususu ile ilgili inceleme ve gerekçe:----- Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen------Sayı ve 27.03.2019 tarihli raporda; 27.03.2002 doğumlu ----- 29.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu oluşan arızalarının, tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 180 (yüzseksen) gün süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğu, 30.03.2013 tarih ve ---- sayılı "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmenlik" hükümleri kullanılarak kişinin özürlülük oranı hesaplandığında bu oranın %43 (yüzde kırk üç) olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce geçici ve sürekli maluliyete ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunduğundan hükme esas alınmasına karar verilmiştir.

5.Maddi zararın hesaplanması ile ilgili hukuki açıklama: Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere maddi tazminatlar, kazalı davacının gerek kaza tarihindeki gerekse kaza tarihinden itibaren günümüze ve bilinen dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerekmektedir.

Davacının kaza sebebiyle uğradığı maluliyete rağmen yaşının da müsait olması sebebiyle kendisi ile birlikte tüm aile fertlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ya bir işverene ait işyerinde hizmet akdi ile ya da diğer değişik işlerde çalışmasını devam ettireceği ve elde etmesi gerek kazançlarının da yasal asgari ücretlerinin net tutarının altında olamayacağından kaza tarihinden itibaren günümüze kadar geçen dönem içinde ülkemizde uygulanan yasal asgari ücretlere göre değerlendirme yapılmalıdır.

Ülkemizde kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan aylık brüt asgari ücret kamu düzenine ilişkin olan yasal asgari ücretin netleştirilerek hesaba esas alınması yerleşmiş Yargıtay İçtihatları gereğidir. Öte yandan 01.01.2008 tarihinde uygulamaya başlayan Aile ve Nüfus tablosunda evli ve çocuksuz durumuna göre asgari geçim indirimi ve yukarıda belirtilen brüt yasal asgari %15 sigorta primi, vergi muafiyeti dışında kalan vergi matrahlarından %15 Gelir vergisi ve kadar 0/006, 01.01.2010-01.01.2013 tarihleri arasında 0/006.6 ve 01.01.2013 tarihinden itibaren 0/007.59 damga resmi tenzil edilerek kalan net aylık yasal asgari ücretler hesaba esas alınması gerekir.

Davacı vekili, davacının geliri hususunda beyanda bulunmamıştır. Zaten, davacı, 27.03.2002 doğumlu olup, 26.08.2017 kaza tarihinde 15 yaşındadır.

Geçici veya sürekli iş gücü kaybına uğrayan kişiler, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, maddi tazminat isteyebilirler. Bugün kalıcı sakatlıklarda, kişinin bir işi ve kazancı olup olmadığına bakılmadığı gibi, kazançlarında bir azalma olmasa bile, aynı işi yaparken sakatlığı oranında zorlanacağından, daha fazla güç (efor) sarfedeceğinden tazminat isteme hakkı bulunduğu; giderek, ev kadınlarının ev hizmetlerini yaparken, küçük çocukların okullarına gidip gelirken, yaşlı ve emekli kişilerin günlük yaşamlarını sürdürürlerken sakatlıkları oranında zorluk çekecek olmaları tazminat isteğinin haklı nedenleri kabul edilmekte; buna "güç kaybı tazminatı" denilmektedir. Kaza geçiren kişinin, tedavi gördüğü süre içinde iyileşinceye kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğramış bulunması "geçici iş göremezlik'tir.

Geçici iş göremezlik süresi, yalnızca tıbbi tedavi süresi ile sınırlı değildir. Ayrıca iyileşme süresi içinde de söz konusudur ve bu süre tedavi süresinden daha uzun olabilir. Örneğin, hastaneden taburcu olduktan sonra, bir süre evde dinlenme gerekli görülebilir. İyileşme süresi, yapılan işe, mesleğe ve bedensel zararın türüne göre farklı olabilir. Bacağı kırılan bir kimse masa başı işler yapıyorsa onun iyileşme süresi kısa olacaktır. Ancak bedenini kullanarak çalışma durumunda olan kişinin iyileşme süresi uzayacaktır. Hele ağır işlerde çalışma durumu varsa iyileşme süresi daha da uzun olacağından geçici iş göremezlik süresinin buna göre belirlenmesi gerekecektir.

