Esas No
E. 2024/1225
Karar No
K. 2025/14680
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/1225 E.  ,  2025/14680 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1733 E., 2023/1753 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/606 E., 2022/199 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.08.2012 tarihinde davacının davalılar tarafından kafatası kemiği çatlayacak şekilde darp edildiğini, söz konusu olay nedeniyle davacının malul kaldığını, bu süre zarfında çalışamadığını, ciddi bir maddi kazanç kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 735.655,64 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.479,58 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 737.135,22 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini talep ettiklerini, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin hiçbir belge sunamadığını, davaya konu olayın Ağustos 2012 içerisinde gerçekleştiğini, ancak SGK kayıtlarının incelenmesinde davacının 2016 Temmuz ayına kadar sürekli çalıştığını, davalı ...'in davacıya herhangi bir fiili müdahalesinin bulunmadığını, davalı ...'in davacıya yönelik yaralama eyleminden ceza aldığını, ancak bu kararın temyiz aşamasında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, ceza dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davacının geçici iş görememezliğe ilişkin hiçbir belge sunamadığını, sadece soyut veriler ve beyanlar üzerinden maddi tazminat talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediğini, davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, ceza dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davacının geçici iş görememezliğe ilişkin hiçbir belge sunamadığını, sadece soyut veriler ve beyanlar üzerinden maddi tazminat talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 20.11.2018 tarihli rapora göre; olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre davacının %39 oranında maluliyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu, davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, davaya konu yaralama olayıyla ilgili ceza yargılamasının Akyazı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/213 E., 2016/746 K. sayılı dosyasıyla yapıldığı, yargılama sonunda davalılar ..., ... ve ...'ın kasten yaralama suçundan, davalı ...'in kasten yaralamaya azmettirme suçundan cezalandırmalarına karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, 25.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda TÜİK verilerine göre alüminyum doğramacının gelirinin asgari ücretin 1,7504 katı olduğunun tespit edildiği, asgari ücretin 1,7504 katına, TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant yöntemine göre 723.580,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 12.074,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 735.655,64 TL tazminat ile 1.479,58 TL geçici bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, ıslah dilekçesiyle her ne kadar bakıcı gideri talep edilmişse de dava dilekçesinde bu yönde bir talep bulunmadığından ve dava dilekçesiyle talep edilmeyen bir alacak kaleminin ıslah dilekçesiyle talep edilmesi mümkün olmadığından, davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 723.580,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 12.074,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 735.655,64 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 31.08.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 35.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 31.08.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eylem tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe dayalı düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporundaki maluliyet oranın benimsenmesinde, mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel içtihadı doğrultusunda, karar tarihine en yakın dönemde alınan ve teknik faiz uygulanmadan TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre düzenlenen aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, davacının bilinen gerçek kazancına göre alüminyum cephe ustası olarak TÜİK verilerine dayalı olarak asgari ücretin üzerindeki gelirin hesaplamada dikkate alınmasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2022 yılı sonrası için AGİ'nin hesaba katılmamasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı, olay tarihi, olayın oluş şekli, maluliyet oranı, tarafların sosyal ekonomik durumları gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, 24.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının gelirinin hatalı ve fazla tespit edildiğini, raporda davacının ücretinin TÜİK verilerine göre brüt 1.985,00 TL, söz konusu ücretin asgari ücretin 1,7504 katı olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığını, brüt ücret yerine net ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının ücretinin asgari ücrete oranlanmasında brüt ücret dikkate alınırken, işleyen ve işleyecek dönem hesaplarında net asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, bu nedenle bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, artış oranının brüt ücret üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, 24.