Esas No
E. 2024/1138
Karar No
K. 2026/88
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1138

KARAR NO: 2026/88

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/05/2023 (Karar)

NUMARASI : 2021/422 Esas, 2023/473 Karar

DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan... plakalı ...marka ... ... model araç ile ... Anonim ... Sigorta Şirketi A.Ş. tarafından ... numaralı poliçe numarası ile teminat altına alınan ve ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç 01/09/2018 tarihinde saat 21:45 sıralarında maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, 01/09/2018 tanzim tarihli kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin kusurlu sayıldığını, ancak söz konusu gerçeği yansıtmayan kusur tespitinin kabulü mümkün olmadığını, söz konusu kaza olayı incelendiğinde müvekkiline ait aracın kurallara uygun şekilde seyir halinde olduğunu ve meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, mahkememizce yapılacak yargılama sonucu da bu husus açığa çıkacağını, kaza tespit tutanağına göre davalı ... kavşaklara yaklaşırken KTK 52/1-a maddesi gereğince aracının hızını azaltmamak suretiyle kusurlu bulunduğunu, söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aleyhine görülen Erzurum ....Asliye Ceza Mahkemesi 2020/... Esas sayılı dosyasında alınan 08/10/2020 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre müvekkilinin ... haksız şekilde tali kusurlu kabul edildiğini, kazanın meydana geldiği kavşakta müşteki ...'ın geldiği yol çıkışında "Yol ver" tabelası bulunduğunu, buna göre müvekkilinin ana yolda ilerlerken davalılardan ...'ın tali yoldan kontrolsüz çıkarak kazanın gerçekleştiğini, müvekkili, yola çıkarken önüne çıkan kasis sebebiyle yavaşlayarak girmiş ancak davalı sürücünün aracı çok hızlı yaklaştığından çarpışma kuvvetli olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunduğunu bildirir bilirkişi raporunu ve kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, müvekkilinin kusur durumuna ilişkin gerekçeli ve çelişkiden uzak somut delil mevcut olmadığını, dolayısıyla işbu dosya kapsamında söz konusu kazaya ilişkin kusur tespiti yapılması taleplerinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından pert niteliğine haiz gösterilen müvekkiline ait... plakalı araca 32.000,00-TL değer biçildiğini, sigorta şirketi tarafından araca 14.769,00-TL sovtaj değeri belirlendiğini ve 32.000,00-TL'den düşülerek geriye kalan 17.231,00-TL'den kaza tespit tutanağında iddia edilen kusur oranınca %... indirim yapılarak yalnızca 4.307,...-TL sovtaj bedeli müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin iddia edilen kusur durumu gerçeği yansıtmadığını, araçta meydana gelen hasar bedeli davalılarca karşılanmadığını, dolayısıyla söz konusu hasar bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalılardan ... kusuruyla kazanın gerçekleşmesine sebep olan ... plakalı diğer aracın işleteni sıfatında olduğu için KTK 85. madde hükmü gereğince sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi ise aynı kanunun 91. maddesi gereği madde 85/1 deki sorumluluğu üzerine aldığını, dolayısıyla davalı sigorta şirketi ve işleten sıfatında olan davalı ... KTK gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 05/01/2021 tarihinde sigorta şirketine zararın ve zararın doğduğu tarihten başlayarak yasal faiz ödenmesi talep edildiğini, bu taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkilimin doğmuş olan zarar miktarın taraflardan müştereken ve mütelsilen tahsil edilmesi için mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; müvekkile ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli için miktarı tam olarak belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL’nin davalı araç sürücüsü yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden -poliçe limitleri dahilinde- dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava konusu alacağın tahsil edilememe riskine karşı hasara neden olan ... plakalı aracın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için trafik kayıtlarına karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat miktarı karşılığında karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde bulunan iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu kazada araca çarpan ...'nun asli kusurlu olduğunu, olayda asıl kendisinin mağdur olduğunu savunmuştur.

Davalı ... Anonim ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza nedeniyle davacıya 4.307,...-TL ödeme yapıldığını, davacı yanın aracında oluşan hasar bedeline ilişkin talepleri 2918 sayılı KTK'nın ilgili 109.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava 01/09/2018 tarihli trafik kazası nedeniyle... plakalı araçta meydana gelen zararın tazmini talepli açılmıştır.

Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.

Dosya içerisinde bulunan 02/10/2018 tarihli mutabakat başlıklı yazıdan anlaşılacağı üzere, davacıya 4.307,...-TL ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketini ibra ettiği anlaşılmaktadır. Ödenen bu tazminat miktarının yetersiz olduğu iddiası ile açılan iş bu davanın 2 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 24/09/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle "Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar kusuru olmasa da olay akabinde hazırlanan kaza tespit tutanağı doğrultusunda kendisinin kusurlu olduğunu düşünen müvekkilinin, 02/10/2018 tarihli "Mutabakat" başlıklı yazıyı imzaladığını ve kendisine yalnızca 4.307,...-TL ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilin kusuru bulunduğunu bildirir kaza tespit tutanağını kesinlikle kabul etmediklerini, olay akabinde dava konusu kaza sebebiyle Erzurum....Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada 08/10/2020 tarihli trafik bilirkişi raporunda; müvekkili ...'nun tali kusurlu, davalı sürücü ...'ın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, iş bu hazırlanan bilirkişi raporu neticesinde dava konusu kazada kusur durumunu sonradan öğrenen müvekkilinin ise, araçta meydana gelen hasar bedelinin tamamının karşılanması için yerel mahkemede 24/09/2021 tarihinde alacak davası açtığını, dolayısıyla hak düşürücü süre hesaplanırken bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, aksi halde müvekkil açsından hak kayıplarına yol açacağının muhakkak olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin tali kusurlu olduğu yöndeki bilirkişi raporu, sigortadan alınan paranın yetersiz olup olmadığının, maddi zararın miktarı, niteliği, kusur oranlarına göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerekirken, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili açısından yalnızca ibranameye göre karar verimesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkiline ait olan araç ile ... Anonim ... Sigorta Şirketi A.Ş. tarafından teminat altına alınan ve ...'ın sevk ve idaresinde bulunan arcın maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından pert niteliğine haiz gösterilen müvekkiline ait araca 32.000,00-TL değer biçildiğini, sigorta şirketi tarafından araca 14.769,00-TL sovtaj değeri belirlendiğini ve 32.000,00-TL'den düşülerek geriye kalan 17.231,00-TL'den kaza tespit tutanağında iddia edilen kusur oranınca %... indirim yapılarak yalnızca 4.307,...-TL sovtaj bedeli müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin iddia edilen kusur durumu gerçeği yansıtmadığını, araçta meydana gelen hasar bedeli davalılarca karşılanmadığını iddia ederek hasar bedelinin tahsilini talep ettiği, davalıların ayrı ayrı cevap dilekçelerinde davanın reddini talep ettikleri, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davanın 2098 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf aşamasında alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.