Geçici iş göremezlik tazminatını belirlerken kişinin gelir elde eder ya da edebilecek olması gerekir. Yani fiilen çalışan ya da çalışarak gelir elde edebilecek olması gerekir. Örneğin bir işte ya da ev hanımı olarak evde çalışan veya bir işi olmasa dahi çalışarak en azından asgari ücret düzeyinde gelir elde edebilecek olması gerekir.

Bu kapsamda yerleşik Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere kişilerin 18 yasını doldurması yani reşit olması ile gelir elde edebileceği kabul edilmiştir. 18 yasından küçükler için bir gelir elde etmediği için geçici iş görmezlik tazminatı alamazlar. Ancak 16 yaş ve sonrası için fiilen herhangi bir yerde çırak olarak çalıştığı ispatlanması durumunda geçici iş göremediği süre içinde çıraklık ücretinden yoksun kalmış ise geçici iş göremezlik tazminatı alabilecektir. Hesaplama yöntemi ile ilgili olarak, kaza tarihinin 01.06.2015 tarihinden sonra olması nedeni ile TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve "Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant" formülü ax,n = (Nx-Nx+n)/Dx kullanılarak Genel Şartlar gereği 1,8 Teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gereklidir.

Ayrıca; 6704 Sayılı Kanun ile KTK'nin 90. Maddesinde yapılan değişiklik sonrasında "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanun ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu" kuralı 26.04.2016 tarihine getirilmiştir. 01.06.2015'ten sonra Kanun hükmü ile konu düzenlenmiş olduğundan 01.06.2015 tarihli genel şartların uygulanmasının önü de 26.04.2016 tarihi itibarıyla açılmıştır.

14.05.2015 tarihinde ---- sayı ile ---- Gazetede yayımlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları Ek"inde belirtildiği üzere, kaza tarihi 01.06.2015 tarihi ve sonrası gerçekleşen kazalar için yürürlüğe giren Destekten Yoksun Kalma tazminatı hesaplamasına göre; "Hesaplamada ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu dikkate alınır. Tablonun belirli periyotlarla güncellenmesi halinde tazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır. Hesaplamada ıskonto oranı (teknik faiz), % 1,8 olarak dikkate alınır. Iskonto oranı (teknik faiz) gerekli görüldüğü hallerde Hazine Müsteşarlığı tarafından güncellenir". Esas ve gerçek anlamda hukuki yönden sakat kalan kişinin sağlığı zamanındaki kazancıyla sakat kalması neticesi uğradığı maddi zararın tazminini temin etmek TBK 53 ve 54. Maddeleri ile sağlanmaktadır. TBK'nin 53. maddesi "ölüm halindeki" zararlardan, 54.maddesi "sakatlanma halindeki" zararlardan söz eder. TBK'nin ilgili maddelerine istinaden, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi nispetinde ödenecek tazminat tutarının aktüeryal olarak hesaplanması gerekir.

Çalışma gücündeki kayba karşılık hesaplanacak tazminat hesabında malûl kalan kişinin muhtemel yaş süresi boyunca beher yaşında hayatta kalma ihtimali dikkate alınarak, peşin irat formülleri kullanılmaktadır. Örneğin; bugün 30 yaşında olan bir kişinin 30 sene boyunca yani 60 yaşına kadar alacağı iratların peşin değeri için (N30-N6o)/D3o formülü kullanılmaktadır. Bunun literatürde karşılığı ise â30,3o "Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant" olarak ifade edilmektedir. Gerçek anlamda aktüerya bilim dalı tarafından kullanılmaktadır. İşbu komütasyon değerleri faiz ve ıskontoyu birlikte ihtiva etmektedirler. Burada asıl olan 30 yaşından 60 yaşına kadar geçecek her yaş için olası yaşam ihtimali otomatik olarak devreye girmektedir.

Motorlu aracın işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluk için tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi, bu zararı sigorta limitlerine kadar temin eder. Limit üzeri zarar mevcut ise işletenden tahsil edilir.

6.Maddi zararın hesaplanması ve gerekçe: Dosya, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında maddi tazminat miktarının hesaplanması için aktüerya hesap bilirkişisi ----- tevdi edilmiştir. Aktüerya hesaplama bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama 17.01.2020 tarihli raporun 7, 8 ve 9. Sayfalarında denetime elverişli olarak gösterilmiştir.

Davacı, 27.03.2002 doğumlu olup, 26.08.2017 kaza tarihinde 15 yıl, 4 ay, 30 gün üzerinden 15 yaşındadır. Davacının 15 yaşında ve gelirinin olmaması nedeni ile 180 günlük geçici iş göremezlik dönemi için %43 malul olarak kabul edilerek 18 yaşına kadar AGİ hariç asgari ücret ile hesaplanarak Mahkememizin takdirlerine sunulmuştur. Bu itibarla, davacının gelirinin asgari ücret kadar olduğu esas alınarak kaza tarihinden günümüze kadar geçen döneme ilişkin Aylık Yasal Brüt/ Net asgari ücretler; (TL) (AGİ hariç-Bekar AGİ) GEÇERLİ TARİH ARALIĞI ASGARİ ÜCRET DÖNEMİ BRÜT TUTAR NET TUTAR

26.08.2017 - 31.12.2017 İndirimsiz 1.777,50 1.270,75

01.01.2018 - 31.12.2018 İndirimsiz 2.029,00 1.459,15

01.01.2019 - 31.12.2019 indirimsiz 2.558,00 1.829,06

01.01.2020 27.03.2020 18 yaş Bilinen Dönem İndirimsiz 2.943,00 2.103,98

28.03.2020 27.03.2062 Aktif dönem sonu BEKAR AGİ 2.943,00 2.324,71

28.03.2062 27.03.2081 Bakiye Ömür sınırı İndirimsiz 2.943,00 2.103,98 Olarak gösterilmiştir. MADDİ TAZMİNATIN HESAPLANMASINDA ESAS ALINACAK DAVACI VERİLERİ: Doğum Tarihi : 27.03.2002 Kaza Tarihi : 26.08.2017 Kaza Tarihindeki Yaşı: 15 yıl, 4 ay, 30 günden, 15 yaşındadır. Bakiye Ömrü (TRH 2010 KADIN) : 59 yıl (15 yaş + 59 yıl= 81 yaş) Aktif Dönem Sonu : 27.03.2062 (60 yaş) Bakiye Ömür Süresi: 27.03.20281 (79 yaş) Maluliyet Oranı : 43 maluliyet Kusur Oranı : Kusursuz

Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin içtihatlarında (10.04.2014 tarih ve------ "Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif devre zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari seçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez." pasif devre hesabının net asgari ücret üzerinden yapılacağı açıklanmaktadır. Hesaplanacak olan tazminat tutarı, bulunduğumuz dönemde peşin olarak ödeneceğinden, aktüeryal formüllerle peşin değerinin bulunması gerekmektedir. Kullanılan peşin değer formülü; "Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant" formülü âx,n = (Nx-Nx+n)/Dx 'dir.

Bilirkişi raporunun 7. Sayfasının son paragrafında 26.08.2017 kaza tarihi ile davacının 18 yaşını doldurduğu 27.03.2020 tarihi arasındaki gelirleri 51.308,94 TL olarak hesaplanmıştır.

27.03.2020 ile davacının 60 yaşını doldurduğu 27.03.2062 tarihine kadarki aktif dönem gelirleri raporun 8. Sayfasında gösterilmiş olup 822.587,99 TL olarak hesaplanmıştır.