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda dosya kapsamında emsal ücret araştırması yönünden TÜİK verilerinin dikkate alınmasının doğru olmadığını, davacı için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesine rağmen SGK hizmet dökümüne göre davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca çalışmaya devam ettiğini, bu sürede davacının gelir kaybı olmadığını, 24.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; 27.02.2012 tarihi ile davanın açıldığı tarih arasındaki dönemin de hesaplamaya dahil edildiğini, bu durumun hatalı olduğunu, davacının SGK hizmet kayıtlarından da görüleceği üzere, 27.02.2012 tarihinden davanın açıldığı 2016 Temmuz ayına kadar sürekli olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının olay tarihinden beri çalışmayı sürdürdüğü göz önüne alındığında hazırlanan raporun hatalı düzenlendiğinin sabit olduğunu, 24.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; bilinmeyen pasif döneme ilişkin olarak yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu, bilinmeyen pasif döneme ilişkin olarak yapılan hesaplamalarda, 2022 yılına ait AGİ'siz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacağı belirtildiği halde, 2022 yılına ait asgari ücretin, pasif dönem başlangıcına kadar %10 arttırılmış ve artış sonucunda elde edilen miktar üzerinden hesaplama yapıldığını, bu nedenle pasif döneme ilişkin hesaplanan tazminatın fazla olduğunu, ancak dosya kapsamında ilk alınan aktüer bilirkişi raporunda, hesaplamanın yapıldığı yıla ait AGİ'siz asgari ücretin dikkate alındığını ve pasif dönem hesabının da bu miktar üzerinden yapıldığını, 25.03.2021 tarihli bilirkişi kök raporunda, 18.08.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda ve son olarak 24.01.2022 tarihli ek raporda pasif dönem hesabının, 2022 yılına ait AGİ'siz asgari ücret üzerinden bu ücret arttırılmaksızın hesaplanmamasının hatalı olduğunu, dosya kapsamındaki raporların bu yönleriyle de bir çelişki içerdiğini, bu nedenle çelişkinin giderilmesi için, dosyanın farklı bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, çelişkili raporlar doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosya kapsamında yer alan her iki farklı hesap bilirkişi raporu arasında fahiş bir fark bulunduğunu, bu durumun ek raporun hatalı olduğunu gösterdiğini, davacıya ait SGK kayıtları incelendiğinde, davacının hem 4/a kapsamında hem de 4/b kapsamında sigortalılığının bulunduğunun anlaşılacağını, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların davacının 4/b sigortalılık kaydının bulunduğunu, davacının tavukçuluk alanında bir ticari işletmesinin de bulunduğunu beyan ettiklerini, ancak dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının bütün aktif ve pasif dönemlerinin 4/a dönemi kayıtlarına göre hesaplandığını, davacının hesaplamalarda dikkate alınan ücretinin, işçi sıfatıyla değerlendirildiğini, ancak davacı tarafın, dava konusu olay tarihinde ve devam eden tarihlerde kendi işletmesi üzerinden gelir elde ettiğinin sabit olduğunu, 4/b li olarak sigorta kayıtlarının bulunduğunu, bu kapsamda davacının tazminata konu ücreti tespit edilirken, 4/a ve 4/b sigortalılık dönemlerine ait ücretlerinin ayrı ayrı tespit edilmesi ve buna göre tazminatın hesaplaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların kasten yaralama eylemi nedeniyle davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlandığı, davacının gelirinin doğru bir şekilde tespit edilmiş olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminde isabetsizlik bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının olay tarihi, olayın oluş şekli, maluliyet oranı, tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosyanın incelenmesinde, davacının davaya konu olaydan kaynaklanan yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından 9 ay geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından söz konusu aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı lehine 12.074,87 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, ancak dosya kapsamındaki SGK hizmet dökümüne göre 31.08.2012 olay tarihinden sonraki 9 ay boyunca davacının çalışmak suretiyle ücret aldığı, söz konusu ücretlerin geçici iş göremezlik süresinde kazanıldığı, İlk Derece Mahkemesince söz konusu ücretler değerlendirilmeksizin davacının 9 ay süreyle geçici iş göremez halde olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmış, ücret aldığı dönemde davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.

Şu durumda; davacının olay tarihi ve sonrasına ilişkin SGK hizmet dökümü dosya arasına alınmak suretiyle davacının olay tarihinden itibaren söz konusu geçici iş göremezlik süresi boyunca gelir kaybı olup olmadığı, buna göre söz konusu sürede geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususu değerlendirilerek, gerekirse aktüer bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog