4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2024/5480 E. , 2025/12991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.10.2022 tarihinde meydana gelen ve davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araçta sürücü konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 297.287,76 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakların tamamlanmamasından dolayı uzlaşma yoluna gidilemediğini, eldeki verilerle kalıcı araz bildirimi yapılması için zaruri olan 1 yıllık stabilizasyon süresi henüz tamamlanmamış olduğunu, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın bulunmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, emniyet kemeri ve koruyucu ekipman takıp takmadığı belirlenemediği için tazminatın tamamen kaldırılması, aksi kanaatte ise kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, 297.287,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağında ve alınan kusur raporunda yer alan kusur oranları arasında çelişki bulunduğunu, raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından müvekkili sigorta şirketinin yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince temerrüde düşmediğini, bundan dolayı faiz talebinin yersiz olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekmekteyken davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90... . maddelerinde ZMMS Genel Şartlarına atıf yapan ibarelerin iptaline ilişkin karar nedeniyle %1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmayacağı görüşünün hatalı olduğunu, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen ve tali kusurlardan sayılan 54/1-b maddesinde düzenlenen"Geçmenin yasak olduğu yerlerde önündeki aracı geçmek" kuralını ihlal ettiği, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen ve asli kusurlardan sayılan 84/j maddesinde düzenlenen "Araç sürücülerinin işaret verme usul ve esaslarına göre işaret verilmeden önce iç ve dış aynalardan ve gerekli hallerde sürücünün başını çevirip bakması suretiyle ön arka ve yanlarda trafik durumu kontrol edilir (manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 14.12.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda; sigortalı sürücünün geçmenin yasak olduğu yol kesiminde geçme eylemini yerine getirmeseydi bu kazanın meydana gelmeyeceği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 54/b-5 maddesinin "Gidiş ve geliş için birer şeridi bulunan iki yönlü trafiğin kullanıldığı köprü ve tünellerde sürücülerin önlerindeki aracı geçmeleri yasaktır" ve 84/e maddesinin ""Geçme yasağı olan yerlerde geçenler asli kusurlu sayılırlar" şeklinde düzenlendiğini, sigortalı sürücünün belirtilen yasa maddelerini ihlal etmekle olayda asli kusurlu olduğu, davacının kural ihlali bulunmadığı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı ... şirketinin itirazı değerlendirilerek olay sonrası görevli memurlar tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile dosyaya sunulan kusur raporu arasında meydana gelen çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve mevcut kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde uzman bilirkişi heyetinden detaylı, incelemeye ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 03.10.2022 olup davacının dosyaya sunduğu 03.05.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, davacının sağ humerus boyun kesiminde meydana gelen fraktüre bağlı sağ humerus hareket kısıtlılığı arazı nedeni ile %10 oranında sürekli özür oranı olduğu belirtilmiştir.
Ancak raporun içeriğinden, davacının anılan maluliyeti nedeniyle muayene tarihi itibariyle güncel kontrol grafilerinin tedavi evrakları arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının maluliyetinin, haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda, öncelikle, davacının yaralanmadan kaynaklı maluliyetinin tespiti için güncel grafilerin de temin edilmesi suretiyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek üzere; davacının ikametgahına en yakın üniversitelerin adli tıp bölümünden ya da Sağlık Bakanlığının belirlediği yetkili hastanelerden kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, dosyaya sunulan 03.05.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporu da irdelenerek ve bilirkişi heyetince bizzat muayenesi yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.