27.03.2062 ile davacının ömür sınırı olan 79 yaşını doldurduğu 27.03.2081 tarihine kadar ki pasif dönem gelirleri ise raporun 8. Sayfasının son paragrafı ile 9. Sayfasının ilk paragrafında gösterilmiş olup, 159.465,56 TL olarak hesaplanmıştır. Buna göre, davacı ------ 26.08.2017 tarihli kaza nedeniyle oluşan % 43 maluliyetine ilişkin toplam maddi zararı 444.345,87 TL olarak hesaplanmıştır.

Bilirkişi raporundaki aktüerya hesaplama uzmanı tarafından yapılan bu hesaplama dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekili, dava dilekçesi ile geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının hesaplanması ve tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de sadece sürekli iş göremezlik tazminatını talep ettiğini bildirmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunun sadece sürekli iş göremezlik tazminatı hesabına ilişkin kısmı inceleme konusu yapılmış, diğer hususlarda Mahkememizce inceleme yapılmamıştır.

7.Davalı sigorta şirketinin sorumluluk miktarı ile ilgili inceleme ve gerekçe: Davalının sigortalısı dava dışı ---- adına tescilli ve sigorta ettiren sıfatı ile, ------ plakalı, otomobil 22.02.2017-22.02.2018 vadeli, ----- poliçe numarası davalı ----- tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limiti kişi başına bedeni zararlar için 330.000,00 TL'dir.Buna göre, davacı için hesaplanan 444.345,87 TL maddi tazminat miktarından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar 330.000,00 TL'dir.

Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesi; "Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar..." hükmünü haizdir. Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2 md. de aynı çerçevede düzenlenmiştir.

Yüksek Yargıtay içtihatları gereği açılan herhangi bir hasar dosyası ve/veya ödemesi bulunmaması durumunda dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi yönündedir.Davacı vekili tarafından dava----. şirketine 02.01.2017 tarihinde, davacının maluliyetine ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin başvuruda bulunulduğu ve başvuru dilekçesi davalı sigorta şirketi tarafından 05.10.2017 tarihinde ----- no ile kaydedildiği/işleme alındığı görülmüştür. Bu itibarla, davacı vekilinin başvuru dilekçesi davalı sigorta şirketi tarafından kabul edildiği tarihten sonraki 8 iş günü olan 17.10.2017 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gereklidir.

Davacı vekili, avans faizi talebinde bulunmuş ise de, davacının kaza geçirdiği sırada ticari bir faaliyeti bulunmadığından davacının faizin türü olarak avans faizi uygulanması isteminin reddi ile davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekmiş ve davanın kabulüne dair mahkememizce verilen 17.07.2020 tarih ve ----- Karar sayılı ilam davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin 08/11/2022 tarih ve ----- Esas ----- Karar sayılı ilamıyla "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Davalı ------ Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ---- ait kendisinin yönetimindeki ------ plakalı otomobille 26/8/2017 günü seyir halinde iken yolun karşısına geçmekte olan davacı ----- çarparak yaralanmasına neden olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, davacının yaralanması nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararın belirlenmesinde esas alınacak yönetmelik ile maluliyet oranını belirleyen raporun hangi kurum tarafından düzenleneceğine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 1/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 1/9/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 1/6/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu ileri sürülen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak, oluşturulacak uzman doktor heyetinden kazanın meydana geldiği 26/8/2017 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosyaya eklenen belgelerin incelenmesinde; -----Hastanesinde 26/8/2017 günü düzenlenen acil servis hasta formu ile genel adli muayene formunda araç dışı trafik kazasında yaralanan davacı ----- dalak ve böbrek yaralanmasının bulunduğu belirtilmiş; davalı sigorta şirketi vekili tarafından 23/5/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan tıbbi mütalaada, raporda kayıtlı ------ ile bahse konu kaza arasında nedensellik bulunmakla birlikte raporda kayıtlı travma sonrası stres bozukluğunun maluliyet hali oluşturan sekellerden kabul edilmediği, davacıda tanımlı sekeler arasında nefrektomi ve hipertansiyon bulgularına yer verilmiş; hükme esas alınan --- Başkanlığı Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen raporda ise davacıda mevcut travma sonucu stres bozukluğu, sol nefrektomi ve hipertansiyon arızaları nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının özürlülük oranının %43 olduğu bildirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı----- davaya konu geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan yaralanmasından kaynaklanan sürekli sakatlık oranının, --- Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyeleri tarafından, adı geçen davacının tedavi sürecinde düzenlenen belgeler de irdelenerek, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde saptandığı kabul edilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve-----, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 26.08.2017 tarihinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ----- Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda ise davacıda mevcut travma sonucu stres bozukluğu, sol nefrektomi ve hipertansiyon arızaları nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının özürlülük oranının %43 olduğu bildirilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından veya Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1

. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi." karar verilmiştir. Dosya mahkememize bozularak gelmekle yeni bir esasa kaydı yapılmış, bozma ilamına uyularak açık yargılamaya devam olunmuştur.Davacı vekiline, davalının fiziksel ve psikiyatri tedavisine ilişkin tüm tedavi gördüğü kurumları bildirmesi için süre verilmiştir.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden gerekçeli, denetime elverişli rapor alınmasına, randevu günü verildiğinde davacı vekili tarafından müvekkilinin ATK'da hazır edilmesine karar verilmiştir.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp -----İhtisas Kurulu A.T.No : ----- numaralı raporunda özetle; "SONUÇ ------ kızı 27.02.2002 --- 26.08.2017 tarihinde trafik kazası nedeni ile yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Ürogenital sistem, Nefrektomi (diğer böbrek tamamen normal), kişinin özür oranı %10, 1-Kişinin tüm vücut özürlülük oranının %10 (yüzdeon) olduğu, 2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, 3-Kişide travma sonrası stres bozukluğu saptanmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. ----- Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan------Sayı ve 27.03.2019 tarihli sürekli iş göremezlik raporu ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp-----. İhtisas Kurulu A.T.No : ----- ve Karar No: 23/10/2024 - ---- sürekli iş göremezlik raporu arasında çelişki ortaya çıktığından 15/07/2018 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 16 (1) d) maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Sayı: ----- ve Karar No: -----numaralı raporunda özetle; "SONUÇ: ----- hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; ---- kızı, 2002 ---- ------ 26/08/2017 tarihinde trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kişinin 11.10.2024 tarihinde İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesinde aktif psikopatoloji saptanmadığı dikkate alındığında, 30/03/2013 tarih ve ---- ---- Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği kapsamında değerlendirildiğinde; Ürogenital sistem, Nefrektomi (diğer böbrek tamamen normal), kişinin özür oranı %10, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. Maluliyet raporu ATK Başkanlığı İkinci Üst Kurulundan alındığından davacı vekilinin Üniversitelerden rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.

ATK İkinci Üst Kurulunun 22/05/2025 tarih ve ------ karar numaralı maluliyet raporu göz önünde bulundurularak dosyanın daha önce rapor alınan aktüerya bilirkişisine tevdi ile rapor tarihindeki şartlara göre davacının zararının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir.

Aktüerya - Hesap Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından sunulan 23.12.2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ: Tüm delillerin ve hukuksal durumunun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; A- Olay: 26/08/2017 tarihinde saat 18:00 sıralarında davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ---- yönetimindeki ------ plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti açık havada bölünmüş tek yönlü yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kırmızı trafik lambasına istinaden fren tedbirine başvurarak duraklayan araca çarpmamak için direksiyon tedbirine başvurarak sağa yöneldiği sırada yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar --- ve ------ yer işaretleri ile de belirlenmiş yaya geçidi üzerinde çarpmasını takiben, aracının ön kaput kısmına düşen davacı yaya ----- ile birlikte savrulan aracın kırmızı trafik lambasında beklemekte olan başka bir araca sürterek devamında trafik lambası sinyalizasyon direğine çarparak yayayı araç ile direk arasına sıkıştırarak durduğu, trafik kazasının meydana geldiği, B- Heyetimiz Üyesi Mak.Y.Müh. ---- Dava konusu olayda;- Davalı tarafa sigortalı ---- plaka sayılı otomobil sürücüsü dava dışı ----- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, - Davacı yaya ----- olayın oluşumunda ve kendi yaralanmasında kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, C- Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu Başkanlığının ---- İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen --- sayı, 22.05.2025 tarih ve ----- Karar nolu Raporunda; 2002 ----- 26/08/2017 tarihinde trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kişinin 11.10.2024 tarihinde İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesinde aktif psikopatoloji saptanmadığı dikkate alındığında, 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği kapsamında değerlendirildiğinde; - Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, C- Davacı ----- 26.08.2017 geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası % 10 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 170.243,20 TL olabileceği, ----- plakalı, otomobil 22.02.2017-22.02.2018 vadeli, ---- poliçe numarası davalı ------. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limiti kişi başına bedeni zararlar için 330.000,00 TL olduğu, E- Davacı vekilinin başvuru dilekçesi, davalı sigorta şirketince işleme alındığı tarihten sonraki 8 iş gününün 17.10.2017 tarih olduğu, F- Sorumluluk, temerrüt tarihi ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı, Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim." şeklinde görüş bildirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :

Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 26.08.2017 tarihinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

26.08.2017 günü saat 18.00 sıralarında dava dışı araç sürücüsü ---- yönetimindeki----- plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti açık havada bölünmüş tek yönlü yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kırmızı trafik lambasına istinaden fren tedbirine başvurarak duraklayan araca çarpmamak için direksiyon tedbirine başvurarak sağa yöneldiği sırada yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar------ yer işaretleri ile de belirlenmiş yaya geçidi üzerinde çarpmasını takiben, aracının ön kaput kısmına düşen davacı yaya ----- ile birlikte savrulan aracın kırmızı trafik lambasında beklemekte olan başka bir araca sürterek devamında trafik lambası sinyalizasyon direğine çarparak yayayı araç ile direk arasına sıkıştırarak durduğu trafik kazası meydana gelmiştir. Alınan bilirkişi raporu sonucu davalı tarafa sigortalı--- plaka sayılı otomobil sürücüsü dava dışı --- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu ve davacı yaya ---- olayın oluşumunda ve kendi yaralanmasında kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı yaya ----- yaralanması sonucu kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Sayı: ----- ve Karar No----- numaralı raporuna göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğunun tespit edildiği, 23/12/2025 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporunda hesaplama yapıldığı, hesaplama sonucu davacı ----- 26.08.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası % 10 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 170.243,20 TL olabileceği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır. Olayda uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sorumluluk Genel olarak başlıklı 49 ncu maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiştir. Davalı ---- Şirketi kazaya karışan ------ plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğundan araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitlerinde (poliçe limiti 330.000,00 TL) meydana gelen zarardan sorumludur. Aktüerya bilirkişisi tarafından zarar poliçe limitinin altında 170.243,20 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı---- Şirketi, başvuru tarihinden 8 iş günü sonunda 17.10.2017 tarihinde temerrüte düşmüş olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile,

1.a) 170.243,20 TL sürekli iş göremezlik zararının 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

b)Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 11.629,31 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 1.124,05 TL ıslah harcı toplamı olan 1.159,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.469,36 TL'nin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, (Mahkememizin ----- Esas ----- Karar sayılı dosyasından yazılan 17/02/2021 tarih, --- Harç Numaralı, ------ Referans Numaralı, 21.382,35 TL miktarlı harç tahsil müzekkeresi gereği davalı taraftan tahsilat yapıldıysa davalı tarafa iadesine, yapılmadıysa işlemsiz iadesinin istenilmesine,),

3.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 1.124,05 TL ıslah harcı toplamı 1.159,95 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı ile bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 15.099,00 TL olmak üzere genel toplam 15.134,90 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 7.805,55 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan 152,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 73,61 TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

7.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,

8.Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.